SAVAŞ ATAK
Metin Külünk, dünyada yeni bir güç dengesi kurulduğunu belirterek, Türkiye’nin bu süreçte güçlü devlet aklı ve stratejik liderlikle hareket etmek zorunda olduğunu ifade etti. Küresel sistemin yeniden şekillendiğini söyleyen Külünk, Türkiye’nin bu yeni denklemde edilgen değil, oyun kurucu bir pozisyonda bulunmasının hayati önem taşıdığını kaydetti. Külünk, “Dünya çok sert bir kırılma döneminden geçiyor. Uluslararası dengeler yeniden kuruluyor. Böyle bir süreçte Türkiye’nin çıkarlarını koruyacak güçlü bir siyasi iradeye ve stratejik bakışa ihtiyaç vardır” dedi.
Sokak siyasetten daha ileride
Toplumun yaşanan gelişmeleri siyaset kurumundan daha hızlı okuduğunu ifade eden Metin Külünk, vatandaşın ferasetinin küçümsenmemesi gerektiğini belirtti. Özellikle ekonomik baskılar, küresel krizler, bölgesel tehditler ve güvenlik politikaları konusunda halkın ciddi bir bilinç geliştirdiğini vurgulayan Külünk, sokaktaki vatandaşın Türkiye’nin stratejik önemini çok net gördüğünü söyledi.
Külünk, “Sokağın basireti ve feraseti çok yüksektir. Sokak bugün siyasetin önünde gidiyor. İnsanlar dünyada olup biteni görüyor ve Türkiye’nin nasıl bir kuşatma altında olduğunu hissediyor” ifadelerini kullandı.
Muhalefetin paradigması yok
Muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulunan Metin Külünk, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu küresel riskler karşısında muhalefetin ortaya koyduğu net bir devlet perspektifi bulunmadığını savundu. Külünk, özellikle dış politika, savunma, enerji ve jeopolitik meselelerde muhalefetin bütünlüklü bir vizyon ortaya koyamadığını söyledi. Külünk, “Türk siyaseti bugün en büyük talihsizliğini çapsız bir muhalefetle yaşıyor. Dünyadaki yeni güç dengelerinde Türkiye’nin nerede durması gerektiğine dair ortaya konmuş ciddi bir paradigma göremiyoruz” dedi.
Siyaset bütün olarak değerlendirilmeli
Yerel seçimlerin ardından yaptığı açıklamaların bazı çevreler tarafından farklı yorumlandığını belirten Metin Külünk, siyasette kullanılan ifadelerin bağlamından koparılarak değerlendirilmesinin Türkiye’ye zarar verdiğini ifade etti. Külünk, “Bizde maalesef cümlelerin bütünlüğünü değerlendirmek yerine parçalı analiz yöntemi tercih ediliyor. Oysa siyasetçinin ne söylediği kadar hangi bağlamda söylediği de önemlidir. Maksat Türkiye’nin lehine ortak akıl üretmek olmalıdır” şeklinde konuştu.
Akıl yoluyla devam etmek zorunda
Küresel gelişmelerin Türkiye açısından yeni tehditler ve fırsatlar barındırdığını söyleyen Metin Külünk, önümüzdeki dönemde milli birlik, güçlü liderlik ve devlet refleksinin daha fazla önem kazanacağını belirtti. Külünk, Türkiye’nin tarihi bir eşikte bulunduğunu ifade ederek, “Bundan sonraki süreçte kişisel hesaplar değil, devlet aklı öne çıkmalıdır. Türkiye içeride güçlü, dışarıda kararlı olmak zorundadır” değerlendirmesinde bulundu