Huzurevi fiyatları cep yakıyor
Yıllarca çalışıp prim ödeyerek emekli olan milyonlar için huzurevi, artık sadece bir güvenli yaşam alanı değil, ekonomik bir çıkmaz haline geldi. Ülke genelinde huzurevi ücretleri artarken, özellikle emekli maaşlarıyla kıyaslandığında bu artışın boyutu can yakıcı bir tablo ortaya koyuyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın son zam kararıyla birlikte huzurevi ücretleri büyük bir sıçrama yaşadı. Devlet huzurevlerinde daha önce binler seviyesinde olan ücretler, yeni tarife ile tek kişilik odada aylık yaklaşık 9.736 TL – 11.087 TL civarına yükseldiği bildirildi; bu bile birçok emekli için ulaşılması güç bir rakam olarak yorumlanıyor.
Özel huzurevlerinde durum daha da vahim: 2025 yılı itibarıyla özel bakım evlerinde aylık ücretler 9.835 TL’den başlayıp 78.975 TL’ye kadar çıkabiliyor, lüks ve kapsamlı hizmet sunan tesislerde bu rakamlar emekli bütçesinin çok üstüne çıkıyor.
Bunun dışında belediyelere ait huzurevlerinde de benzer yükselişler var: örneğin Bursa Büyükşehir Belediyesi 2025 tarifesine göre tek kişilik oda aylık yaklaşık 10.935 TL, iki kişilik oda yaklaşık 5.810 TL ve üç kişilik oda yaklaşık 4.950 TL olarak belirlendi.
Emekli maaşlarının ortalama seviyelerinde olduğu günümüzde düşük gelirli emeklinin aylığı 20 bin TL olurken huzurevi ücretlerinin bu denli yükselmesi, “huzur” arayışını neredeyse imkânsız kılıyor. Devlet destekli hizmetler düşük gelirli yaşlılar için hâlâ var olsa da bunun kapsamı ve yeterliliği tartışılır durumda.
Bu yüksek fiyatlar, birçok yaşlının ya yakın akrabalarının bakımına mecbur bırakılmasına, ya da hijyen ve sağlık standartlarının düşük olduğu ucuz otellerde yaşam mücadelesi vermesine yol açıyor. Birçok emekli, ne yazık ki huzurevlerini “lüks” olarak nitelendiriyor; çünkü maaşın büyük bir kısmı, sadece barınma ücretine gitmek zorunda kalınıyor.
Sonuç olarak huzurevleri, emekliler için ödenebilir bir hak olmaktan çıkıp mali bir yük haline gelirken, toplumsal bir sorun olarak daha yüksek sesle tartışılması gerekiyor. Emeklilerimizin huzurlu bir yaşam sürmesi, sadece çalıştıkları dönemde borçlarına borç katmakla değil, yaşlanınca da ekonomik olarak korunmakla mümkün olabilir.