Müslüman mahallesinde salyangoz
Türkiye’de uzun süredir gündemi meşgul eden konu, komedyen Deniz Göktaş’ın dini değerlerle ilgili yaptığı sözler ve ardından tutuklanmasıdır. Bu olayın bu kadar çok konuşulmasının temel sebebi, Göktaş’ın kutsal kabul edilen dini değerlerle alay etmesi ve toplumda büyük tepki çekmesidir.
Türkiye gibi nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede, kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’e yapılan saygısızlıklar kabul edilemez. “Müslüman mahallesinde salyangoz satmak” deyimi tam da bu durumu özetliyor; yani hassas bir konuda saygısızlık yapmak, burada yaşayan kesim tarafından büyük tepki görür. Ancak maalesef, Göktaş gibi kişiler bu hassasiyeti hiçe sayarak sözleriyle ve bu hadiselere destekleriyle dini değerleri küçümsüyor.
Bazı kesimlerden “Komedyendir, ifade özgürlüğüdür, laf olsun diye söylemiştir” gibi savunmalar geliyor ama kutsal değerlere hakaretin ifade özgürlüğü kapsamına girmemesi gerekir. Tutuklama, bu tür saygısızlıkların önüne geçmek için uygun ve yerindedir. Çünkü kutsal kitabımıza ve inançlarımıza yapılan hakaretler toplumda derin yaralar açar ve bu, sadece Türkiye’de değil, dünyadaki tüm Müslümanlar için ciddi bir meseledir.
Göktaş’a önerim, eğer İslam dinine inanıyorsa, henüz gerçek anlamda “Ölü Deniz” olmadan tövbe etmesidir. Çünkü Yaratıcı affedicidir ve affeder; inanmıyorsa da bu milletten özür dilemelidir. Aksi takdirde bedel ödemeye devam edecektir; hem bu dünyada hem de ölüm sonrası hesap gününde. Bu, herkesin dikkat etmesi gereken bir uyarıdır.
Ormanın Kralı Tilki Olmuş
Ünlü yazar İskender Pala, "Soygun" adlı eserinde “Masalları değiştirmek gerek, ormanın sultanı aslan değil, tilki olmalı” der. Bugün dünyada artık çıkarcı, planlı ve hesapçı tilkiler yani kurnaz insanlar hakim durumda. Yaşadığımız olaylar genellikle bu tilkilerin planları doğrultusunda gerçekleşiyor; güvenin olmadığı, samimiyetin azaldığı, herkesin kendi çıkarını düşündüğü bir ortamdayız. Bu durum, insanların birbirine tam anlamıyla güvenemediği, paylaşılan değerlerin zayıfladığı bir dönemi simgeliyor. Bu karamsar tablo içinde gelecek için kaygılar artıyor. İnsanlığın olmadığı, sadece çıkar hesaplarının yapıldığı bir dünyada yaşamak istemiyoruz. Ümitliyim; değişim mümkün ve bu değişim için hâlâ samimi ve iyi niyetli insanların varlığı umut verici. Sonumuz hayırlı olsun.
Fas ve Mısır’ın Anlattıkları
Biz milli takım olarak çeşitli başarılar elde ettik ama şu anki Dünya Kupası sürecinde Fas ve Mısır milli takımlarının hem sahadaki başarıları hem de Filistin’e olan destekleri beni çok etkiledi.
Fas, Kanada’yı 3-0 yenerek çeyrek finale yükseldi ve maç sonrası oyuncuların Filistin’e verdikleri destek, futbolun ötesinde bir dayanışma mesajıydı. Bu tür destekler, İsrail’in Filistin’de yaptığı zulümlerin dünya kamuoyunda unutulmaması için çok önemli.
Filistin’de katledilen her çocuk, bebek ve masum insan için adalet talep etmek vicdanın gereğidir. Bu zulmün ve haksızlığın her platformda dile getirilmesi gerekir. Ben de elimden geldiğince bu sesi duyurmaya devam edeceğim.
Fas ve Mısır milli takımlarını yürekten kutluyorum; inandıklarını cesurca ortaya koydukları için ayrıca tebrik ediyorum. Gündem değişse de zalimin zulmü asla unutulmamalı. Yıllarca Hollywood filmlerinde masum rolü oynayan bu zihniyetin gerçek yüzü, bebekten yaşlıya kadar herkesin yaşadığı acılar ortaya konmalıdır.
İslami Oteller
Türkiye’de, özellikle Antalya’da ve diğer büyük şehirlerde son dönemde İslami otellere olan talep önemli ölçüde arttı. Bu oteller, ailelerin ve muhafazakar kesimin rahatça konaklayabileceği, dini değerlere saygılı hizmet sunan tesisler olarak öne çıkıyor. Bu otellerden biri de Antalya Manavgat'ta bulunan Selge Beach Resort. Karadenizli hayırsever merhum Hacı İsmail Kurt tarafından kurulan ve şu anda aile bireylerinin oluşturduğu şirket tarafından işletilen bu otel, Antalya’da hizmet standardı en yüksek tesislerden biridir. İşletme sahipleri bu yıl da tesisin birçok bölümünü yenilemiştir. Gönül ister ki, fiyatlar biraz daha uygun olsun ve isteyen her aile çocuklarıyla birlikte burada güzel bir tatil geçirebilsin. Bu son ifadeler bir eleştiri olarak değerlendirilebilir. Fiyat istikrarı ve indirim kampanyaları konusunda daha hassas olmak için verilen sözler ve ifadeler daha ciddiye alınmalı ve vatandaşlar mağdur edilmemelidir.