Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı az bulutlu
23°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

DİLARA KARACA, TOROSLAR YAYLA ŞENLİĞİ'NE SUNUMUYLA DAMGA VURDU

Medya dünyasının deneyimli sunucularından Dilara Karaca, başarılı sahne performanslarına bir yenisini daha ekledi. Yıllardır televizyon ekranlarında ve prestijli organizasyonlarda sergilediği profesyonel sunumlarıyla adından söz ettiren Karaca, bu yıl 6'ncısı düzenlenen Gazipaşa Toroslar Günnercik Yayla Şenliği'nin sunuculuğunu üstlenerek binlerce katılımcının buluştuğu organizasyona imzasını attı. Şenlik programında Türk halk müziğinin usta ismi Musa Eroğlu, sevilen sanatçı Tuğba Çimencan ve güçlü yorumuyla beğeni toplayan İsmail Altunsaray sahne alırken, etkinliğin akışı Dilara Karaca'nın başarılı sunumuyla hayat buldu. Şenlik kapsamında Ankara'dan katılan HOY-TUR Halk Oyunları Ekibi de sergilediği gösterilerle izleyicilerden büyük alkış aldı. Etkinlikte konserler, halk oyunları ve Yörük kültürünü yaşatan programlar binlerce vatandaşı Torosların eşsiz atmosferinde buluşturdu.
Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu olan Dilara Karaca, medya kariyerine TRT Ankara Radyosu'nda başladı. TRT'de edindiği yayıncılık disiplini ve yıllar içinde televizyon ekranlarında kazandığı deneyimle, haber spikerliğinden kültür-sanat programlarına, televizyon programlarından sahne sunuculuğuna kadar geniş bir alanda başarılı çalışmalara imza attı. TRT ekranlarında yayınlanan Kültür Kervanı programıyla Türkiye'nin kültürel değerlerini ekranlara taşıyan Karaca, farklı televizyon kanallarında gerçekleştirdiği yayınların yanı sıra Röportaj Adam olarak tanınan Mahsun Karaca'nın içeriklerine ilişkin haber sunumlarıyla da dikkat çekti.
Son dönemde özellikle özel etkinlik ve protokol sunumlarında yoğun bir tempo yakalayan başarılı sunucu; Başkent Ödülleri, Urla Gastronomi Konferansı ve Kıbrıs'ta gerçekleştirilen Türk Tarih Kurumu söyleşileri gibi önemli organizasyonlarda sunucu olarak görev aldı. Sahne hâkimiyeti, güçlü hitabeti ve protokol deneyimiyle organizasyonların aranan isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Mesleki başarısının yanı sıra sosyal sorumluluk çalışmalarıyla da takdir toplayan Dilara Karaca; gönüllü projelerde yer alıyor, drama çalışmalarıyla insanların hayatına dokunmaya devam ediyor. Medya alanındaki birikimini eğitimlerle de paylaşan Karaca, yeni nesil iletişimcilere deneyimlerini aktarmayı sürdürüyor.
Sahip olduğu yetenekleri, çok yönlü birikimi, kendine özgü sunum tarzı, özgün yüzü, vizyonu ve televizyoncu kimliğiyle öne çıkan Dilara Karaca; Türkçeyi doğru ve etkili kullanımı, başarılı diksiyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafetiyle ekranlarda ve sahnede fark oluşturmaya devam ediyor. Başarılı sunucu, Türkiye'nin dört bir yanında düzenlenen kültür, sanat ve protokol organizasyonlarında izleyicilerle buluşmayı sürdürürken, kariyerine yeni projeler ve prestijli etkinliklerle değer katmaya devam ediyor.

EMRE BİLKAY’DAN TÜRK HALK MÜZİĞİNE YÜREKTEN BİR YENİ ESER: “DERMAN SENDE”

Türk Halk Müziği’nin başarılı isimlerinden Emre Bilkay, söz ve müziği kendisine ait olan yeni çalışması “Derman Sende” ile dinleyicilerin karşısına çıktı. Duygusal hikâyesi, güçlü yorumu ve geleneksel ezgileri modern düzenlemeyle buluşturan eser, yayınlandığı andan itibaren halk müziği severlerden ilgi görmeye başladı.
30 Ekim 1994 doğumlu, evli ve bir çocuk babası olan Emre Bilkay’ın müzik yolculuğu 4 yaşında başladı. İlk müzik eğitimini babasından alan Bilkay, küçük yaşlarda bağlama çalmaya başlayarak sanat hayatının temellerini attı. Amasya Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü’nü tamamladıktan sonra eğitimini İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Geleneksel Türk Müziği Devlet Konservatuvarında sürdürdü. İstanbul’da birçok ünlü sanatçının orkestrasında bağlama çalarak sahne deneyimi kazandı.
Yarışmalarda elde ettiği başarılarla da adından söz ettiren Emre Bilkay, TRT’nin destek verdiği Türkiye genelindeki gençler arası  “Sahne Sırası Sende” ses yarışmasında Samsun’u temsil ederek il, bölge, yarı final ve final etaplarının tamamını birincilikle tamamladı. 2020-2021 yıllarında Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Bana Türkünü Söyle” yarışmasının birincisi olan sanatçı, farklı ses ve enstrüman yarışmalarında da dereceler elde etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açtığı Ankara Devlet Türk Halk Müziği Sanatçılığı sınavını birinci asil olarak kazansa da, iki branştan sınava girdiği gerekçesiyle sözleşme süreci tamamlanmadı.
“Derman Sende”, gurbet, hasret ve sevdayı anlatan içten sözleriyle dinleyiciyi derin bir yolculuğa çıkarıyor. “Bu yaraya çare sende, derman sende ilaç sende” dizeleri, eserin duygusal atmosferini güçlü biçimde yansıtırken Emre Bilkay’ın yorumuyla türkü geleneğine yeni bir soluk kazandırıyor.
Şarkının aranjesini ve mix-mastering çalışmalarını Ege Eryılmaz üstlendi. Back vokallerde Yaren Karademir, kabak kemanede Mesut Yüzügüllü, perküsyonda Orkun Derin, gitarlarda Hazım Kulak, perdesiz bas gitarda yine Ege Eryılmaz yer aldı. Prodüksiyon asistanlığını Ömer Berke Öksüz üstlendi.
“Derman Sende”nin klibi Mert Kalkanlı yönetmenliğinde çekildi. Görüntü yönetmenliği, kurgu ve renk düzenlemesini de üstlenen Kalkanlı, eserin duygusal atmosferini güçlü görsel anlatımla izleyiciye aktarıyor. Klip, Merdo – Red Edit Prodüksiyon imzası taşıyor.
Emre Bilkay, geleneksel Türk Halk Müziği çizgisini korurken kendi besteleriyle üretmeye devam ediyor. “Derman Sende”, güçlü sözleri ve başarılı müzikal altyapısıyla sanatçının kariyerinde önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor.
Emre Bilkay’ı takip edin
Instagram: https://www.instagram.com/emrebilkayofficial?igsi=MWJ0aDI0czlpNTlieQ%3D%3D&utm_source=qr 
Spotify – Derman Sende: https://open.spotify.com/album/1UzFxaPN171k3QSjwgNg7W?si=Kr2j9TK8QL-fGMTAyoQ6mw&utm_source=whatsapp 
YouTube – Derman Sende Resmi Klip: https://youtu.be/LVNVER03hmY?si=UeYyh8rsf_h7V0LA

FATOŞ KUMRU’DAN MÜZİK DÜNYASINDA İDDİALI YENİ SINGLE: “TIMBIR”

Doğuş’un kendisi için yazdığı şarkı, Fatoş Kumru’nun sesinde sahibini buldu
Müzik dünyasındaki yolculuğuna yeni projelerle devam eden Fatoş Kumru, “Manifest 777”nin ardından yeni single’ı “Tımbır” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Söz ve müziği Doğuş’a ait olan şarkı, enerjik pop sound’u, akılda kalan sözleri ve güçlü kadın karakteriyle dikkat çekiyor.
7 Ağustos 2026’da YouTube’da yayınlanan “Tımbır”, 21 Ağustos itibarıyla tüm dijital platformlarda da dinleyiciyle buluştu. Şarkının ortaya çıkış hikâyesi ise Fatoş Kumru ve Doğuş arasındaki müzikal uyumun dikkat çekici bir örneğini oluşturuyor.
Doğuş’un başlangıçta kendisi için yazdığı ve DAAX Production çatısı altında yayınlamayı planladığı “Tımbır”, şarkının Fatoş Kumru’ya dinletilmesiyle farklı bir yola girdi. Parçayı ilk duyduğu anda çok beğenen Kumru, şarkının kendi ruhuna çok yakıştığını düşünerek onu seslendirmek istediğini Doğuş’a söyledi.
Doğuş ise Fatoş Kumru’nun yorumuna ve müzikal enerjisine güvenerek kendi repertuvarı için hazırladığı şarkıyı genç sanatçıya hediye etti. Ünlü sanatçı bu kararını, “Bu şarkıyı benden daha iyi okuyacak tek bir kişi vardı, o da Fatoş’tu. Bencil davranıp kendime saklasaydım şarkıya da dinleyiciye de haksızlık etmiş olurdum” sözleriyle anlattı.
Fatoş Kumru ise şarkıyı ilk dinlediği andaki duygusunu, “Doğuş şarkıyı bana dinlettiğinde ‘Bu artık senin değil, benim şarkım’ dedim ve elinden aldım. Çünkü bu parça benim ruhuma çok yakışıyordu” sözleriyle ifade etti.
“Gelene hay hay, gidene bay bay” sözleriyle öne çıkan “Tımbır”, aşk uğruna kendinden vazgeçmeyen, hayatında kalmak isteyenlere kapısını açarken gitmek isteyenlerin ardından bakmayan güçlü bir kadının hikâyesini eğlenceli ve hareketli bir pop şarkısıyla anlatıyor. Şarkının adı ise iki sanatçı arasındaki bir espriden doğan “Tımbır” ifadesinden geliyor.

FATOŞ KUMRU VE DOĞUŞ’TAN YENİ ŞARKILAR YOLDA

“Tımbır”ın ardından Fatoş Kumru ve Doğuş iş birliğinin her ay yayınlanacak yeni single’larla devam etmesi planlanıyor. “Büyük çığlar bile küçük parçalardan başlar” mottosuyla yola çıkan ikili, müzikal birlikteliklerini yeni projelerle büyütmeyi hedefliyor.

KLİP İKİ GÜNDE ÇEKİLDİ

Şarkının klibi, daha önce birçok başarılı çalışmaya imza atan yönetmen Deniz Can Kutlu tarafından Zümrüt Platoları’nda iki günde çekildi. Şarkının renkli ve enerjik dünyasını görsel olarak da yansıtan klibin styling çalışmasını Oktay Seven üstlendi.
“Tımbır”ın düzenlemesi Anıl Umut Özlü tarafından yapılırken, mix ve mastering çalışmasını Erdoğan Kaynak gerçekleştirdi. DAAX Production yapımcılığında hazırlanan çalışma, Fatoş Kumru’nun müzik kariyerindeki yeni dönemin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.
“Tımbır” YouTube:
https://www.youtube.com/watch?v=L3Azay-tybQ

KOZAT’TAN DUYGULARA DOKUNAN YENİ ŞARKI: “YOL AYRIMI” GEÇMİŞİ ÖZLEMLE TAMİR EDEN BİR HİKÂYE

2015 yılında İstanbul’da kaleme alınan bir şiir, yıllar sonra güçlü bir müzikal yolculuğa dönüşerek dinleyicilerle buluştu. Kozat’ın yeni teklisi “Yol Ayrımı”, sevmenin, vazgeçmenin ve hatırlamanın en kırılgan hâllerini anlatan duygu yüklü bir çalışma olarak dijital platformlardaki yerini aldı.
Sözleri ilk kez Mart 2015’te şiir olarak yazılan “Yol Ayrımı”, 2026 yılında Kozat tarafından şarkı formuna uyarlandı. Şarkının söz ve müzik uyarlaması yine Kozat imzası taşırken, eser Suno AI teknolojisiyle Firuze tarafından seslendirildi. “Yol Ayrımı”, yalnızca bir ayrılık şarkısı değil; aynı zamanda geçmişle yüzleşmenin, özlemle iyileşmenin ve sevgiye tutunmanın hikâyesi olarak öne çıkıyor.
Kozat, şarkının ortaya çıkış sürecini anlatırken eserin kişisel hayatında çok özel bir yere sahip olduğunu ifade ediyor. Sanatçıya göre “Yol Ayrımı”, bazen bir şehirden, bazen bir mahalleden, bazen aileden ya da çok sevilen bir insandan uzaklaşmanın ardından yaşanan duygusal hesaplaşmayı anlatıyor. İnsan, uzak kaldığında ilişkinin daha sağlıklı olacağını düşünebiliyor; ancak sevgi geride kalmaya devam ediyor.
Şarkının temelinde yer alan “Git ki seni hep sevebileyim” cümlesi, eserin en güçlü duygusal vurgusu olarak dikkat çekiyor. Dinleyiciye, ayrılığın her zaman sevgiyi bitirmediğini; bazen sevginin yaşayabilmesi için mesafe gerektiğini hatırlatan sözler, şiirsel anlatımıyla öne çıkıyor.
“Yol Ayrımı”nın hikâyesi yalnızca bu eserle sınırlı değil. Kozat, 2022 yılında aynı şiirden ilham alarak İngilizce “Scent of Broken Hearts” adlı bir deneme yazdı. Sanatçının eşi bu metni çok beğenince eser, olduğu gibi İngilizce bir şarkıya dönüştürüldü ve tüm dijital platformlarda yayımlandı. Böylece aynı duygunun iki farklı dilde iki ayrı müzikal yolculuğu ortaya çıktı.
Minimal düzenlemesi, melankolik atmosferi ve şiirsel sözleriyle dikkat çeken “Yol Ayrımı”, özellikle geçmişini özlemle hatırlayan, yarım kalmış hikâyeleri içinde taşıyan dinleyicilere hitap ediyor. Kozat, bu eseri “Geçmişinizi biraz efkâr, biraz da özlemle tamir edebilmek için yazdım” sözleriyle tanımlıyor.
Duygusal anlatımı ve samimi hikâyesiyle “Yol Ayrımı”, dijital müzik platformlarında dinleyicilerin beğenisine sunulurken, sosyal medya üzerinden de büyük ilgi görmeye başladı.

KOZAT – “YOL AYRIMI” DİJİTAL PLATFORMLAR

Instagram: https://www.instagram.com/kzt.2026?utm_source=qr&igsi=c2Jub2FvZmw0M2Z3 
TikTok: https://www.tiktok.com/@kozat26?_r=1&_t=ZT-99GExzKJI8D 
Spotify: https://open.spotify.com/track/14DwE3EH08o1dM1Hj4UStP?si=wRn49OOLTgGRmKxl42rfAg&utm_source=whatsapp 
YouTube: https://youtu.be/bhBcgyh0WUo?is=PJ-8aiDg_Ms47elF

SERGÜL ACAR: HAFIZA İLE GERÇEKLİK ARASINDA KURULAN TEATRAL DÜNYALAR

1996 yılında Ankara’da doğan Sergül Acar, resim ve heykel alanındaki akademik birikimini özgün sanat anlayışıyla buluşturan genç kuşak sanatçılar arasında dikkat çekiyor. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Resim ve Heykel alanlarında lisans eğitimini tamamlayan Acar, ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Temel Sanat ve Tasarım bölümünde yüksek lisans eğitimi aldı ve tez aşamasında çalışmalarını sürdürüyor.
Sanat pratiğinin merkezinde kompozisyon yer alan Sergül Acar için resim, yalnızca bir görüntüyü tuvale aktarmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Resmin inşası olarak gördüğü kompozisyon aşamasını titizlikle ele alan sanatçı; figür, mekân, ışık ve nesneler arasındaki ilişkiyi kurgulayarak izleyiciyi adeta kendi sahnesinin içine davet ediyor.
Acar’ın eserleri, kişisel hafıza ile kolektif bilinç arasında gidip gelen, teatral ve duygusal yoğunluğu yüksek dünyalar kuruyor. Figüratif anlatımını rüya ile gerçeklik arasında konumlandıran sanatçı, güçlü ışık kullanımıyla eserlerine dramatik bir atmosfer kazandırıyor. Bedenler, objeler, bakışlar ve mekân arasındaki ilişkiler ise resimlerinde kimi zaman gerilimli, kimi zaman ironik bir anlatıya dönüşüyor.
Sanatçının çalışmalarında melankoli ve mizahın aynı anda var olması, eserlerinin dikkat çekici özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. “Kasvetli Kutlama” ve “Hopper’ın Sahnesi” gibi çalışmalarında gündelik hayatın tanıdık görüntülerini farklı bir perspektiften ele alan Acar, sıradan anların ardındaki duygusal katmanları görünür hale getiriyor.
Sinema sektöründe scenic painter ve prop master olarak görev yapan Acar, bu deneyimin de etkisiyle görsel dili giderek daha teatral bir karakter kazanan çalışmalar ortaya koyuyor. Sinemanın sahne, mekân, obje, ışık ve atmosfer yaratımına ilişkin deneyimini resim pratiğine taşıyan sanatçı, eserlerinde adeta bir sahne yönetmeni titizliğiyle çalışıyor. Figürlerin duruşları, birbirleriyle kurdukları mesafeler ve mekân içerisindeki konumları, izleyicinin eserin hikâyesini kendi zihninde tamamlamasına olanak sağlıyor. Bu yaklaşım, eserlerini aynı anda hem davetkâr hem de mesafeli kılıyor.
Sergül Acar’ın sanatında her eser; bir duygunun, bir anının, bir karşılaşmanın ya da çözülememiş bir çatışmanın görsel izdüşümü niteliğinde. Bireysel deneyimleri evrensel duygularla harmanlayan sanatçı, figüratif resmin sınırları içerisinde kendine özgü bir anlatım alanı oluşturuyor.
Yetenekleri, özgün çalışma tarzı, çok yönlü birikimi, özgün projelere yaklaşımı ve güçlü vizyonuyla dikkat çeken Acar; aynı zamanda iletişim gücü, pozitif enerjisi ve kendine özgü duruşuyla sanat çevresinde fark yaratan isimlerden biri olma yolunda ilerliyor.
Resmi bir sahne, figürleri birer hikâye, ışığı ise anlatının dili olarak kullanan Sergül Acar; hafıza, duygu ve gerçeklik arasındaki ince çizgide kendi sanat dünyasını inşa ediyor.

MİKROFONUN GÜÇLÜ SESİ YUVASINA DÖNDÜ: SEVİLAY ZEYTUN YENİDEN RADYOVİZYON'DA

Radyoculuk, yalnızca güzel bir sese sahip olmak değil; dinleyiciyle güçlü bir bağ kurabilmek, her sabah yeni bir enerjiyle milyonlara ulaşabilmek demektir. Bu alanda yıllardır istikrarlı başarısıyla adından söz ettiren Sevilay Zeytun, yeniden Radyovizyon mikrofonunun başına geçerek sevenlerine büyük bir sürpriz yaptı. Başarılı radyocu, hafta içi her sabah 07.00-10.00 saatleri arasında gerçekleştirdiği canlı yayınlarla dinleyicilerine günün en keyifli başlangıcını yaşatıyor.
23 Eylül 1989 tarihinde Denizli'de dünyaya gelen Sevilay Zeytun, ilk ve orta öğrenimini doğduğu şehirde tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için Ankara'ya yerleşti. Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olan Zeytun, çocukluk yıllarından beri hayalini kurduğu radyoculuk mesleğine henüz öğrenciyken adım attı. 2011 yılında Radyovizyon'da başladığı kariyerinde kısa sürede dikkat çeken isimlerden biri olmayı başardı.
Yıllar içerisinde radyo programcılığının yanı sıra seslendirme ve profesyonel sunuculuk alanlarında da önemli deneyimler kazanan Sevilay Zeytun, birçok markanın reklam sesi olurken, Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin farklı şehirlerinde düzenlenen organizasyonlarda ve prestijli etkinliklerde başarılı sunumlarıyla izleyicilerin karşısına çıktı. Samimi anlatımı, güçlü diksiyonu ve doğal iletişim tarzı onu sektörün sevilen isimlerinden biri haline getirdi.
Bir dönem İmaj Pop Radyosu'nda dinleyicileriyle buluşan başarılı radyocunun yeniden Radyovizyon'a dönmesi, hem radyo camiasında hem de sadık dinleyicileri arasında büyük heyecan yarattı. Sabah kuşağına kattığı yüksek enerji, seçtiği müzikler, gündeme dair yorumları ve sıcak sohbetiyle dinleyicilerin güne pozitif başlamasını sağlayan Zeytun, eski yuvasında kaldığı yerden başarı hikâyesini sürdürmeye devam ediyor.
Pozitif enerjisi, profesyonelliği, sahne deneyimi ve yılların kazandırdığı tecrübesiyle Sevilay Zeytun, radyoculuğun güçlü temsilcileri arasında yer almayı sürdürüyor. Radyovizyon'daki yeni dönemiyle birlikte kariyerine yeni başarılar eklemeye hazırlanan başarılı isim, mikrofonun büyüsünü dinleyicilerine hissettirmeye ve her sabah sesiyle milyonlara umut olmaya devam ediyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *