Karneden silinen değerler
Okullarda verilen karneler, yalnızca ders notlarının sıralandığı bir belge değildir. Bir karne, aynı zamanda bir ülkenin çocuklarına neyi öğrettiğinin, hangi değerleri önemseyip hangilerini geri plana ittiğinin de sessiz bir göstergesidir. İşte tam da bu nedenle, karnelerden Atatürk ve Türk bayrağının çıkarılması meselesi, basit bir “tasarım değişikliği” olarak geçiştirilemeyecek kadar derin ve düşündürücü bir adımdır.
Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve bu ülkenin bağımsızlığının simgesi olan ay-yıldızlı bayrak, yıllardır okul duvarlarında, sınıflarda, tören alanlarında ve elbette karnelerde yer aldı. Çünkü eğitim, sadece matematik, fen ya da dil öğretmekle sınırlı değildir; eğitim aynı zamanda ortak bir tarih, ortak bir hafıza ve ortak bir aidiyet duygusu inşa eder. Atatürk ve bayrak da bu ortak hafızanın en güçlü sembolleridir.
Karnelerden bu sembollerin çıkarılması, “önemsiz bir detay” olarak sunulsa da toplumda ciddi bir karşılık bulmasının nedeni tam olarak budur. İnsanlar, çocuklarının eline verilen bir belgeden Cumhuriyet’in temel değerlerinin sessizce çekilip alınmasını sorguluyor. Çünkü bu ülkede Atatürk, herhangi bir tarih figürü değil; bağımsızlığın, çağdaşlaşmanın ve ulusal egemenliğin adıdır. Bayrak ise sadece bir kumaş parçası değil; uğruna can verilmiş bir mücadelenin sembolüdür.
Bu karar, eğitimde “değerler” konusunun ne kadar geri plana itildiğini de gözler önüne seriyor. Çocuklara hangi değerleri aktardığımız, en az hangi dersleri verdiğimiz kadar önemlidir. Karneden Atatürk’ü ve bayrağı çıkardığınızda, çocukların hayatından bir sembolü değil, bir bilinci eksiltmiş olursunuz. Üstelik bu eksiltme, fark ettirmeden, sessiz sedasız yapıldığı için daha da tehlikelidir.
Toplumun geniş kesimlerinden gelen tepkiler, meselenin ideolojik bir tartışmanın ötesinde, vicdani bir rahatsızlık olduğunu gösteriyor. Çünkü Atatürk ve bayrak, bu ülkede farklı görüşlerden insanları ortak bir zeminde buluşturan nadir değerlerdendir. Eğitimin bu ortak zemini güçlendirmesi gerekirken, zayıflatması kabul edilebilir değildir.
Unutmamak gerekir ki; bir ülkenin geleceği, sınıflarda yetişir. O sınıflarda çocukların zihinlerine kazınan semboller, yarının toplumunu şekillendirir. Karnelerden Atatürk’ü ve bayrağı çıkarmak, belki kağıt üzerinde küçük bir değişikliktir ama zihniyet dünyasında büyük bir boşluk yaratır.
Eğitimde yapılması gereken, Cumhuriyet değerlerini görünmez kılmak değil; tam tersine, çocuklara bu değerlerin anlamını daha güçlü ve bilinçli bir şekilde anlatmaktır. Çünkü Atatürk’süz ve bayraksız bir eğitim anlayışı, bu ülkenin geçmişiyle bağını zayıflatır; geçmişiyle bağını koparan bir toplumun ise geleceği sağlam olmaz.