Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Ara

Demokrasi yalanıyla...

YAYINLAMA:
Demokrasi yalanıyla...

Evet bu yalanla gelenler, arkalarında koca bir enkaz bırakırlar...
Tarih bize bir şeyi defalarca öğretti:
Bir ülkeye “demokrasi getireceğiz”, “refah sağlayacağız”, “insan hakları için geliyoruz” denilerek giriliyorsa; bilin ki amaç o ülkeyi kalkındırmak değil, sömürmektir.
Bu gerçeği en ağır bedellerle yaşayan milletlerden biri de biziz.
Mondros’tan Sonra Başlayan Büyük Yalan
I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti’ne gelenler, ellerinde silah kadar süslü cümleler taşıyordu.
İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan; “düzen kuracağız, medeniyet getireceğiz” diyerek Anadolu’ya çöktü.
Ama gelen ne refahtı ne de barıştı.
Gelen işgaldi, yoksulluktu, parçalanmaydı.
Ve işte tam o noktada, tarih sahnesine yalnızca bir komutan değil, bir milletin kaderini değiştiren bir lider çıktı:

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Osmanlı’nın küllerinden, umutsuzluğun ortasından bir millet çıkardı.
Sadece cephede değil, zihniyetle savaştı.
Çünkü Atatürk şunu çok iyi biliyordu:
Emperyalizm önce silahla gelir, başaramazsa fikirle gelir.
Kurtuluş Savaşı;
yalnızca Yunan’a, İngiliz’e, Fransız’a karşı değil,
“Bunlar olmadan yaşayamayız” diyen zihniyete karşı da verilmiş bir savaştı.
Ve kazanan, boyun eğmeyen bir millet oldu.
Dün Osmanlı’ya, Bugün Irak’a
Aradan yüz yıl geçti.
Sözler aynı, aktörler büyük, sonuç yine felaket.

Irak…
“Demokrasi getireceğiz” dediler.
Milyonlarca insan öldü.
Bir devlet çöktü, mezhep savaşları başladı.

Afganistan…
20 yıl “özgürlük” dediler.
Geriye yoksulluk, uyuşturucu ve çaresizlik kaldı.

Suriye…
“İnsan hakları” bahanesiyle girildi.
Bir ülke harabeye döndü, milyonlarca insan mülteci oldu.
Soruyorum açıkça:
Hangisine demokrasi geldi?
Hangisi refaha kavuştu?
Cevap acı ama net: Hiçbiri.
Çünkü emperyalizm, girdiği yere okul değil;
enkaz bırakır.
Silahla Olmazsa Darbeyle
Emperyalizm bazen asker gönderir,
bazen ekonomiyle boğar,
bazen de içeriden vurur.
15 Temmuz 2016, bunun en karanlık örneğidir.
Yıllarca “hizmet” denilen, “eğitim” denilen bir yapı;
bir gecede bu milletin üzerine silah doğrulttu.
Ama hesap yine tutmadı.
Çünkü bu millet,
Atatürk’ün mirasını sadece kitaplarda değil, damarlarında taşır.
O gece insanlar, tıpkı 1919’da olduğu gibi, “Ya istiklal ya ölüm” dedi. Artık emperyalizme boyun eğmeyeceğini ve onun maşası olanların darbelerini kabul etmeyeceğini açıkça ortaya koydu. 

Değişmeyen hakikat...
Osmanlı’ya “medeniyet” dediler, işgal ettiler.
Irak’a “demokrasi” dediler, parçaladılar.
Türkiye’ye “darbe” denediler, başaramadılar.
Çünkü bu toprakların bir hafızası var.
Ve o hafızanın adı:
Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

Son söz...
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD güçleri tarafından gerçekleştirilen operasyon ile eşi Cilia Flores ile beraber kaçırıldı ve ABD'de gözaltına alındı. Tüm dünyanın takip ettiği olay sonrası Yunanistan'da bir siyasetçi, alçak bir provokasyona imza attı. 
Yunanistan’da tanınan siyasetçi ve hukukçu Faílos Kránidiotis, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yapay zeka ile yapılmış bir fotoğrafını sosyal medya platformu X’te paylaşarak Türkiye’yi ve Erdoğan’ı hedef aldı.
Garip bir paylaşım, ama ülkemizdeki bazı kesimler bunu sosyal paylaşım sayfalarında ardı ardına paylaşmaya başladı. Kimisi Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı hedef aldıklarını düşünseler de aslında bu Türkiye Cumhuriyeti düşmanlığı. Lakin hadsiz Yunan siyasetçi de ve bu paylaşıma aklınca destek olurcasına paylaşımda bulunanlar da çok iyi biliyorlar ki; 
Oy versin, vermesin, bu millet ülkesinin Cumhurbaşkanına yapılacak darbenin önüne etten duvar olur bir anda... 
Bir ülkeye “seni kurtarmaya geldik” diyenler,
asla o ülkenin dostu değildir.
Bu millet bunu Çanakkale’de öğrendi.
Sakarya’da pekiştirdi.
15 Temmuz’da bir kez daha hatırlattı.
Ve dünyaya şunu ilan etti:
Bu millet ne demokrasi masalına kanar,
ne refah yalanına teslim olur.
Bağımsızlık, bu topraklarda hâlâ namustur...
Bugün bunu  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı en fazla eleştiren gazeteci yazarlar bile söylüyor ise varın gerisini siz hesap edin. 

Lakin yeni bir Dünya düzeni kurulmaya çalışılıyor. Bu düzende en önemli şeyin, savunma sanayisinin olduğunu er geç öğreneceğiz ama, bildiğimiz en önemli gerçek ise bu milletin kanında,  milli savunma olduğudur... 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *