Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
23°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

Çağla Korkmaz fark yaratıyor 

Almanya'da başlayan müzik yolculuğunu Türkiye'de aldığı akademik eğitimle taçlandıran Çağla Korkmaz, geleneksel ezgileri modern yorumuyla buluşturan genç kuşağın dikkat çeken sanatçıları arasında yer alıyor


1992 yılında Almanya'nın Esslingen kentinde dünyaya gelen Çağla Korkmaz, müzikle çok küçük yaşlarda tanıştı. Henüz 6 yaşındayken Stuttgart'ta müzik eğitimine başlayan sanatçı, bağlama alanındaki yeteneğini usta eğitmen Ali Alagöz'ün rehberliğinde geliştirdi. Sekiz yıl boyunca aldığı disiplinli eğitim, onun müzikal kimliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Başarısı kısa sürede uluslararası platformlarda da karşılık buldu. 2012 yılında Stuttgart'ta Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen "Bölgesel Gençler Enstrümantal ve Vokal Müzik Yarışması"nda bağlama kategorisinde birincilik elde ederek önemli bir başarıya imza atan Korkmaz, bu ödülle sanat yaşamındaki yükselişini taçlandırdı.

Sanatsal gelişimi güçlü 

Sanatsal gelişimini Türkiye'de sürdürme kararı alan başarılı sanatçı, 2013 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nın yabancı uyruklu ses eğitimi sınavını kazanarak akademik eğitimine başladı. Yoğun ve disiplinli geçen konservatuvar eğitiminin ardından 2018 yılında mezun olan Korkmaz, hem teknik donanımını hem de sahne deneyimini sürekli geliştirerek kariyerine yeni bir yön verdi. Bugün etnik ve popüler müzik ekseninde üretimlerini sürdüren Çağla Korkmaz, geleneksel müzik kültürünü çağdaş yorumlarla harmanlayan yaklaşımıyla dinleyicilerin beğenisini kazanıyor. Her projesinde farklı bir müzikal bakış açısı sunan sanatçı, özgün çalışmalarıyla sanatın evrensel dilini başarıyla yansıtıyor.

Etkileyici bir sanatçı 

Yetenekleri, kendine özgü çalışma disiplini, özgün projeleri ve çok yönlü sanatsal birikimiyle dikkat çeken Çağla Korkmaz, güçlü vizyonunu her yeni eserine yansıtmayı başarıyor. Sahnedeki doğal duruşu, güçlü iletişim becerisi ve izleyiciyle kurduğu samimi bağ, onu yalnızca başarılı bir yorumcu değil, aynı zamanda etkileyici bir sahne sanatçısı haline getiriyor. Pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafetiyle de dikkat çeken Korkmaz, müziğe kattığı estetik anlayış ve profesyonel duruşuyla geniş bir hayran kitlesinin takdirini kazanıyor. Sanatın evrensel değerlerine bağlı kalarak üretmeye devam eden başarılı sanatçı, gelenekten aldığı ilhamı geleceğe taşıyan projeleriyle kariyer basamaklarını emin adımlarla tırmanırken, önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği yeni çalışmalar da müzik dünyasında şimdiden büyük bir merakla bekleniyor.

Damla Keskin Kızak'ın başarısı


18 yıldır başarıyla sürdürdüğü avukatlık kariyerini müzik tutkusuyla buluşturan Damla Keskin Kızak, sözü ve müziği tamamen kendisine ait olan yedinci teklisi "Kaydır Kaydır" ile dinleyicilerinin karşısına çıktı

Pop müziğin enerjisini günümüzün en önemli sosyal sorunlarından biriyle harmanlayan eser, dijital dünyanın insan ilişkileri üzerindeki etkisini eğlenceli, samimi ve düşündürücü bir dille anlatıyor.
Bugüne kadar pop, rock ve fantezi müziğin farklı renklerini eserlerinde başarıyla bir araya getiren Damla Keskin Kızak, yeni çalışmasında özellikle sosyal medya ve akıllı telefon kullanımının hayatımızdaki yerini mizahi bir bakış açısıyla ele alıyor. Sanatçı, herkesin günlük yaşamında sıkça karşılaştığı "ekranı sürekli kaydırma" alışkanlığını hareketli ritimler eşliğinde dinleyiciye sunarken, şarkının sözlerinde ise güçlü bir toplumsal mesaj veriyor. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, üç çocuk annesi ve mesleğinde 18 yılı geride bırakan Damla Keskin Kızak, şarkının çıkış hikâyesini de oldukça samimi sözlerle anlatıyor. Kendisinin de bir dönem sürekli telefon ekranına odaklandığını ifade eden sanatçı, bu farkındalığın ardından yaşadığı deneyimi şarkıya dönüştürdüğünü belirtiyor. Böylece "Kaydır Kaydır", yalnızca eğlenceli bir pop şarkısı olmanın ötesine geçerek dijital çağın alışkanlıklarını sorgulayan bir projeye dönüşüyor. Müzikal anlamda da güçlü bir ekiple hazırlanan çalışmanın düzenlemesini Timur Kancar üstlenirken, gitarlarda Caner Güneysu, mix ve mastering aşamasında ise Selim Topsakal imzası bulunuyor. Vokal koçluğu ve süpervizörlüğünü Mustafa Oymakcıer yaptı.  dinamik yapısını destekleyen video klip ise Adana'da iki farklı mekânda çekildi. Yönetmen koltuğunda Bülent Bapir'in oturduğu klipte samimi bir ev atmosferi ile Seyhan Park Rezidans'ın havuz başındaki renkli görüntüler bir araya getirildi. Klibin kurgusu Damla Keskin Kızak tarafından hazırlanırken, drone çekimlerini Reşat Sınacıoğlu gerçekleştirdi. Dansçılar ve oyuncuların enerjik performansları da klibe ayrı bir hareket kazandırdı.
Yoğun hukuk kariyeri, aile yaşamı ve müzik üretimini aynı disiplinle sürdüren Damla Keskin Kızak, "Kaydır Kaydır" ile hem eğlendirmeyi hem de düşündürmeyi başarıyor. Dijital ekranların gölgesinde ihmal edilen gerçek hayatı ve insan ilişkilerini hatırlatan şarkı, özellikle sosyal medya çağının alışkanlıklarına ayna tutmasıyla dikkat çekiyor.

Arabeske duygusal yolculuk 
 

Atatürk Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak akademik çalışmalarını sürdüren, aynı zamanda güçlü yorumculuğuyla müzikseverlerin yakından tanıdığı Dr. Derya Sahil Eroğlu, yeni teklisi “Ruhum Gibi” ile dinleyicisini duygu yüklü bir yolculuğa çıkarıyor

Akademik birikimini sahne deneyimiyle buluşturan sanatçı, arabesk müziğin samimi ve derin anlatımını modern bir yorumla yeniden dinleyiciyle buluşturuyor. Eroğlu, yeni eserini yalnızca bir şarkı olarak değil, Türkiye'de kent insanının yaşanmışlıklarını, yalnızlığını ve kendini arayışını yansıtan ortak bir duygu dünyasının sesi olarak tanımlıyor. Sanatçı, "Arabesk; Türkiye'de kent insanının kendini arayışını, yaşanmışlıklarını ve samimiyetini ifade eden, sosyolojik olarak da çok kıymetli bir süreç ve ortak bir his. 'Ruhum Gibi' işte bu ortak arayışın ve duygu dünyamızın bir yansıması olarak doğdu." sözleriyle eserin çıkış noktasını özetliyor.

Çok samimi bir eser 

Şarkının sözleri Banu Ergöz, bestesi ise Türk musikisine önemli eserler kazandıran babası Sıtkı Sahil imzasını taşıyor. Düzenleme ve yaylı düzenlemeleri Ufuk Akın İnce tarafından hazırlanırken, mix ve mastering çalışmasını Buğra Sercan Sahil üstlendi. İstanbul Strings yaylı grubunun eşlik ettiği eserde akordeonda Göksel Kamçı, bas gitarda Fedai Tayyar, gitarlarda Selahattin Güzelel yer alırken, tonmaister olarak Habib Çemç görev yaptı. Bilimsel çalışmaları, uluslararası yayınları, konserleri ve eğitim projeleriyle akademik dünyada da dikkat çeken Derya Sahil Eroğlu, kısa süre önce otizmli çocukların müzik yoluyla iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalarıyla kamuoyunun takdirini kazanmıştı. Sanatçı, eğitimci kimliğiyle toplumsal fayda üretirken müzikal üretimlerini de aralıksız sürdürüyor. "Ruhum Gibi", hem güçlü orkestrasyonu hem de Derya Sahil Eroğlu'nun içten yorumuyla arabesk müziğin duygusal dokusunu günümüze taşıyan nitelikli bir çalışma olarak öne çıkıyor. Sanatçı, yapım sürecine destek veren öğrencisi Berk Ersöz başta olmak üzere esere katkı sunan tüm isimlere teşekkür ederken, dinleyicileri bu samimi hikâyeye ortak olmaya davet ediyor.

Eda Suluki'den yeni tekli  


Alternatif pop müziğin dikkat çeken isimlerinden Eda Suluki, yeni teklisi "Cevapsız Kalmalıydı" ile dinleyicileriyle yeniden buluştu. Söz ve müziği tamamen sanatçının imzasını taşıyan eser, biten bir ilişkinin ardından geriye kalan cevapsız soruları, yarım kalmış duyguları ve unutulamayan anıları etkileyici bir anlatımla müzikseverlere sunuyor

Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü mezunu olan Eda Suluki, güçlü vokalini samimi sözlerle buluşturarak alternatif pop çizgisindeki üretimlerine bir yenisini daha ekliyor. Duygusal atmosferiyle dikkat çeken "Cevapsız Kalmalıydı", özellikle ayrılık sonrası yaşanan iç hesaplaşmaları ve geçmişe dönülemeyeceği gerçeğini yalın ama etkileyici bir dille anlatıyor. Şarkıda yer alan "Kafamda milyon soru, cevaplar nerde bilinmez" ve "Aynı gökyüzünde yaşattığımız anılar" dizeleri, dinleyicinin kendi hayatından izler bulabileceği güçlü bir hikâye oluşturuyor. Eserin tüm söz ve müziği Eda Suluki'ye ait olurken, prodüksiyonunu Özer Yılmaz üstlendi. Şarkının aranjesi Eda Suluki ve Özer Yılmaz'ın ortak çalışmasıyla hazırlanırken, mix ve mastering çalışmaları Alper Akdağ tarafından gerçekleştirildi. Eserin zengin müzikal dokusuna katkı sağlayan brass kayıtlarında ise Tunç Ulusoy, Volkan Korkusuz ve Süleyman Şeker yer aldı. Güçlü vokali sade ancak etkileyici bir altyapıyla buluşturan çalışma, duygusal yoğunluğunu modern alternatif pop anlayışıyla dinleyiciye başarıyla aktarıyor.

Duyguları sunuyor

Daha önce Spotify'ın EQUAL Türkiye, Fresh Finds Türkiye ve New Music Friday Türkiye editoryal çalma listelerinde yer alarak önemli bir başarı yakalayan Eda Suluki, yeni teklisiyle müzikal anlatımını daha da ileri taşımayı hedefliyor. Sanatçı, "Cevapsız Kalmalıydı" ile dinleyicilere yalnızca bir şarkı değil, kendi duygularını ve geçmişte kalan hikâyelerini yeniden düşünme fırsatı sunuyor.

Türkülerle taçlanan buluşma 

Türk Halk Müziği'nin güçlü sesi, avukat, ressam ve şair Necla Akben, Çatalca Yalıköy'deki sanat dolu evinde yazar, şair ve sanatçı Selhan Özdemir'i ağırladı. Sanat dünyasında uzun yıllara dayanan dostlukları ve karşılıklı sevgi ile saygılarıyla tanınan ikili, unutulmaz bir buluşmaya imza attı


Fısıltı Haberleri İstanbul Temsilcisi de olan Selhan Özdemir, Necla Akben ve eşi Avukat Halim Akben'in misafiri olarak adeta bir sanat müzesini andıran evlerini ziyaret etti. Evin her köşesinde Necla Akben'in kendi elleriyle hazırladığı yağlı boya tablolar, şiir kitapları, çakıl taşları ve doğal taşlardan oluşturduğu özgün dekoratif çalışmalar yer alırken, Özdemir bu eşsiz atmosfer karşısında "On parmağında on marifet" sözleriyle hayranlığını dile getirdi. İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, Karadeniz kıyısındaki huzurlu sahil beldesi Çatalca Yalıköy'de bulunan Akben çiftinin evi, sanatın ve doğanın buluştuğu özel bir yaşam alanı olarak dikkat çekiyor. Istranca Ormanları'nın eşsiz doğasıyla çevrili bölgede yaşayan Necla Akben'in sanata katkıları da yıllar önce taçlandırıldı. 2018 yılında alınan belediye meclisi kararıyla bulunduğu sokağın adı "Necla Akben Sokak" olarak değiştirilerek sanatçıya anlamlı bir vefa örneği gösterildi. Ziyaret boyunca Necla Akben, yalnızca eserlerini değil, güçlü yorumuyla seslendirdiği Türk Halk Müziği eserlerini de Selhan Özdemir için seslendirdi. Sanatın, dostluğun ve müziğin iç içe geçtiği buluşmada, Akben'in samimi ev sahipliği büyük beğeni topladı. Kahramanmaraş gelini olarak da bilinen Necla Akben, kendi bahçesinde yetiştirdiği organik sebzelerle hazırladığı börekler, lahmacunlar, ev yapımı reçeller ve birbirinden özel lezzetlerle misafirlerini ağırladı. Sanatın yanı sıra mutfaktaki hüneriyle de takdir toplayan Akben, misafirperverliğiyle bir kez daha gönülleri fethetti. Buluşmada müzik de önemli bir yer tuttu. Yaklaşık 25 yıl önce plak olarak yayımlanan ve büyük ilgi gören "Yüreğime Ektim Seni" eserini yıllar sonra yeniden seslendiren Selhan Özdemir'e destek veren Necla Akben, sanatçı dayanışmasının en güzel örneklerinden birini sergiledi. Sanat, dostluk, doğa ve samimiyetin aynı çatı altında buluştuğu bu özel ziyaret, unutulmaz anılara sahne olurken, Necla ve Halim Akben çiftinin sanatla yoğrulmuş yaşamı bir kez daha takdir topladı.
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *