Önceki gün gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, bir taraftan AK Parti tarafından "Ya bize geç ya da seni görevden aldırırız." baskılarına maruz kalırken, diğer taraftan da kendi partili meclis üyeleri tarafından kumpasa uğramış.
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a yakınlığı ile bilinen CHP Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Güneş Günaydın ve eski Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’e yakınlığı ile bilinen CHP Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Tahsin Usta, AK Parti’ye yakın olan etkili bir iş adamının ofisine gidiyorlar. "Sinem Dedetaş’ı görevden aldır. Ne gerekiyorsa biz mecliste etkimizle yaptırırız. Sizden gelen her öneriyi meclisten geçiririz." diyorlar. İş insanı da bu kişilerin binaya girişini, çıkışını ve kendisine söylediklerini gelip Sinem Dedetaş’a anlatıyor.
Dedetaş ayrıca CHP’li tüm belediyelere örnek olacak bir kentsel dönüşüm projesi geliştiriyor.
Bu proje ile yapılan işin yüzde 20’si belediyeye kâr payı olarak ödeniyor. Bu durumdan rahatsız olan müteahhitler, Dedetaş’a tavır alıyorlar.
Dedetaş, bütün bu baskılara rağmen, "Benim hukuksal bir kusurum yok. Ne yapacaklarsa yapsınlar. Ne AK Parti’ye geçerim ne de bu şantajlara boyun eğerim." diyerek dik duruyor.
Şimdilerde ise Dedetaş gözaltına alındıktan sonra tamamen Dedetaş’ın ekibinden kurtulmak için bir formül bulunup Üsküdar Belediyesi’ne kayyum atanması hesaplarının yapıldığı iddialar arasında.
Bakalım ne olacak?
31 Mart 2024 seçimlerinde İstanbul halkı sandığa gitti ve tercihini yaptı.
Yıllardır "Milli irade" söylemini dilinden düşürmeyenler, sandıktan çıkan sonuca saygı göstereceklerini söylediler.
Peki bugün ne görüyoruz?
İstanbul’da CHP’nin kazandığı 27 belediyeden tam 16’sına operasyon düzenlenmiş durumda.
Bugün gelinen noktada 13 ilçe belediye başkanı cezaevinde.
Türkiye genelinde ise operasyon yapılan CHP’li belediye sayısı 41’e, tutuklu belediye başkanı sayısı ise 27’ye ulaştı.
Elbette kim suç işlemişse yargılanmalıdır.
Kim kamu malına el uzatmışsa hesabını vermelidir.
Bunun aksini savunmak, hukuku inkâr etmektir.
Ama hukuk sadece muhalefet için mi çalışır?
İşte milyonların sorduğu soru tam da budur.
Bugün Türkiye’de AK Partili belediyeler hakkında yıllardır gündeme gelen onlarca iddia, Sayıştay raporları ve kamuoyu tartışmaları ortadayken neden aynı yoğunlukta soruşturmalar görülmüyor?
Neden terazinin bir kefesi sürekli ağır geliyor?
Adalet terazisi, bir siyasi partinin lehine eğildiği anda artık adı adalet olmaz.
O, siyasetin sopasına dönüşür.
Üstelik mesele yalnızca belediye başkanlarının tutuklanması da değil.
Sandıkta seçilmiş insanların yerine kayyımlar atanıyor, belediye meclislerinin iradesi tartışmalı hâle geliyor, milyonlarca seçmenin oyu fiilen etkisiz bırakılıyor.
Demokrasilerde seçim, yalnızca oy kullanma günü değildir.
Asıl sınav, sandıktan çıkan sonuca herkesin saygı göstermesidir.
Bugün yaşanan tabloya bakınca insan şu soruyu sormadan edemiyor:
Seçimle kazanılamayan belediyeler, yargı eliyle mi geri alınıyor?
Bu sorunun cevabını yalnızca iktidar değil, yargı da vermek zorundadır.
Çünkü hukukun en büyük sermayesi güven duygusudur.
O güven sarsıldığında mahkeme kararları da tartışılır hâle gelir.
Kimsenin dokunulmazlığı olmamalıdır.
Ne CHP’linin…
Ne AK Partilinin…
Ne de herhangi bir siyasi partinin.
Ancak hukukun en temel şartı eşit uygulanmasıdır.
Aynı fiile farklı siyasi kimliklere göre farklı muamele yapılıyorsa, orada hukuk değil, güç konuşuyor demektir.
Ve unutulmamalıdır…
Muhalefeti yargıyla dizayn etmeye çalışan her iktidar, kısa vadede kazanıyor gibi görünür.
Ama uzun vadede kaybeden sadece muhalefet değil; hukuk devleti, demokrasi ve milletin adalete olan inancı olur.
Çünkü adalet, bir gün herkese lazım olur.

KUTU1
Orhan Çerkez’in oğlu başını ağrıtacak!
İstanbul Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez hakkında CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçeceği iddiası kulislerde dolaşırken, başka bir iddia daha gündeme oturdu.
İzmit merkezli bir soruşturma kapsamında ortaya çıkan gizli tanık ifadesinde, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez'in inşaat mühendisi olan oğlunun belediyedeki imar usulsüzlükleri ve ihalelerde etkili olduğu iddia edildi.
Personel ve İhale Trafiği İddiası
Söz konusu ifadelerde personel alımları ile ihale süreçlerinin bu kişi üzerinden yürütüldüğü öne sürülüyor.
Bu iddialar her ne kadar resmiyet kazanmamış olsa da Çerkez’in bu günlerde AK Parti’ye geçmeyi düşünmesi, iddiaları güçlendiriyor.

KUTU2
Tuzla’da halef-selef ortaklığı!
CHP'li Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ile ilgili iddialar da gündemde.
Bingöl’ün belediyedeki bazı idari atamaları ve eski dönem bürokratlarıyla kurulan çalışma ilişkileriyle sürekli gündemde.
AK Parti'li eski başkan Şadi Yazıcı döneminde 15 yıl boyunca başdanışmanlık ve müdürlük yapan isim, Ali Eren Bingöl tarafından Belediye Başkan Yardımcılığına atanunca bu durum Tuzla kulislerinde, "Ali Eren Bingöl’ün babası ile eski belediye başkanı gayriresmî ortak işler mi yapıyor?" şeklinde yorumlandı.