Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
7°
Ara

İleri caydırıcılık

YAYINLAMA:
İleri caydırıcılık

Etkileyici bir manzaraydı. Macron, geçen hafta devasa bir denizaltı Le Téméraire'in önünde kurulmuş bir kürsüden, geniş bir beton sığınakta konuşma yaptı. Fransa'nın balistik füze nükleer caydırıcılığına ev sahipliği yapan Breton denizaltı üssünde, ülkenin nükleer doktrininde bir nesildir yaşanan en önemli değişikliği duyurdu. Altı yıl önce de Avrupa‘ya Fransız nükleer şemsiyesi konusunda stratejik bir diyalog başlatma fırsatı sunmuştu. Ancak bu öneri, o dönem büyük bir sessizlikle karşılanmıştı.

* * * *
 

Macron bu defa çok daha ileri gitti.  "İleri caydırıcılık" yani “forward deterrence”adı altında yeni bir kavram ortaya koydu. Fransız korumasını "Avrupa‘nın derinliklerine" genişletmeyi teklif etti. Avrupa savunması için büyük bir adımı duyurdu.  Askeri analistlere bakıyorum. Yorumları şöyle; ‘Bu, stratejik diyalog, ortak tatbikatlar, destek misyonları ve nihayetinde Rafale savaş uçaklarının ve nükleer füzelerinin geçici olarak konuşlandırılması yoluyla seçilmiş ortak ülkeleri Fransa'nın nükleer koruması altına alma teklifidir.‘

* * * *
 

Fransız ve Alman medyasındaki haber ve yorumlar dikkatli okununca Fransa'nın ileriye dönük caydırıcılık girişiminde "kilit ortak" olarak Almanya‘nın öne çıktığı da anlaşılıyor.  Alman Şansölye doktrin ve strateji konusunda diyalog için bir Fransız-Alman nükleer yönlendirme grubunun kurulduğunu duyurdu. Alman kuvvetleri bu yılın sonlarında Fransız nükleer tatbikatlarına katılacak. Macron, stratejik diyaloğun Almanya’nın yanısıra Polonya, İsveç, Danimarka, Yunanistan, Belçika ve Hollanda ile başladığını da hatırlattı.

* * * *
 

Fransa, yaklaşık 300 savaş başlığıyla ABD, Rusya ve Çin’in ardından dünyanın dördüncü büyük nükleer cephaneliğine sahip. Bu savaş başlıkları, en az biri sürekli denizde olmak üzere dört denizaltıdan veya Rafale savaş uçaklarıyla konuşlandırılabilir. Fransa'nın savunma bütçesinin yaklaşık yüzde 13'ünü nükleer caydırıcılığını korumaya harcadığı söyleniyor. Fransız doktrini, bir düşmana "kabul edilemez hasar" verecek ve böylece Fransız topraklarına yönelik saldırıları caydıracak kadar silaha ihtiyaç duyduğunu savunuyor.

* * * *
 

Siyasi analistler, Charles de Gaulle'den bu yana Fransız cumhurbaşkanları, atom bombasının potansiyel kullanımını belirleyen "hayati çıkarlarına" her zaman "Avrupa boyutu"ndan bahsettiklerini hatırlatıyor. ‘Ancak bu hiçbir zaman doktrinde somutlaştırılmadı‘ diyorlar. Bunun gerekçesi olarak da Fransa'nın 'force de frappe'sinin yani ‘vurucu gücü’nün ‘bağımsızlığı’ gösteriliyor. Bu yüzden nükleer uzmanlar Macron'un teklifini Fransa açısından çığır açıcı olarak nitelendiriyor. Bu ne kadar gerçekleşebilir? O da ayrı bir soru.

* * * *

Financial Times ve Le Monde köşe yazarı Sylvie Kauffmann, Fransa’nın caydırıcılığın nasıl kullanılacağı konusunda ortak ülkelerin daha fazla söz sahibi olmak isteyeceğini hatırlatıyor. Bunun da pratikte yönetilmesi zor olabilecek bir çelişki yarattığını işaret ediyor. Zaten Macron da Île Longue Operasyon Üssü‘ndeki konuşmasında ‘Baştan açıkça belirtmek isterim ki, nihai kararın, planlamasının veya uygulanmasının paylaşımı söz konusu olmayacaktır. Anayasamıza göre, nükleer silah kullanma kararı tamamen Fransız halkına karşı sorumlu olan Cumhurbaşkanına aittir‘ diyordu.

* * * *

Macron’un teklifi Avrupa’nın savunması için bir adım ancak her halükarda, Fransa’nın nükleer kapasitesinin NATO'nun yerini alacak kadar güçlü olmadığı da bir gerçek.
Bu yüzden Macron‘un, Avrupa'daki ortaklarına Fransa'nın caydırıcılığının NATO'yu tamamlayıcı olacağını da hatırlatması da bunu gösteriyor. Analistler bunu Avrupa için "yedek mekanizma" olarak tanımlıyor. Askeri analistler de ‘Fransa 1966'da NATO'nun nükleer planlama grubunun dışında kalmayı tercih etti. Fransa'nın 2009'da NATO'nun askeri yapısına geri döndü ama nükleer alanda benzer bir şey olmadı. Fransız nükleer doktrini NATO'nunkinden farklı‘ diyorlar.

* * * *

Ağustos 2024’e kadar ABD nükleer, uzay ve füze savunma stratejisinden sorumlu başkan Vipin Narang, "önümüzdeki yarım yüzyıl nükleer silahlar çağı olacak" demiş. Macron da Avrupa'nın savunması hakkında bir tartışmayı tetikledi. Ama Macron acaba Avrupa liderliğine dair kendi gündemini ve Fransa’nın Avrupa’da baskın askeri güç olmasını mı tetikliyor bilmiyoruz. Almanya'nın da devreye girmesi, bu konunun bir diğer dikkat çekici unsuru. Bakalım konu nasıl gelişecek.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *