Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
24°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

Çocuk psikolojisinde çok başarılı

Almanya’nın Hamburg şehrinde çalışmalarını sürdüren Damla Öz, çocuk ve ergen psikolojisi alanında yaptığı özgün çalışmalarla dikkat çekiyor. Uzmanlık sürecindeki eğitimine Almanya’da devam eden Öz, özellikle çocukların psikososyal destek ve klinik araştırmalarına odaklanıyor

Mesleki deneyiminde üniversite hastanesinin pediatri bölümünde ve çocuk koruma ekibinde önemli klinik çalışmalara imza atan Damla Öz, Heidelberg Üniversitesi Hastanesi’nde yürütülen araştırma projesinde ve Alman Kanser Araştırma Merkezi’nde (DKFZ) kanser sonrası yaşam alanında stajer olarak bilimsel araştırmalarda yer aldı. Bu deneyimler, Öz’ün çocuk ve ergenlerin ruh sağlığına dair derin bir birikim kazanmasını sağladı. Üniversite tezlerinde ise çocukluk ve ergenlik döneminde beyin tümörü geçiren bireylerin okula yeniden entegrasyonu ve çocuk istismar ile ihmalinin önlenmesi üzerine çalışmalar yaptı. İlk tezinde, ağır hastalık sonrası eğitim hayatına dönüş sürecinde öğrencilerin yaşadığı psikososyal ve akademik zorlukları ele alan Öz, destek mekanizmalarına yönelik öneriler geliştirdi. İkinci tezinde ise tıbbi çocuk koruma perspektifiyle erken tanı ve disiplinler arası iş birliği süreçlerini inceledi.

Çalışmalarının Türkiye’de de karşılık bulmasıyla ödüle layık görülen Damla Öz, medya platformlarında da çocuk ve ergen ruh sağlığı üzerine görüşlerini paylaşıyor. Beyaz TV ve Business Channel Türk TV’de konuk olarak yer alan Öz, uzmanlığıyla ailelerin ve eğitimcilerin doğru bilgilere ulaşmasına katkı sağlıyor. Damla Öz’ün başarılarının ardında, kendine özgü çalışma tarzı, çok yönlü birikimi ve özgün projeleri bulunuyor. Vizyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve ışıltısı sayesinde hem meslektaşlarının hem de danışanlarının dikkatini çekiyor. Psikoloji alanındaki katkıları, özellikle çocuk ve ergenlerin ruh sağlığına dair farkındalık yaratma ve destek mekanizmalarını güçlendirme yönünde büyük önem taşıyor. Gelecekte de uluslararası platformlarda adından söz ettirmeye devam etmesi beklenen Damla Öz, çocuk ve ergen psikolojisinde yenilikçi ve örnek alınacak bir isim olarak öne çıkıyor.

İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu ve aynı zamanda Açıköğretim İşletme bölümü mezunu Ebru Boyraz, eczacılık alanındaki profesyonel yolculuğunu sanatsal tutkusu ile harmanlayan nadir isimlerden biri

Mezuniyetinin ardından 8 yıl çeşitli firmalarda ruhsatlandırma ve farmakovijilans alanında çalışan Ebru, ardından kendi eczanesini açarak beş yıldır hem mesleğini hem de sanata olan ilgisini aktif olarak sürdürüyor. Sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücüne yürekten inanan Boyraz, bu bakışıyla sanatını da bir şifa aracı olarak görüyor; tıbbın ve sanatın buluştuğu noktada, insanların bedenine ve ruhuna dokunmayı amaçlıyor. 10 yaşından beri resimle ilgilenen Ebru Boyraz, hiç eğitim almadan kendi özgün tarzını geliştirdi. “Özgünlüğümün bozulmasını istemedim, bu yüzden eğitim almayı tercih etmedim” diyen Boyraz, çalışmalarında duyguları ve düşünceleri kompozisyonlar aracılığıyla izleyiciye aktarmayı amaçlıyor. Soyut ve realist teknikleri bir arada kullanan sanatçı, özellikle hayvanlardan oluşan “Ruhun Yansıması” serisi ile dikkat çekiyor. Şu ana kadar seride beş tablo tamamlandı ve seri yeni eserlerle büyümeye devam ediyor. Öne çıkan eserlerinden biri kurt figürlü tablosu, son eseri ise yeni başladığı mitoloji serisine ait “Küllerinden Doğuş” olarak sanatseverlerle buluştu. Şu an üzerinde çalıştığı yeni projesi ise dişil ve eril enerjiyi yansıtmayı planladığı “Su ve Ateş” teması üzerine yoğunlaşıyor.

Ebru Boyraz, sanatsal yolculuğunu bugüne kadar çeşitli platformlarda sergileyerek sürdürdü. İstanbul’daki İVEK Uluslar arası İlaç ve Eczacılık Kongresi’nde eserlerini sergileyen Boyraz, ayrıca eserlerini sosyal medya üzerinden online olarak satışa sunuyor. Önümüzdeki aylarda İzmir Sanat Fuarı’na katılarak sanatını daha geniş kitlelerle buluşturmayı planlıyor. Mesleki kariyerinde de dikkat çeken Boyraz, Ali Raif İlaç, Deva Holding, Koçak Farma ve Pharmavision gibi köklü ilaç firmalarında yerli ve uluslararası pazarlarda ruhsatlandırma ve farmakovijilans alanında görev aldı. Aynı zamanda çeşitli seminer ve eğitimlerle kendini sürekli geliştiren Boyraz, hem eczacılık hem de sanat alanında derin bir birikime sahip. Ebru Boyraz, sanatçı ve eczacı kimliğiyle sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücüne inanıyor; bu anlayış, eczacılığının temelinde de yer alıyor. Köşe yazıları ve haber içerikleri ile çok yakında Ankale Sanat Dergisi’nde  sanatseverlerle bir arada olacak ve sanata, estetiğe ve üretime dair düşüncelerini paylaşacak. Sanatçının yeteneği, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve ışığıyla birleşiyor. Ebru Boyraz, modern hayatın karmaşasında hem bilimle hem sanatla bütünleşmiş, insanın ruhuna dokunan çok yönlü bir kariyerin örneğini sunuyor.

Fotoğraf sanatçısı Emrah Çelik, anıları yalnızca kayda alan değil, onları duyguyla ölümsüzleştiren isimlerden biri. 1993 doğumlu olan Çelik’in fotoğrafla kurduğu bağ, çocukluk yıllarına uzanıyor

Henüz 13 yaşındayken bu mesleğe ilk adımını atan sanatçının hikâyesi, babasının köylere giderek ses sanatçılığı yaptığı yıllarda, eline tutuşturulan eski bir Compakt fotoğraf makinesiyle başlıyor. Ne çektiğini tam olarak bilmeden, içinden geldiği gibi bastığı deklanşör, bugün onu mesleğine tutkuyla bağlı bir fotoğraf sanatçısına dönüştüren yolculuğun ilk adımı oluyor. Emrah Çelik’i fotoğrafa bağlayan asıl duygu ise kaybolan anılar. Hayatı boyunca dedesinin ve anneannesinin tek bir fotoğrafını bile görememiş olmanın yarattığı eksiklik, onun için fotoğrafı bir meslekten öte bir sorumluluğa dönüştürüyor. “Herkesin hatırası kalsın” düşüncesi, Çelik’in üretim anlayışının temelini oluşturuyor. Çektiği her karede yalnızca görüntüyü değil, yaşanmışlığı ve hissi korumayı hedefliyor.

Kendi yolunu çiziyor

Meslek hayatına fotoğraf makinesi servisiyle başlayan Emrah Çelik, bu alanda geçirdiği altı yıl boyunca tekniği, ışığı ve ekipman bilgisini derinlemesine öğreniyor. Fotoğrafın sadece deklanşöre basmaktan ibaret olmadığını, arkasında ciddi bir emek ve bilgi birikimi olduğunu bu süreçte kavrıyor. Zamanla stüdyo fikri onun için bir hedefe dönüşüyor ve 2015 yılında Açelya Wedding Studio’yu kurarak kendi yolunu çiziyor. Bugün Açelya Wedding Studio çatısı altında üretmeye devam eden Çelik, özellikle wedding projelerinde kendine özgü tarzıyla öne çıkıyor. Samimiyet ve güveni işinin merkezine koyan sanatçı, pozdan önce duyguya odaklanıyor. Yapay karelerden uzak durarak, gerçek anları yakalamayı tercih ediyor. Ona göre bir fotoğrafın iz bırakması için önce hissettirmesi gerekiyor. Yetenekleri, çok yönlü birikimi, özgün projeleri ve kendine has çalışma disipliniyle dikkat çeken Emrah Çelik; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve vizyoner bakış açısıyla da sektörde fark yaratıyor. Objektifin ardında yalnızca bir fotoğrafçı değil, anıları geleceğe taşıyan bir hikâye anlatıcısı duruyor.

Ensar Açıkgözoğlu, iş dünyası ve edebiyatı bir arada sürdüren üretken kişiliğiyle son yıllarda dikkat çeken isimlerden biri. 1984 yılında Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde doğan Açıkgözoğlu, eğitim hayatını da memleketinde tamamladı

İlkokul, ortaokul ve lise öğreniminin ardından üniversitede işletme eğitimi alan Açıkgözoğlu, genç yaşlardan itibaren hem ticaret hem de yazın dünyasına ilgi duymaya başladı. Koyu bir Galatasaray S.K. taraftarı olan yazar, disiplinli çalışma anlayışı ve üretkenliğiyle iki farklı alanda da adından söz ettiriyor. Uzun yıllar özel sektörde satış ve pazarlama alanlarında görev alan Açıkgözoğlu, edindiği deneyimleri girişimciliğe dönüştürerek 2020 yılında memleketi Karadeniz Ereğli’de NSR Hediyelik Eşya adlı iş yerini kurdu. İş dünyasındaki faaliyetlerini büyütmeye devam eden Açıkgözoğlu, 2024 yılında giyim sektörüne yönelik projeleri için NSR Collection markasının patentini alarak ticari faaliyetlerini yeni bir alana taşıdı.

Edebiyatta da başarılı

İş hayatının yanı sıra edebiyat alanındaki çalışmalarıyla da dikkat çeken Açıkgözoğlu’nun yazarlık serüveni 2020 yılında yayımlanan ilk şiir kitabı Zümrüdü Anka ile başladı. Şiirlerinde duygusal anlatımı ve içsel yolculukları ele alan yazar, 2023 yılında yayımladığı ikinci kitabı Metin ile okuyucuların karşısına çıktı. Yazarın kendi hayatından izler taşıyan kitap, “Hayat bir yapboz ise parçalarından biri futboldur.” sloganıyla dikkat çekti. Açıkgözoğlu, çocuk edebiyatına yönelik çalışmalarını ise 2024 yılında yayımladığı Trajikomik Olaylar: Taze Haber Geldi adlı kitabıyla sürdürdü. Kitap öncesinde ünlü senarist Arzu Demirel’den animasyon yazımı dersleri alan yazar, çocuklara yönelik projelerde daha profesyonel bir yol izlemeyi hedefledi. Kitabın özet yazısı Arzu Demirel imzası taşırken, eserde yer alan Erenay karakterinin tasarımı ve çizimleri ise illüstratör Leyla Aliyeva Çil tarafından hazırlandı.

Türk halk müziğinin sevilen ezgi anlayışını modern bir yorumla dinleyiciyle buluşturan Ercan Şimşek, yeni çalışması “Ver Mendili” ile müzikseverlerin karşısına çıkıyor. Söz ve müziği Ercan Şimşek’e ait olan eser, hareketli yapısı ve geleneksel halk müziği motifleriyle dikkat çekiyor

Şarkının müzik yönetmenliğini Hasan Akman, aranjörlüğünü ise Cem Kılıçdoğan üstleniyor. Geleneksel düğün ve halay kültüründen izler taşıyan “Ver Mendili”, sevda, kavuşma ve düğün coşkusunu aynı hikâye içerisinde buluşturuyor. Eserin sözlerinde sevdiğine duyduğu aşkı anlatan bir gencin, sevdiğine kavuşma arzusu ve düğün hayali öne çıkıyor. “Ver mendili, mendili / Tut elimi, elimi” nakaratıyla akılda kalıcı bir yapı sunan şarkı, özellikle halay ve düğün atmosferini seven dinleyicilere hitap ediyor. “Ver Mendili”nin klibi de müzikseverlerin beğenisine sunuldu.

Önemli bir ödül aldı

Ercan Şimşek, müzik çalışmalarındaki performansıyla 25. Altın Başarı Ödülleri’nde “Yılın En İyi Çıkış Yapan Türk Halk Müziği Sanatçısı” ödülüne layık görüldü. Türk halk müziği alanındaki üretimleriyle dikkat çeken Şimşek, aldığı ödülle sanat yolculuğunda önemli bir başarıya daha imza attı. “Ver Mendili” ise sanatçının halk müziğine olan bağlılığını ve özgün yorumunu ortaya koyan çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Şimşek’in yeni dönemde de Türk halk müziği çizgisinde yeni eserler üreterek müzikseverlerle buluşmaya devam etmesi bekleniyor.

Türkiye’de sosyal antropoloji alanında öne çıkan isimlerden biri olan Melike Esra Karayel, özellikle denizcilik ve yüksek sorumluluk gerektiren sektörlerde mental sağlık, insan faktörü ve sürdürülebilir performans konularına odaklanıyor

Kurucusu olduğu Deniz Kızı Akademi ile bireylerin ve ekiplerin dengede kalarak, tükenmeden hedeflerine ilerlemelerini destekleyen eğitim ve gelişim programları tasarlıyor. Karayel, mental sağlığı klinik bir bakış açısıyla değil; dikkat, karar alma, iletişim ve güvenlik kültürünü doğrudan etkileyen yapısal bir alan olarak ele alıyor. Çalışmalarında düşünce sistemi, nefes egzersizleri, bedensel tepkiler ve mindfulness temelli dikkat süreçlerinin baskı altında insan davranışını nasıl şekillendirdiğini inceliyor. “Ben sadece insan davranışlarını incelemiyorum,” diyor Karayel. “Aynı zamanda nefes, bedensel tepkiler ve mindfulness temelli dikkat süreçlerini kapsayan eğitimleri de veriyorum. Bu eğitimler bütünleyici sağlık yaklaşımıyla; hem teorik bilgileri sunuyor hem de beden tarafında uygulamayla çalışıyoruz. Özellikle deniz ortamında, kürek ve yelken deneyimleri üzerinden uygulamayı tercih ediyorum. Eğitimlerimi kurumlara ve bireylere özel tasarım olarak sunuyorum.”

Denizcilik sektöründe kuruma özel eğitim programları ile liderlik, iletişim, travma farkındalığı, stres regülasyonu ve güvenlik kültürü alanlarında çalışmalar yürüten Karayel, geliştirdiği Mavi Alan Terapisi (Blue Space Therapy) yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Bu yaklaşımda deniz, farkındalık, denge ve içsel istikrarı destekleyen yapılandırılmış bir öğrenme alanı olarak ele alınıyor. Karayel’in on beş yıllık aktif yelken deneyimi, denizle kurduğu ilişkinin yalnızca teorik değil doğrudan deneyime dayalı olmasını sağlıyor. Dört yıllık profesyonel kürek çalışmaları ve sualtı gözlemleri de geliştirdiği uygulamaların temelini güçlendiriyor. Karayel’in yürüttüğü projeler arasında mental sağlık, denizcilik kültürü ve insan–teknoloji ilişkilerini ele alan Mavi Çağ Deniz 5.0 bulunuyor. “Mavi Çağ Deniz 5.0 aynı zamanda benim marka YouTube kanalım. Bu kanalda denizcilik temelli olmakla birlikte yapay zeka, otonom sistemler, içsel dayanıklılık, deniz sporları, deniz kültürü, sualtı tarihi ve sualtı algoritması gibi alanlarda toplumda farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Mavi ekonomi de burada önemli; hem kanalda hem de eğitimlerimde bu alanda çalışmalar yürütüyorum.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *