30 Ağustos: Unutmadık
30 Ağustos deyince aklıma önce büyük cümleler gelmiyor.
Bir asker geliyor gözümün önüne.
Cephede, belki cebinde ailesinden kalmış küçük bir fotoğrafla, ne zaman döneceğini bilmeden vatanını savunan genç bir insan…
Bir anne geliyor sonra.
Oğlunu uğurlarken belki son kez gördüğünü bilmiyordu.
Bir kadın geliyor…
Cepheye mermi taşıyor. Yoruluyor ama durmuyor.
Ve bütün bunların ortasında bir millet var.
“Ya istiklal, ya ölüm” diyen bir millet.
30 Ağustos’u bu yüzden sadece bir zafer olarak görmüyorum.
Bugün özgürce konuşabiliyorsak, kendi bayrağımızın altında yaşayabiliyorsak, bunun bir bedeli olduğunu unutmamamız gereken bir gün.
104 yıl geçti.
Bugün bizim görevimiz onların yaptığını tekrarlamak değil.
Onların bize bıraktığı ülkeye sahip çıkmak.
Daha dürüst olmak.
Daha çok çalışmak.
Birbirimize düşman olmamak.
Çocuklarımızın geleceğini düşünmek.
Ve bu ülkenin değerlerini günlük tartışmaların, kişisel çıkarların ve siyasi hesapların üzerinde tutmak.
Çünkü vatan sadece üzerinde yaşadığımız toprak değildir.
Bize emanet edilen bir hikâyedir.
O hikâyeyi nasıl devam ettireceğimiz ise artık bizim elimizde.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, 30 Ağustos’u bize armağan eden bütün kahramanları rahmet ve minnetle anıyorum.
Unutmadık.
Unutmayacağız.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun