İstanbul'da trafiğin sonu gelmiyor
Trafik artık kabullendiğimiz, sitem etsek de kaçamayacağımızı bildiğimiz bir hal aldı İstanbul’da. Trafiğin bu denli büyük bir soruna dönüşmesinin birçok sebebi var. Kontrolsüz nüfus artışı, plansız kent yapılaşması, sürekli artan araç sayısı, toplu taşıma sistemlerinin yetersiz kalması ilk akla gelen nedenler…
İstanbul hem jeopolitik konumuyla hem ekonomik gücüyle her zaman çekici bir şehir oldu ve bugün artık bölgesel boyutta bir megakent. TÜİK 2025 verilerine göre İstanbul tek başına Türkiye ekonomisinin %29,2’sini oluşturuyor. Ayrıca İstanbul 16 milyonluk nüfusuyla Avrupa’nın en kalabalık kenti unvanını da taşıyor. Böyle bir şehrin trafik sorunu yaşaması kaçınılmaz, ancak İstanbul artık bu yükü kaldıramadığının sinyallerini de veriyor.
İstanbul’da ulaşımı çileli hale getiren trafik sadece yüksek nüfus ile açıklanamaz. İstanbul’da uzun yıllara dayanan bir yanlışın da etkisi var: plansız kent yapılaşması. Şehrin silüetine, tarihi ruhuna uymayan yapılar ve demiryollarından 50’lerden sonra vazgeçilmesi İstanbul’a dönülmez zararlar verdi. 50’lerden bugünlere atılan yanlış adımların ardı arkası kesilmedi. Nitekim 2017’de bu konuda bir itiraf Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelmişti: “İstanbul müstesna bir şehir ama biz kıymetini bilemedik, ihanet ettik. Ben de bundan sorumluyum.”
Trafik sorununu kamçılayan bir başka etken ise toplu taşımanın yetersizliği. Toplu taşımanın konforsuzluğu ve aksaklıkları İstanbulluları ya otomobil ya da motosiklet kullanmaya itiyor. Bu durum trafiği kitlemekle kalmayıp otopark yetersizliği yüzünden kaldırımları dahi işgal edilen, yayaların bile yürüyemediği bir şehir görüntüsü ortaya koyuyor.
İstanbul’da durum kaotik görünüyor ancak çözümsüz değil. Çözüm; İstanbul’u otomobil odaklı şehir planlamasından kurtarıp demiryolu ağlarını, konforlu toplu taşımayı merkeze alan bir kentleşme anlayışına geçmekte yatıyor. Yetkililerin yurttaş odaklı bir şehir planlaması yapması gerekiyor. Çünkü tarihi ve ruhuyla hepimizin göz bebeği İstanbul da İstanbullular da daha iyisini hak ediyor.