Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Az bulutlu
18°
Ara

İmar planı askıya çıktı, peki vatandaş ne anlıyor?

YAYINLAMA:
İmar planı askıya çıktı, peki vatandaş ne anlıyor?

“İmar planı askıya çıktı.”
Mimarlar, şehir plancıları, müteahhitler ve gayrimenkul sektöründe çalışanlar için oldukça tanıdık bir cümle, öyle değil mi?
Peki aynı cümleyi mahallesinde otuz yıldır yaşayan bir vatandaşa söylediğimizde ne anlama geliyor?
Bu hafta Beykoz’da Rüzgarlıbahçe ve Çubuklu mahallelerinin bir bölümünü ilgilendiren 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planlarındaki değişiklikler yeniden askıya çıktı. Yine Beykoz’da Riva ve çevresindeki beş mahalleyi kapsayan yaklaşık 650 hektarlık alandaki plan değişiklikleri de birkaç gün önce askıya çıkarılmıştı.
Haberlerde bunları çokça okuyoruz.
Ama şöyle bir gerçek var; 1/5000, 1/1000, plan notu, askı itirazı, emsal, fonksiyon değişikliği… gibi kavramların çoğu vatandaş açısından başka bir dil gibi.
Oysa imar planı dediğimiz şey teknik bir çizimden ibaret gibi görünse de son derece gündelik bir mesele… Çünkü imar planı bir uzmanlık belgesi olsa da sonuçları yalnızca uzmanları ilgilendirmez.
Evinizin yanındaki boş arazi yarın park mı olacak, konut mu? Sokağınız genişleyecek mi? Önünüzdeki parsele ne yapılabilecek? Bölgenin yapı yoğunluğu artacak mı? Bir arsanın okul, yol veya yeşil alan olarak ayrılıp ayrılmadığı…
Bütün bunların cevabı büyük ölçüde o karmaşık görünen paftaların içinde.
Çok basitleştirerek anlatırsak 1/5000 ölçekli nazım imar planı bize bir bölgenin büyük resmini gösterir. Neresi konut, neresi ticaret, neresi yeşil alan olacak; ana ulaşım kararları ve genel yapılaşma çerçevesi burada şekillenir.
1/1000 ölçekli uygulama imar planına geçtiğimizde ise kamera biraz daha yaklaşır. Yollar, yapı adaları, kullanım kararları ve uygulamaya esas detaylar daha belirgin hale gelir.
Onaylanan bir imar planı askıya çıktığında, plan belirli bir süre kamuoyunun incelemesine açılır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, askıya çıkan planlara askı tarihinden itibaren 30 gün içinde itiraz edilebildiğini belirtiyor.
Otuz gün…
Büyük ölçekte kısa ama bir mülkiyet hakkı açısından oldukça önemli bir süre.
Ancak bir planı internet sitesinde yayımlamak ile vatandaşın o planı anlayabilmesi ne yazık ki aynı şey olmuyor. 
Önünüze renklerle, çizgilerle, lejantlarla ve onlarca plan notuyla dolu bir pafta koyduğumuzda, mesleğin içinde olmayan birinin kendi evini ilgilendiren değişikliği fark etmesini beklemek ne kadar gerçekçi?
Bu nedenle bana göre şehirlerin yalnızca planlama şeffaflığına değil, planlama tercümesine de ihtiyacı var.
Askıya çıkan her önemli plan için vatandaşın anlayabileceği bir sayfalık özet neden olmasın?
“Bu planla ne değişiyor?”
“Eski durumda ne vardı, yeni durumda ne var?”
“Vatandaş nereden kontrol edebilir ve itiraz edecekse nereye başvurabilir?”
Aslında teknoloji bunun için büyük bir fırsat. İBB’nin Askı Plan sisteminde mahalle bazında SMS bilgilendirmesi yapılabiliyor. Vatandaş, takip ettiği mahallede yeni bir plan askıya çıktığında haberdar olabiliyor.
Bu iyi bir başlangıç.
Ama haberdar olmanın bir sonraki adımı anlayabilmek, itiraz edebilmenin ilk adımı da yine bu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *