Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
23°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

Matematikte başarılı bir isim

Matematik eğitimi alanındaki akademik çalışmaları, öğretmenlikteki uzun yıllara dayanan deneyimi, bilimsel üretkenliği ve sosyal sorumluluk anlayışıyla dikkat çeken Dr. Gülden Dönmez, eğitim alanında çalışmalarını sürdürüyor

1978 yılında Yalova’da doğan Dönmez, eğitim hayatına doğduğu şehirde başladı. Marmara Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun olduktan sonra aynı üniversitede Matematik Eğitimi alanında yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Akademik gelişimini yalnızca kendi alanıyla sınırlamayan başarılı eğitimci, 2024 yılında Psikoloji lisans eğitimini de tamamlayarak eğitim bilimlerine farklı disiplinlerden bakabilme yetkinliğini güçlendirdi. Uzun yıllardır matematik öğretmeni olarak görev yapan Dönmez, bunun yanı sıra akademik alanda da çalışmalar yürüttü. Özellikle pedagojik alan bilgisi, öğrenmeyi öğrenme ve matematik eğitimi üzerine gerçekleştirdiği bilimsel araştırmalarla ulusal ve uluslararası yayınlarda yer aldı. Makaleleri, bildirileri ve akademik çalışmalarıyla eğitim alanındaki bilgi birikimine katkı sunmayı sürdürürken, öğrenmeye ve kendini geliştirmeye verdiği önemle de örnek bir eğitimci profili ortaya koyuyor.
Mesleki yaşamının yanı sıra sosyal sorumluluk çalışmalarına da gönül veren Dr. Gülden Dönmez, geçmiş yıllarda Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Yalova Şubesi'nin kurucu başkanlığını üstlendi ve iki dönem boyunca başkanlık görevini yürüttü. Aynı dönemde çeşitli yazılarıyla kamuoyuna da katkı sundu.

Yoğun bir çalışma temposu

Yoğun çalışma temposuna rağmen seyahat etmeyi ve kitap okumayı ihmal etmeyen Dönmez, farklı kültürleri tanımanın ve sürekli öğrenmenin hem mesleki hem de kişisel gelişimi beslediğine inanıyor. Bilgiyi yaşamla buluşturan yaklaşımı, çok yönlü birikimi, yenilikçi eğitim anlayışı ve öğrencileri merkeze alan çalışma tarzıyla öne çıkan Dönmez; güçlü iletişim becerisi, pozitif enerjisi, vizyoner bakış açısı ve samimi duruşuyla dikkat çekiyor. Eğitimi yalnızca bilgi aktarma süreci olarak görmeyen başarılı akademisyen, bireylerin düşünme, sorgulama ve öğrenme becerilerini geliştirmeyi amaçlayan çalışmalarıyla eğitim alanına katkı sunmaya devam ediyor. Mesleğine duyduğu tutkuyu bilimsel üretimle birleştiren Dr. Gülden Dönmez, üretmeye, öğrenmeye ve ilham vermeye aynı heyecanla devam ediyor.

Palmera Tropikal'de değişmin mimarı

Türkiye'nin tropikal meyve sektöründe yükselen markalarından Palmera Tropikal, kısa sürede elde ettiği büyüme başarısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. 2025 yılının Temmuz ayında kurulan, aynı yıl Kasım ayında faaliyetlerine başlayan şirket, Güney Amerika ülkelerinden gerçekleştirdiği tropikal meyve tedarikini yerinde tarım stratejisiyle buluşturarak sektörde güçlü bir konuma ulaştı

Bu yükselişin en önemli yapı taşlarından biri ise Haziran ayında şirkete Satış Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılan deneyimli yönetici Metin Canpolat oldu. Yaklaşık 23 yıllık hızlı tüketim ürünleri (FMCG) sektöründeki kariyeri boyunca Philip Morris, Imperial Tobacco ve Danone gibi uluslararası şirketlerde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Canpolat, satış yönetimi, organizasyonel gelişim ve stratejik büyüme alanlarındaki deneyimini şimdi Palmera Tropikal'in geleceğine taşıyor. Göreve başlamasıyla birlikte şirketin değişim ve dönüşüm sürecine liderlik eden Canpolat, oluşturduğu yeni yol haritasıyla Palmera Tropikal'in büyüme ivmesini daha da güçlendirdi. Canpolat'ın öncülüğünde şirket, dijital altyapısını güçlendirecek yatırımlara hız verirken organizasyon yapısını yeniden şekillendirdi. Marka değerini artıracak projelerin yanı sıra saha ekiplerinin gelişimine yatırım yapılırken, yerel üreticilerle kurulan stratejik iş birlikleri sayesinde hem tropikal meyve tedariği hem de yerli meyvelerin ihracatı konusunda yeni hedefler belirlendi.

Geniş bir kadrosu var

Bugün 110 kişilik kadrosuyla faaliyet gösteren Palmera Tropikal, aylık 10 milyon dolarlık ciroya ulaşmayı başarırken Türkiye tropikal meyve pazarında yalnızca altı ay gibi kısa bir sürede ikinci firma konumuna yükseldi. Şirket, yüksek enflasyonun etkili olduğu zorlu ekonomik süreçte dahi yatırım yapmayı sürdürerek fırsat odaklı büyüme stratejisini başarıyla uyguluyor. Canpolat, sürdürülebilir büyümenin ancak insana, teknolojiye ve üreticiye yapılan yatırımlarla mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Palmera Tropikal'in yatırım hamleleri de hız kesmeden devam ediyor. Eylül ayı itibarıyla dried teknolojisiyle üretilen kurutulmuş tropikal meyveler ürün portföyüne eklenirken, uzun vadeli hedefler arasında donuk tropikal meyve üretimine yönelik fabrika yatırımı da bulunuyor. Yönetim Kurulu Başkanı Tekin Tulum ve İcra Kurulu Başkanı Davut Altunbaş'ın vizyonuyla şekillenen bu büyüme yolculuğunda Metin Canpolat'ın liderliği, Palmera Tropikal'i yalnızca bugünün değil, geleceğin de iddialı markalarından biri haline getirmeyi hedefliyor.

Mustafa Akıllı'dan güzel bir kitap

Türk edebiyatında tarihsel kurmaca alanına çarpıcı bir eser daha eklendi.  Araştırmacı yazar Mustafa Akıllı, “Bir Osmanlı Fantezisi” üçlemesinin ikinci kitabı olan DÜZTABAN ile okurları bu kez Osmanlı döneminin en karanlık ve en az konuşulan gerçeklerinden biriyle yüzleştiriyor

Telos Yayıncılık etiketiyle yayımlanan roman, yalnızca tarihsel bir anlatı değil; aynı zamanda insanlık tarihinin değişmeyen güç ilişkilerine, sömürü düzenine ve insanın insan üzerindeki tahakkümüne dair sert bir toplumsal hafıza metni niteliği taşıyor. Yıllar boyunca televizyon, reklam ve sinema sektöründe ulusal ve uluslararası projelerde yapımcı olarak görev alan Mustafa Akıllı, tarih alanındaki uzun soluklu araştırmalarını edebiyatla buluşturan, toplumsal şiddet, tarihsel travmalar ve insan hakları temalarını işleyen eserleriyle tanınan araştırmacı yazardır.
 Yazarın kendi ifadeleriyle: “Her kayıt, bir insanın hayatına aittir. Ve her satır, sessiz kalmış bir gerçeği yansıtır.” Akıllı, Osmanlı’daki “Esir Haneler” üzerinden kurduğu anlatıyla yalnızca geçmişi anlatmıyor; bugünün dünyasına da güçlü göndermeler yapıyor. Çocuk işçiliği, kadın sömürüsü, sistematik şiddet, insan ticareti ve toplumsal çürüme gibi evrensel meseleler roman boyunca metaforik bir dille yeniden sorgulanıyor. Romanın temelini oluşturan yapı, yalnızca kurmaca değil; yüzlerce arşiv kaydı, tarihsel belge ve dönemin tanıklıklarından beslenen kapsamlı bir araştırma sürecine dayanıyor. Romanın merkezinde “Nigâr” isimli genç bir köle kız bulunuyor. “Düztaban” olduğu için uğursuz sayılan Nigâr, toplumun dışladığı bir karakter olarak Esir Hane’nin içinde görünmezleşiyor; ancak tam da bu görünmezlik ona herkesin sakladığı gerçekleri görme fırsatı veriyor. Nigâr’ın sesiyle anlatılan hikâye, okuru yalnızca tarihsel bir mekâna değil; korku, aşağılanma, şiddet ve hayatta kalma mücadelesinin tam ortasına taşıyor. Yazar Mustafa Akıllı, karakterle ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Nigar, geçmişte yaşamış binlerce isimsiz insanın ortak sesi gibi. 

Keyifle okunacak bir roman

Onun hikâyesini yazarken sadece bir karakter değil, unutulmuş bir insanlık hâlini anlatmaya çalıştım.” Romanda geçen “Esir Hane”, yalnızca köle ticaretinin yapıldığı fiziksel bir alan değil; aynı zamanda yozlaşmış bir toplum düzeninin alegorik merkezi olarak kurgulanıyor. Kölelerin avluda açık artırmayla satıldığı, insanların bedenleri üzerinden fiyat biçildiği bu yapı; modern dünyanın görünmeyen sömürü biçimlerine de güçlü bir gönderme niteliği taşıyor. Bu yönüyle DÜZTABAN, yalnızca bir dönem romanı değil; insanlığın değişmeyen karanlığına tutulmuş edebi bir aynadır. Mustafa Akıllı’nın anlatım dili, tarihsel gerçekçilik ile büyülü gerçekçilik arasında gidip gelen özgün bir yapı kuruyor. Romanın sinematografik dili sayesinde sahneler adeta bir film sekansı gibi zihinde canlanıyor. Kimi zaman sert ve sarsıcı, kimi zaman grotesk, kimi zaman şiirsel, kimi zaman ise karanlık bir masal atmosferine dönüşen anlatı, okuru sürekli diken üstünde tutuyor. Bu yönüyle eser, klasik tarih romanlarından ayrılarak daha deneysel ve katmanlı bir okuma deneyimi sunuyor.

Nilüfer Kutlu ile haber!

Televizyon haberciliğinde yıllara yayılan deneyimi, güçlü ekran hâkimiyeti ve çok yönlü iletişim birikimiyle dikkat çeken TV100 Haber Spikeri Nilüfer Kutlu, mesleki başarısını sürekli geliştiren isimler arasında yer alıyor

Muhabirlikten editörlüğe, program sunuculuğundan ana haber spikerliğine uzanan kariyer yolculuğunda edindiği deneyimleri çağdaş habercilik anlayışıyla birleştiren Kutlu, ekranların güven veren yüzlerinden biri olarak öne çıkıyor. İletişim alanındaki eğitimini Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü'nde tamamlayan başarılı gazeteci, eğitim hayatı boyunca uluslararası deneyim de kazanarak Kodolanyi Janos University'de Radyo-Televizyon Gazeteciliği üzerine öğrenim gördü. Mesleki gelişimini yalnızca saha deneyimiyle sınırlamayan Nilüfer Kutlu, bugün Ekonomi ve Finans alanında yüksek lisans eğitimine devam ederek haberciliğini akademik bir bakış açısıyla da güçlendiriyor.

Önemli bir kadrosu var

Meslek hayatına program sunuculuğuyla başlayan Kutlu, dönemin TVA kanalında sinema, meslek ve müzik programlarını başarıyla sundu. Ardından Radyo A'da ana haber bültenlerini seslendiren başarılı isim, TV8'de muhabir olarak görev yaparak canlı yayınlar, özel dosyalar ve sıcak gelişmelerde aktif rol üstlendi. TV EM'de ekonomi haber muhabiri ve editörü olarak gerçekleştirdiği özel röportajlar ve sektör programlarıyla dikkat çeken Kutlu, 2016 yılında katıldığı Show TV'de yaklaşık yedi yıl boyunca İstanbul ve yurt haber editörlüğü yaptı. Ajans takibi, haber yazımı, editoryal süreçler ve zaman zaman üstlendiği spikerlik görevleriyle kanalın önemli haber kadrosunda yer aldı. 2024 yılından itibaren TV100 ekranlarında görev alan Nilüfer Kutlu, Gün Uyanıyor, Hafta Sonu Ana Haber ve farklı haber kuşaklarında izleyiciyle buluştu. Son olarak Hafta

 Sonu Haber Kuşağını başarıyla sunan Kutlu, etkili diksiyonu, doğal ekran dili ve güven veren sunumuyla izleyicilerin beğenisini kazanmaya devam ediyor. Gündemi yalnızca aktaran değil, doğru analiz eden ve izleyiciye anlaşılır şekilde sunan habercilik anlayışıyla fark oluşturan deneyimli spiker, mesleğine duyduğu saygıyı her yayınında hissettiriyor.

Deneyimli ve genç

Mesleki deneyiminin yanı sıra genç iletişimcilere verdiği destekle de öne çıkan Kutlu, farklı üniversitelerin iletişim fakültelerinde düzenlenen söyleşiler ve atölye çalışmalarında öğrencilerle buluşarak saha tecrübelerini yeni nesil gazetecilerle paylaşıyor. Bilgi ve deneyimini aktarmayı önemseyen başarılı gazeteci, iletişim dünyasına katkı sunmayı sürdürüyor. Kendine özgü çalışma disiplini, haber üretimindeki titiz yaklaşımı, güçlü iletişim becerisi, çok yönlü vizyonu, pozitif enerjisi ve ekran ışığıyla dikkat çeken Nilüfer Kutlu, haberciliğin değişen dinamiklerini yakından takip ederek kendini sürekli yeniliyor. Başarılı çalışmalarının bir yansıması olarak 25. Altın Başarı Ödülleri'nde "Yılın En İyi Kadın Haber Spikeri – Hafta Sonu Haber Kuşağı" ödülüne layık görülen Kutlu, mesleğine duyduğu bağlılık ve istikrarlı kariyer yolculuğuyla Türk televizyon haberciliğinin güçlü kadın temsilcileri arasında yer almaya devam ediyor.

Sinem Hatun Davut fark yaratıyor

Sinem Hatun Davut, medya dünyasında televizyon haberciliğinden yazılı basına, dijital platformlardan haber müdürlüğüne uzanan çok yönlü kariyeriyle dikkat çeken deneyimli bir gazeteci, haber spikeri ve program sunucusudur

Gazeteciliğe olan ilgisi çocukluk yıllarında başlayan Davut, bu tutkusunu akademik eğitim ve sahadaki tecrübeyle profesyonel bir kariyere dönüştürmüştür. 2005 yılında Selçuk Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’ne başlayan Davut, üniversite yıllarında medya sektörüne adım atarak ilk stajını TV Malatya’da gerçekleştirmiş, ardından ulusal televizyon kanalı TGRT Haber’de deneyim kazanmıştır. Bu süreç, onun haber üretimi, saha muhabirliği ve yayıncılık disiplinini erken yaşta geliştirmesine katkı sağlamıştır. Mezuniyetinin ardından TV Malatya’da muhabir olarak göreve başlayan Davut, yaklaşık beş yıl boyunca sahada aktif görev almış, aynı zamanda ana haber ve ara haber bültenlerinde spikerlik yapmıştır. Televizyon haberciliğinin tüm süreçlerinde yer alarak haber kurgusu, röportaj hazırlama ve seslendirme gibi alanlarda da deneyim edinmiştir. Kariyerine Vuslat TV’de devam eden Davut, burada haber müdürlüğü görevini üstlenmiş; sabah haber programı sunuculuğu, ana haber bülteni spikerliği ve siyasi program moderatörlüğü gibi birçok farklı rolde görev almıştır. Bu dönem, onun ekran deneyimini ve editoryal liderliğini güçlendiren önemli bir aşama olmuştur. Daha sonra Busabah Gazetesi ve busabahmalatya.com’da Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan Davut, yazılı ve dijital medyada da etkin bir rol üstlenmiştir.

Çok önemli görevlerde bulundu

Ulusal medya deneyimi kapsamında Ekol TV’de Malatya muhabiri olarak görev yapmış, yaklaşık bir yıl boyunca bölgeden hazırladığı haberlerle ulusal yayınlara katkı sunmuştur. Bu deneyim, onun kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir. 6 Şubat depremlerinin ardından yerel basındaki yeniden yapılanma sürecinde Malatya Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü görevini üstlenen Davut, aynı zamanda Busabah TV’nin YouTube kanalında “Bakış Açısı” ve “Haftanın Nabzı” programlarını sunarak gündeme dair analizler yapmaktadır. Gazeteciliğe duyduğu tutkuyu “mesleğime aşığım” sözleriyle ifade eden Davut, ulusal bir kanalda görev alması durumunda savaş muhabirliği yapmak istediğini belirtmektedir. Ona göre gazeteciliğin en gerçek yönü, sahada yaşananları doğrudan aktarabilmektir. Güçlü iletişimi, çok yönlü medya deneyimi ve üretkenliğiyle tanınan Sinem Hatun Davut, hem ekran önü hem de editoryal süreçlerdeki etkin rolüyle medya sektöründe örnek gösterilen isimler arasında yer almaktadır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *