İstanbul’un Galata Kulesi, İstiklal Caddesi gibi simgesel yapılarını da içine alan bölge, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini yılın her dönemi, günün her saati kendine çekiyor. İstanbul konumu nedeniyle birçok medeniyetten izlere sahip. Beyoğlu bölgesi de İstanbul’un bu özelliğinden bolca nasibini almış, çok kültürlü yapısı ve köklü geçmişiyle keşfedilecek birçok şeyi içinde barındırıyor.
İstiklal Caddesi
İstiklal Caddesi, Taksim’in kalbi. 24 saat hareketli bir caddedir. Cadde boyunca sağlı sollu konumlanan birçok dükkan, tarihi bina, kafe, sinema, pasaj, kilise, sanat galerisi bulunuyor. Tarihi Nostaljik Taksim Tramvayı da Taksim Meydanı’ndan Şişhane’ye kadar uzanan bu caddede seferlerini yapıyor. İstiklal Caddesi’nde boydan boya seyir keyfi için siz de Nostaljik Taksim Tramvayına mutlaka binin.
Saint Antoine Kilisesi
İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Saint Antoine Kilisesi İstanbul’daki en büyük ve en geniş Hristiyan cemaatine sahip olan Katolik kilisesi. 1725 yılında İstanbul’daki İtalyan topluluğu tarafından inşa edilen asıl St. Anthony of Padua Kilisesi yıkılmış ancak yerine St. Antoine Kilisesi ve binaları 1912’de yeniden inşa edilmiş. Mimari yapısıyla da çok ilgi çekici olan kilise İtalyan Mimar Giulio Mongeri tarafından Neogotik bir tarzda tasarlanmış.
Avrupa Pasajı
1874 yılında Ohing tarafından Mimar Pulgher’e yaptırılan Avrupa Pasajı iç kısmında yer alan aynalardan dolayı Aynalı Pasaj olarak da bilinir. İstiklal Caddesi üzerindeki en eski pasajlardan biri olan Avrupa Pasajı’nın tarihi dokusunda bulunan hediyelik eşya dükkanlarından, antikacılardan, takıcılardan kendinize veya sevdiklerine küçük hediyeler alabilirsiniz.
Çiçek Pasajı
Adını daha önce burada çiçekçi dükkanları bulunduğu için ‘Çiçek Pasajı’ denmiş ancak şu an sadece isminde ‘çiçek’ bulunuyor. Tarihi bir pasaj olan Çiçek Pasajı birçok restoran ve kafeye ev sahipliği yapıyor. Tarihi bir atmosferde keyifle yemek yiyebileceğiniz bir yer arıyorsanız Çiçek Pasajı’nda bulunan yemek mekanları iyi bir tercih olacaktır.
Suriye Pasajı
1901-1908 yılları arasında bağımsız üç apartman olarak inşa edilmiş ancak daha sonra birbirine köprülerle bağlanmış Beyoğlu’nun en eski ve en büyük pasajlarından.Suriye Pasajı farklı kültürlere (Suriye, Mısır ve Türkiye) mensup şahsiyetlerin ortak mülkiyeti olduğu için 1995 yılında Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 1. derecede tarihi eser olarak tescil edildi. Günümüzde pasajda dericiler, kahvehaneler, restoranlar var. Dizi ve filmlerde kullanılan ikinci el kostümcülerin de bulunduğu geniş bir pasaj.
Botter Apartmanı
Son zamanlarda en çok sözü edilen restore edilmiş yapılardan biri olan Botter Apartmanı, Beyoğlu’nda yeni bir kültür ve sanat mekanı olarak açıldı. 15 Mayıs 2023 yılında “Casa Botter Sanat ve Tasarım Merkezi” olarak ziyaretçilerine kapılarını açan Botter Apartmanı’nın hikayesi ise 1900’lü yıllara dayanıyor. Bu yapı Modacı Jean Botter için yaptırılmış. Modacı Jean Botter aynı zamanda II. Abdülhamit’in terzisiydi. Jean Botter bu yapıyı hem moda evi hem de kendi ailesiyle yaşadığı bir ev olarak kullanmıştır. Botter Apartmanı Türkiye’deki ilk moda evi olma özelliğine sahiptir.
Nevizade Sokak
İstanbul’un en ünlü meyhane sokağı olan Nevizade lezzetli meze ve rakı deneyimi yaşamak için mükemmel bir yer. Onlarca alternatif restoran olan sokakta sabaha kadar süren eğlenceli sofralarda sevdiklerinizle buluşabilirsiniz.
Galata Mevlevihanesi
Mevlevilik geleneği hakkında bilgi edinebileceğiniz ve sema gösterileri izleyebileceğiniz bir yer olan Galata Mevlevihanesi İstanbul’un en eski Mevlevihanesi. 1491 yılında İskender Paşa’nın isteğiyle yaptırılmış.
Galata Kulesi
Galata Kulesi İstanbul’un simgelerinin başında gelir. İstanbul’un panoramik manzarasını sunar. Galata Kulesi özellikle denizcilerin İstanbul’u görmeleri ve gemileri izlemeleri için gözlem noktası olarak kullanılmış. Tarih boyunca Galata Kulesi, yangınlar, depremler ve savaşlar gibi çeşitli olaylar nedeniyle hasar görmüş ve onarımlar geçirmiş. 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirildikten sonra kule bir süre hapishane olarak da kullanıldı. Daha sonra savunma amaçlı önemini yitirmiş ve farklı zamanlarda örnek astronomi gözlemleri, yangın gözetleme ve deniz değerleri gibi amaçlar için kullanılmıştır. Evliya Çelebi’nin Seyahatname ’sinde yazdığına göre Hezarfen Ahmed Çelebi 1632 yılında kuş kanadına benzeyen bir uçuş takımıyla kendini Galata Kulesi’nden boşluğa bırakıp İstanbul Boğazı’nı geçip Üsküdar’da Doğancılar’a inerek kıtalar arası ilk uçuşu gerçekleştirmiş.
Kamondo Merdivenleri
19. yüzyıldan kalma Kamondo Merdivenleri özgün ve estetik yapısıyla Karaköy’ün simgesel noktalarından. Galata Kulesi’nin hemen yanında yer alan merdivenler Galata meydanını Bankalar Caddesi’ne bağlar. Kamondo Merdivenleri bu bölgede yaşayan en banker ailelerden biri olan Kamondo Ailesi adına yaptırılmış.
Abraham Salomon Kamondo tarafından Avusturya Lisesi’nde okuyan torunları yokuşlu yoldan daha rahat yürüyebilsinler diye yaptırıldığı söyleniyor. Günümüzde Beyoğlu bölgesinin en popüler turistik noktalarından biri olan Kamondo Merdivenleri hem fotoğraf çekimleri hem de dizi/film sahnelerinde çokça kullanılıyor.
Orhan Pamuk Müze Evi
Orhan Pamuk’un Müze Evi Cihangir’dedir. Orhan Pamuk’un ‘Masumiyet Müzesi’ isimli romanındaki hikayeyi ve karakterleri temsil ediyor. Bu romanı okuduysanız bir de yaşamak için mutlaka Masumiyet Müzesi’ni ziyaret etmenizi de öneririz. 1950-2000 yılları arası İstanbul hayatını anlatan bu romanda geçen nesneler ve karakterlere ait eşyalar sizi eski zamanlara ışınlayacak.
Orhan Kemal Müzesi
Cihangir’de bulunan Orhan Kemal Müzesi büyük üstadın anısını yaşatmak amacıyla kurulmuş. Müzede Orhan Kemal’e ait fotoğraflar, kitaplarının ilk baskıları, özel eşyaları ve mektupları sergileniyor. Orhan Kemal’in ailesi binayı 1997 yılında satın almış, müze 2000 yılında açılmış. Müzede bulunan fotoğrafların çoğunu Ara Güler’in çektiği fotoğraflar. Küçük bir müze olan Orhan Kemal müzesi barındırdığı eserler bakımından çok değerli.