Her şeyin hayırlısı
26-30 Nisan tarihleri arasında doğu cephesinden komşumuz Ermenistan'a gittik. Eş, dost, arkadaş, herkes, bu seyahati duyar duymaz, “Ermenistan da nereden çıktı?”, “ Gidecek başka yer bulamadınız mı?” türünden tepkiler verdiler. Uyarılara aldırmayarak bildiğimizi okuduk. Sabiha Gökçen'den Pegasus Havayolları’yla gittik, geldik. Her şey güzel geçti, başkent Erivan'ın ilginç yerlerini dolaştık, turistik yöreleri gezerek fikir sahibi olduk.
* * * *
ODTÜ mezunu Samson Özararat her konuda bize yardımcı oldu, kendisine müteşekkiriz. Bizimle görüşlerini paylaşan eski cumhurbaşkanı danışmanlarından Gerard Libaridian, eski dışişleri bakanı Zohrab Mnatsakanyan ve Karabağ’ın son dışişleri bakanı Karen Mirzoyan'a da bu vesileyle teşekkür ederiz. Yegane aksilik arkadaşım ve meslektaşım Hasan Göğüş'ün e-vizesinin sorgulanması oldu. 2-3 saat havaalanı eziyeti çekti emekli büyükelçi.
* * * *
Başkent Erivan’ın nüfusu 1 milyondan biraz fazla. Başka bir deyişle ülke nüfusunun üçte birinden fazlası orada yaşıyor. Cumhuriyet Meydanı adeta başkentin kalbi. Taksim’in iki katı büyüklüğünde bir meydan düşünün, çevreleyen binaların tamamı tarihi binalar, hepsi alımlı ve gösterişli yapılar. Bu meydandan çeşitli yönlerde 15-20 dakika yürüme mesafesi dahilinde bulunan semtler, bakımlı, temiz, düzenli binalar ve mağazalar.
* * * *
Öte yandan yeni inşaatlar devam ediyor, çok sayıda inşaat vinçleri yükseliyor şehirde. Caddeler de tertemiz, halk trafik lambalarına ve işaretlerine tam riayet ediyor, araçlar da öyle. Her tarafta ağaçlar, geniş parklar, pratik su çeşmeleri. Erivan yüksek rakımlı tepelerle çevrili. Bir tepede devasa boyutlarda bir anavatan heykeli mevcut. Etrafında, 2. Dünya Savaşı ve 1960'lara ait tank, uçak gibi SSCB ürünü askeri teçhizat açık havada sergileniyor.
* * * *
Bu tepeden şehre baktığımızda, arkalarda, bizim Ağrı Dağı'nın heybetli biçimde göğe doğru yükseldiği dikkat çekiyor. Bizim dağımız ama onların başkentine 50-60 kilometre mesafede, çıplak gözle görülüyor. Bana Ağrı Dağı manzaralı evlerin daha pahalı ve kıymetli oldukları da söylendi. Bir başka tepede yeşillikler arasında “Soykırım Anıtı ve müzesi” var. Burası her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını hem ilgilendiriyor hem rahatsız ediyor.
* * * *
Anıta da müzeye de uzaktan bakmakla yetindim. 42 yıl önce Asala saldırısına maruz kalmış, arkadaşlarını ve meslektaşlarını Ermeni terörüne kurban vermiş bir Türk diplomatı olarak, 1915 olaylarını Ermeni gözünden tek yanlı yansıtan müzeye adım atmamamı anlayışla karşılasın Ermeni tarafı. Kanaatime göre Türkiye-Ermenistan dostluğu önündeki en büyük engel bu ülkenin damarlarına kadar sirayet etmiş soykırım sosyolojisidir.
* * * *
Son yıllarda Ermenistan'ın barış ve bölgesel işbirliği istikametinde ilerlediğini memnuniyetle izliyoruz. Rusya'dan uzaklaşan ve yönünü batıya çeviren Ermenistan, doğru yönde isabetli adımlar atıyor. Bilindiği üzere Azerbaycan ile barış anlaşması parafe edildi. İmza için Anayasa'nın giriş paragrafında bulunan Bağımsızlık Bildirgesi'ne atıfın kalkması bekleniyor. Paşinyan'ın seçimlerin ardından bu son pürüzü halledeceğine inanılıyor.
* * * *
Bu husus Ankara açısından da önemli zira Türkiye de aynı bildirgenin 11. Maddesinden rahatsız. Artık bir yandan Ermeni ve Azeri heyetleri sınır konularını doğrudan müzakere ederken, diğer yandan Türk ve Ermeni heyetleri Kars-Gümrü demiryolunun yeniden kullanıma açılması için ortak çalışma grubu toplantıları gerçekleştiriyor. Bunlar Kafkaslar’da gerginlik ve çatışma döneminin yerini barışa ve bölgesel işbirliğine bıraktığına işaret ediyor.
* * * *
Ermeni seçmeni 7 Haziran günü sandık başına gidecek ve hür iradesiyle ülkenin geleceğini belirleyecek. Barış, refah ve demokrasi istiyorsa doğru adres Paşinyan'ın partisidir. Paşinyan'ın kurduğu Sivil Sözleşme adlı parti, muhtemelen seçimlerden galip çıkacak. Türkiye, Azerbaycan ile barış anlaşması imzalayan komşusu Ermenistan'a dostluk elini uzatmaya, sınırları açmaya, diplomatik ilişkileri başlatmaya velhasıl normalleşmeye hazır beklemektedir. Takdir Ermenistan seçmenine aittir. Her şeyin hayırlısı.