Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
32°
Ara

Eyvah okullar açılıyor!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Eyvah okullar açılıyor!

Okul zili çalmadan önce ailelerin hesap makineleri çalışmaya başladı. Çocuklar yeni bir eğitim yılına hazırlanırken anne babaların zihninde aynı soru var:
“Bu yıl okul masraflarını nasıl karşılayacağız?”
Eylül demek okul demek…
Okul; heyecan, yeni başlangıçlar ve yeni hikâyeler demekti. Şimdi ise bütün bunların yanında biraz da hesap kitap demek.
Evlerde eski çantalar, defterler ve kalemler ortaya çıkarılıyor.
“Geçen yıldan ne kaldı?”
“Forma hâlâ oluyor mu?”
“Yeni ayakkabı gerekiyor mu?”
Çünkü okul alışverişi artık birkaç defter ve kalemden ibaret değil. Kırtasiye, çanta, kıyafet, ayakkabı, servis ve beslenme derken liste uzayıp gidiyor.
Ve bütün bu listenin karşısında anne babaların zihninde aynı cümle dolaşıyor:
“Çocuğum için en iyisini istiyorum ama…”
Her anne baba çocuğuna güzel bir çanta, yeni bir ayakkabı, yepyeni defterler almak ister. Bu bazen bir lüks değil, çocuğunun yüzündeki mutluluğu görme arzusudur.
Fakat ekonomik şartlar, insanın gönlünden geçenle cebinin izin verdiği arasına büyük bir mesafe koyabiliyor.
“Keşke daha fazlasını alabilsem…”
Çocuklar da anne babalarının bu kaygısını çoğu zaman hissediyor.
Oysa hiçbir çocuk ailesinin ekonomik durumundan dolayı kendisini eksik hissetmemeli.
Çünkü eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır.
Asıl kaygı gelecekte
Bugün anne babaların kaygısı yalnızca okul masraflarıyla sınırlı değil.
Daha büyük bir soru var:
“Çocuğumun geleceği ne olacak?”
Gençlerden duyduğumuz “Okusam ne olacak?”, “Üniversiteyi bitirince iş bulabilecek miyim?” gibi sorular, geleceğe dair endişenin giderek büyüdüğünü gösteriyor.
Oysa eğitim yalnızca diploma ve sınav başarısından ibaret değildir.
Bir çocuğun kitap okuması, sanatla tanışması, spor yapması, müzik öğrenmesi, doğayla buluşması, merak etmesi ve hayal kurması da eğitimin ayrılmaz parçalarıdır.
Ne yazık ki ekonomik şartlar ağırlaştığında ilk vazgeçilenler çoğu zaman bunlar oluyor.
İşte tam da burada hepimizin sorumluluğu başlıyor.
Devletin, yerel yönetimlerin, okulların, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun tamamının çocukların eğitim hakkını desteklemesi gerekiyor.
Hiçbir çocuk eski çantası nedeniyle utanmamalı.
Hiçbir çocuk arkadaşlarından geri kaldığını düşünmemeli.
Hiçbir anne baba, çocuğunun temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için kendisini başarısız hissetmemeli.
Çünkü yoksulluk bir çocuğun hayallerinden çalmamalı.
Eyvah, okullar açılıyor!
Evet, okullar açılıyor.
Ama keşke “Eyvah, masraflar başladı.” demek yerine şöyle diyebilsek:
“Okullar açılıyor, çocuklarımızın geleceği için yeniden umut başlıyor.”
Eylül kapıda.
Çantalar hazırlanıyor.
Defterler açılıyor.
Kalemler bileniyor.
Şimdi hep birlikte çocuklarımızın umutlarını da bilelim.
Çünkü bir ülkenin gerçek zenginliği, çocuklarının çantasında kaç liralık kırtasiye taşıdığıyla değil; geleceğe ne kadar umutla baktığıyla ölçülür.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *