Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Ara

Yangın bir doğal afet midir?

YAYINLAMA:
Yangın bir doğal afet midir?

Yangın doğrudan bir doğal afet değildir. Neden?

Bir olayın doğal afet olması için;

1. Kaynağının tamamen doğal süreçler kaynaklı olması, (Yıldırım düşmesi, volkanik aktiviteler, aşırı sıcaklık vb.)

2. Geniş ölçekli etki yaratması gerekir. (Deprem, fırtına, volkan patlaması vb.)

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli’ndeki parfüm fabrikasından çıkan yangın sebebiyle 7 vatandaşımız hayatını kaybetti. Vefat edenler arasında 18 yaş altında üç çocuk işçi var. Felaket nedeni ile ilgili hazırlanan ön rapor sonucunda yangının çıkış nedeni olarak alkolün kazana aktarımı sırasında elektriksel kontak kaynaklı ya da statik bir elektrik boşalma sebebiyle oluşan bir tutuşma olduğu belirlendi. Bu noktada fabrikanın iş güvenliğinin yetersiz olduğu konusunda soru işaretleri doğdu.

Dolayısıyla 7 hayat, onların hayalleri, aileleri “doğal olmayan” bir felaketin kurbanı oldular. Her olayı kadere bağlamak olayı meşrulaştırmaz. Doğal afette insanlar istemeden risk bölgesine girer.

Burada işçiler, ekmek parası kazansın diye, kimyasal buharların içinde çalışmak zorunda bırakıldı.

Yangın çıktığında kaçamadılarsa bunun nedeni deprem şiddetindeki bir doğa olayı değildi; kilitli kapılar, dar koridorlar, eğitimsiz personeldi.

Açıkçası haberi okuduğumda ilk düşündüğüm şey “Bu yangın nasıl çıktı?” olmadı. biliyorum ki bu tür felaketlerin çoğu, çıkmadan önce defalarca uyarı verir. Asıl soru “Bu kadar açık ihmal varken neden kimse dur demedi?” olmalı.

Parfüm ve kozmetik üretimi, doğası gereği yüksek yanıcılık içeren kimyasallarla yapılır: etil alkol, çözücüler, uçucu esanslar… Bunlar kontrollü bir üretim hattında bile risklidir; bırakın küçük, sıkışık, havalandırması yetersiz bir fabrika ortamını... Kocaeli’ndeki yangında da tablo buydu: Yetersiz havalandırma, kapalı devre olmayan karışım istasyonları, solvent buharlarının biriktiği dar hacimler ve muhtemelen kıvılcım üreten bir ekipman veya statik elektrik. Sonuç kaçınılmazdı. Mevzuat açıkça “Alevlenebilir buharların birikebileceği tüm alanlarda patlamaya dayanıklı ekipman kullanılmalı” derken bu fabrikanın hâlâ standart dışı düzeneklerle çalışması, başka bir deyişle, ateşle barutun aynı odaya kapatılması gibiydi.

Bir diğer kritik nokta, acil çıkışların kapalı veya yetersiz olması. Yangın büyüdükten sonra içerideki işçilerin kaçamadığı, yoğun dumanın alanı çok hızlı doldurduğu konuşuluyor. Bu, mimari planlamanın ve iş güvenliği kültürünün ne kadar zayıf olduğunu açıkça gösteriyor. Bir fabrikada yangın çıkabilir; bu risk sıfırlanamaz. Ama insanların dışarı çıkamaması, tamamen insan kusurudur. Kapıların kilitli tutulması, malzeme depolarının kaçış koridorlarına taşması, acil çıkış tabelalarının bile doğru konumlandırılmaması maalesef sık gördüğümüz şeyler.

Bu felaketin en acı tarafı, içeride çalışanların çoğunun düşük ücretli, kayıt dışı ya da taşeron işçiler olduğu gerçeği. Böyle yerlerde “eğitim” kelimesi sadece kağıt üstünde yer bulur. Kimse bu insanlara alkol buharının ne kadar çabuk tutuştuğunu, statik elektrik boşalmasının bile yangın başlatabileceğini anlatmaz. Çalışan “burası zaten böyle” diye kabullenir; patron “iş durmasın” diye ses çıkarmaz; denetim ise ya gelmez ya da geldiğinde yüzeysel bakar.

Yangından sonra bazı yetkililerin “kader” sözcüklerine sığınması ise ayrı bir problem. Hayır, bu bir kader değildir. Bu, ihmalin, görmezden gelmenin ve cezasızlığın bir sonucudur. Aynı zincir başka fabrikalarda da, depolarda da, atölyelerde de mevcut. Havalandırması olmayan kimyasal depolar, boşaltılamayan yangın tüpleri, test edilmeyen sprinklerler… Bunların hepsi “zamanı gelince” patlayacak birer bomba.

Güvenlik, işletme kültüründe başlar. Eğer fabrika yöneticileri üretim hızını işçinin canından daha değerli görüyorsa, siz dünyanın en iyi projesini çizseniz bile sonuç değişmez.

Yangının dumanı dağıldı ama geriye kalan sorular hâlâ ortada: Kim önlemedi? Kim denetlemedi? Kim göz yumdu?

Bu sorulara dürüst bir yanıt verilmedikçe, bu ülkenin sanayii de, mimarisi de, vicdanı da yangından çıkmış sayılmaz.

Bu yangın:

• Ne depremdir,

• Ne yıldırım düşmesidir,

• Ne sel baskınıdır.

Bu yangın tasarım hatası, işletme ihmali, denetim zafiyeti ve risk kültürünün yokluğunun birleşimidir.

Yani “doğa” değil, “insan” yaptı.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *