Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
32°
Ara

Sürünün yaşamsal durumu

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Sürünün yaşamsal durumu

Son yıllarda karada ya da denizde yaşayan canlılara bir haller oldu toplu halde intihar haberlerini duymaktayız.

Canlıların toplu halde intiharları günlük yaşayan ya da sıradan bir yurttaş için özellikle bizim gibi ülkelerde önem arz etmiyor. Yaşadığımız yer kürede hayatını idame ettiren tüm canlılar için yaşadığı çevre, hava ve su önemlidir.

İnsan topluluğunun yaşam biçimi üretim aletleri ve üretici güçlerin değişmesiyle bin yıllardır süre gelen alışkanlıkları değiştirdi. Topraktan madeni ayırdı, madene şekil vermeyi ve yaşamın her alanında kullanmaya başladı. Ulaşım ehlileştirdiği hayvanların yanında tekerleği kullanması ve su üstü giden araçların yapımı yanında rüzgârı yelkenli sayesinde kullanmaya başladı. Uzak diyarlar yakın oldu.

Üretim aletlerini ve üretici gücü elinde bulunduranlar bunlardan yoksun olanları emrine aldı itaat ettirdi. Gücü elinde bulunduran erk mekanizmasını yarattı. Var olan gücünü devam ettirmek için savaşlar, işgaller yaptı. Bencillik ve daha fazla mülke sahip olma hırsı özellikle son 5/600 yıllık sürede üretim araç, gereç ve güçleri hızla değişti. Teknolojinin gelişmesi yaşamı kolaylaştırırken bencillik, arsızlık ve de doyumsuzluk hızla artmaya başladı.

Toprak altından çıkarılan madenler ayrıştırırken kullanılan kimyasallar hızla su, hava ve toprağı kirletti. “Sanayileşeceğiz, gelişeceğiz” sözleri altında fabrikaların bacalarından çıkan duman, madenleri ayrıştırmada kullanılan kimyasalların atıkları, yıllardır havaya, suya ve toprağa zarar vermekte. Ürünlerin satışı ve nakliyesi kara, deniz ve havadan yapılmakta. Özellikle deniz nakliyesinde kullanılan gemilerin bıraktığı kirlilik deniz canlılarının yaşam alanlarına müdahale hızla yaşamlarını etkiledi.

Dünyamızdaki tüm canlıların yaşaması için gerekli olan su, hava ve toprak dünden bugüne çok değişti. Dere, pınar, göl gölet ve diğer su kaynakları kirlendi kurudu. Biz insanlarda dâhil olmak üzere tüm canlıların su ihtiyaç alanları azaldı. Su da yaşayan canlıların yaşam alanları daraldı. Havadaki kirlilik başta insanlar olmak üzere akciğer hastalıklarını artırdı.

Geçen yüzyıldan beri salgın hastalıklar hatta günümüzde “ebola”, “C.19” gibi virüsler sağlığımızı bozarken yaşam biçimimizi zorlaştırmakta.

Son yıllar içinde ulusal ve uluslararası haber kurumlarında deniz hayvanlarından balina ve yunus balıklarının toplu halde kıyılarda intihar haberlerini görmekteyiz. Keza ülkemizin de 2005 de Van da 450 koyun, Bitlis de 150 koyun, Hakkâri de 7 dana, 2012 de Kars Kağızman da 200 koyun ve daha birçoğu sürü başının ardından yamaçtan aşağı atlayarak telef oldu.

Sürü başı bazen insanların boynuna taktığı çıngırakla bazen de iri cüsseli hem cinsidir. Sürü başı nereye giderse sürüde ardından gider.

Canlılar sürü halinde yaşar, her sürünün bir sürü başı vardır.  O nereye giderse ardındakilerde onu takip eder, toplumsal anlamda biat eder, biat edilmesini de ister. Çünkü sürü başı her şeyi bilir, herkesi kollar önderlik eder. Kendisi için iyi,  güzel ve doğru olan hepsi içinde geçerlidir. Onun yanlışını belirtmek kararlarını tartışmak, karşı olmak can düşmanıyla bir olmak demektir. Sürü başı nereye giderse gitsin peşindekiler öleceklerini dahi bilseler hep onu takip eder.

Canlılar içinde “insan” topluluk içinde yaşar; soran, sorgulayan yurttaş kimliği vardır. Kimsenin boyunduruğuna girmediği gibi zincirlerini koparmasını bilir, kimseye biat etmez. Doğru olan ise “güzel insan” değerlerinden taviz vermeden onurlu yaşamı idame ettirmektir.

Son yüzyıllarda yaşayıp görmekteyiz ki insan evladı hala sürü karakterinden uzaklaşamamış. 1930'lu yıllarda Hitler, Mussolini ve takipçileri. Bile bildiğimiz kadarıyla “İbrahim’den” günümüze kadar eline “kitabı” alan “vekiliyim”, “oğluyum” diyene biat etti. Sormak ve sorgulamak akıllarına gelmedi. Soran ve sorgulayan ise ya çarmıha gerildi, ateşe atıldı, ya da öldürülüp derisi soyuldu. Günümüzde üretim aletleri ve ilişkileri ne kadar gelişmiş bile olsa bu gaflet hala yaşanmakta.

Sürü ve toplum karakteri farklı bir yaşam biçimidir. Canlılar dünyasında sadece insan evladı diğer canlılardan ayrılır. Dünden bugüne uzun zaman bile geçse sürü karakterini içinden atamamış toplulukları görmekteyiz. Birilerinin çıkar ve menfaati için toplumun büyük bir kesimi yokluk ve yoksulluk yanında baskı ve şiddete boyun eğip susmakta.

Bugünlerde yer küremizdeki “canlılar”, karada ve denizde yaşayanlar, yaşamlarına son vermekte.

Ve hala “sürü” intiharları toplu olarak artarak devam etmekte.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *