Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
26°
Ara

Avrupa iki arada

YAYINLAMA:
Avrupa iki arada

Takip edenler bilir... Dünyada olup biten pek çok şeyden biri de Yapay Zekâ’nın hızlı adımlarla yükselişi. Adeta Yapay Zekâ devrimi yaşıyoruz. Yayınlanan makalelerin, kitapların hepsini takip etmek mümkün değil. Yapay Zekâ, insanlık tarihinde önceki herhangi bir endüstriyel devrimden daha fazla değişiklik yaratabilir.  Bunu ‘ateşin veya elektriğin icadından daha derin‘ olarak nitelendiriyorlar.
 

* * *
 

Yapay Zekâ alanında senaryolar asla önceden belirlenmiş değil. Şimdiye kadar en yaygın görüş, Amerika Birleşik Devletleri'nin belirleyici bir teknolojik üstünlüğe sahip olduğu, Çin'in arayı kapatmaya çalıştığı ve Avrupa'nın düzenlemeler yoluyla aşırılıklarını sınırlamaya çalıştığı yönündeydi. 17 Temmuz'da Şanghay'da düzenlenen ve BM Genel Sekreteri’nin de katıldığı Yapay Zekâ Dünya Konferansı bu anlatıyı alt üst etti sanki.
 

* * *
 

Konferansa katılan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bir konuşma yaptı. Konferans sadece konuşmalarla sınırlı kalmadı: Geliştiriciler ve kullanıcılar, yapay zekanın bugün neler yapabildiği hakkında bilgi alışverişinde bulundu. 29 ülkeden temsilciler, merkezi Şanghay'da olacak Küresel Yapay Zekâ İş Birliği Örgütü'nün kurucu belgesini imzaladı. Çin liderliğinde ve merkezi Şanghay’da bir örgüt kuruluyor. 
 

* * *
 

Örgüt şu devletlerden oluşuyor... Cezayir, Belarus, Brezilya, Kamboçya, Kamerun, Çin,Kongo, Küba, Etiyopya, Endonezya, Kazakistan, Kenya Kırgızistan, Laos, Lesotho, Malezya, Mozambik, Myanmar, Nikaragua, Umman, Pakistan, Rusya Senegal, Sırbistan, Güney Afrika, Tacikistan, Özbekistan, Venezuela, Zambiya... Çin’in kendisini bu ülkeler nezdinde, Yapay Zekâ alanında gayri 

resmi bir lider güç olarak sunmak istediği açık.
 

* * *
 

Gerçek bir üçüncü yol geliştiremeyen Avrupa, kendisini iki model arasında sıkışmış durumda. Washington, teknolojik gücüyle, ve (Anthropic'in en gelişmiş modellerinde olduğu gibi) bu teknolojiye erişimi kesebilen güç... Çin ise, bu alanda kurulan örgüt ile yumuşak güç kullanarak ilerliyor sanki... Avrupa ise bugün maalesef ne Amerika Birleşik Devletleri'nin gücüne ne de Çin'in çekim gücüne sahip.
 

* * *
 

Konferans ile ilgili batı medyası ‘ Dünya bir asırdır görülmemiş türden değişimlerle karşı karşıya. Çin lideri dünyanın yeni bir sanayi devriminin eşiğinde olduğuna inanıyor ve ülkesini teknolojik liderlik konumuna taşımak için bu fırsatı kullanmak istiyor. ABD, internetin küresel kurallarını şekillendirip jeopolitik gücünü pekiştirdi.  Çin, şimdi Yapay Zekâ‘yı bir şans olarak görüyor. Çin'in lider rol oynayabileceği yeni bir internet‘ diyor.
 

* * *
 

 

Sorulardan biri şu. Çin bu girişimiyle küresel teknolojik mevcut düzenin kartlarını yeniden karıştırabilir mi? Cevabı kestirmek zor... Ama Küresel Yapay Zekâ İş Birliği Örgütü kurucu ülkeler arasında hiçbir Batılı veya Batı'ya güçlü bir şekilde bağlı ülkenin olmaması dikkati çekiyor. Ayrıca, daha kaç ülkenin bu örgüte katılmaya veya resmi üyelik olmadan etkileşimde bulunmaya karar vereceği de henüz belli değil.
 

* * *
 

Ancak gelişmeler şimdilik Yapay Zekâ alanında ortaya çıkabilecek bir bölünmeye oldukça güçlü bir şekilde işaret ediyor. Çünkü Çin, gelişmekte olan ülkeler için açık, uygun fiyatlı ve erişilebilir Yapay Zekâ vaatlerinde bulunuyor. Ancak bu vaatlerle birlikte Çin’in kendi dijital vizyonunu dayatmaya çalıştığı da açık. Zamanla, bu durum, Yapay Zekâ’yı küresel alanda daha da karmaşık hale gelebilir.
 

* * *
 

İlgilenenler bilir. Yapay Zekâ kurallarının genel çerçevesi zaten şimdiden oldukça karışık. Yapay Zekâ Yönetişimi Üzerine Küresel Diyalog gibi BM süreçleri veya OECD Yapay Zekâ İlkeleri gibi bölgesel girişimler ve ulusal stratejiler aynı anda yürütülüyor. Şimdi bunlara yeni bir daimi kuruluşun eklenmesi, mevcut dinamikleri kökten değiştirme potansiyeline sahip: Ama gerçekten etkili olup olmayacağı, bundan sonra olacaklara bağlı.
 

* * *
 

Haftalık Alman gazetesi Die Zeit başyazısında ‘ Avrupa şimdi kendisini iki Yapay Zekâ bloğu arasında sıkışmış buluyor; bunlardan biri sistemik olarak AB'ye daha yakın olsa da, her ikisi de öncelikle Avrupa çıkarlarını temsil etmiyor. Bu bloğa Pax Silica deniyor. Diğerine ise "Pax Sinica" denebilir; bu terim, sinologların Çin'in, müreffeh bir bölgesel güç olarak sınır ötesi nüfuz kazandığı tarihi dönemleri tanımlamak için kullandığı bir terimdir.‘

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *