Yapay dünyaya hazırlık
Gelecek nesiller maalesef bilinçli olarak yapay zekaya ve robotlara hazırlanıyor. Amaç, sorgulamayan, düşünmeyen ve tek tip insanlar yetiştirmek. Herkesin yanlış da olsa doğru sandığı, doğruya en yakın yalanlarla dolu bir dünya kuruluyor. Karşımızda büyük ve derin bir tehlike var. Düşünün; yaradana inanmayan, evrenin düzenini sadece bilime dayandıran, Müslüman karşıtı olmadığını bile açıkça söyleyemeyen Elon Musk gibi figürlerin yönettiği bir dünya... Donald Trump’ın ifadesiyle “FAKE NEWS” (sahte haberler), benim tabirimle “FAKE WORLD” (sahte dünya). Yalan haberlerle dolu, zihinlerin kontrol edildiği bir dünya.
Siz böyle bir dünyada huzuru nerede göruyorsunuz? Ben göremiyorum. Peki gerçek huzur nerede? Bence eski olan, asıl olan, yapay değil, Allah’ın verdiği doğal zekada. Yapay zeka hayatı kolaylaştırıyormuş, öyle mi? Bence bu büyük bir yalan. Hayatı kolaylaştırmıyor, insanları tembelleştiriyor. Çünkü böyle isteniyor. “Siz düşünmeyin, biz sizin adınıza düşüneceğiz” diyen nesiller yetiştiriliyor. Bu, karanlık bir plan. Bu karanlık planı engellemek için maalesef çok geç kaldık. Doğru gibi görünen yalanla, yapay dünyanın karanlık geleceği, eskilerin “Deccal” dediği kötü güç giderek hızla geliyor. Kurtuluş ne mi? Bu karanlık gücü, yani “Deccal”i çocuklarımıza iyi tanıtmak ve anlatmak; günü geldiğinde güneşin yanında olmak için.
Saçmalama Y'arkadaş!
TGRT yorumcusu Barış Yarkadaş, bir programda kendini artık ciddiye almayan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i cuma namazı çıkışı nedeniyle eleştirirken büyük bir yanlışa düşmüş. Ne demiş? Daha önce birlikte görev yaptığı zamanlarda hiç namaza gitmeyen Özel, neden Hacı Bayram’a gidip bunu da gösterişe çevirmiş, reklamını yapmış? Kılıçdaroğlu umreye gitmiş, Baykal oruç tutmuş ama kimse bilmezmiş. Özel niye bunu reklamını yapıyormuş?
Kusura bakma ya arkadaş, bu tamamen saçma bir yorum olmuş. Namaz kılmak teşvik edilmesi gereken bir davranıştır; hele ki bunu yapan bir siyasi ise bu çok daha fazla desteklenir. Bunun nesi yanlış? Birini eleştirebilirsin ama böyle saçmalayarak değil. Seninle artık muhatap olmayan birine illa muhalefet edeceğim diye böyle suçlamak doğru değil kardeşim. Sen nasıl bugün TGRT’de yorum yapıyorsan, Özgür Özel de Hacı Bayram Camii’nde cuma namazıyla güne başlayabilir. İnançlar zamanla değişebilir. Samimiyet yok diyorsan, kalbini açıp mı baktın? Ya da samimiyette önce kendine bak. Kılıçdaroğlu umreye gitmiş, bunu kimse bilmezmiş diyerek yanlış olanı doğruymuş gibi savunuyorsun. Bu doğru değil, eğer kimse bilmiyorsa bu onun suçu. Örnek olması için duyurması gerekirdi. Üstelik samimi ise hacca da gitmeli; hac farzdır, umre değil.
Özetle, Özel’in CHP’sinden kovulmuş biri olarak senin bu yorumlarına kimse inanmaz. Bence sen bile inanmıyorsun. Ben Özgür Özel savunucusu değilim; sadece haksızlığa ses çıkarıyorum. Umarım sen de senden bekleneni değil, doğru olanı yaparsın.
Kukureya'nın saçı
Bir baba düşünün; saçlarını uzatmasının tek amacı var: özürlü oğlunu sevindirmek. Dünya Kupası maçlarında saçlarıyla konuşulan şampiyon takımın sol kanat oyuncusu Kukureya’dan bahsediyorum. Açıkçası ben de maçları izlerken “Bu nasıl saç?” diye eleştirmiştim, belki bizim Barış gibi kendine tarz yapıyor diye düşünmüştüm. Ama gerçek öyle değilmiş. Gerçek bir babanın evladı için yaptığı muazzam bir davranış. Tebrikler Kukureya. Aile bağlarının yozlaştırıldığı ve yok edilmeye çalışıldığı günümüzde, böyle samimi ve güzel bir örnek olduğun için.