Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Ara

Biletler tükendi, bil bakalım niye?

YAYINLAMA:
Biletler tükendi, bil bakalım niye?

Türk futbolu yine heyecanlı bir güne hazırlanırken bilet satışı bir kez daha tartışma konusu oldu. Taraftar “Bilete ulaşamıyoruz” derken, bu kez sistemin bilerek engellendiği iddiası gündeme geldi.


Mesele sadece karaborsa değil. Mesele, taraftarın maça erişiminin para ve organizasyonla gasp edilmesi. Çünkü sahadaki muhabir arkadaşlarımızın geçtiği bilgilere göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2 Kasım 2025’te Tüpraş Stadı’nda oynanan Beşiktaş-Fenerbahçe derbisine ilişkin soruşturmasında, Fenerbahçe tribünleri için satışa çıkarılan 1900 biletin 632’si kısa sürede tükendi. Yaklaşık 1300 biletin ise uzun süre sistemde satışa sunulamadığı belirlendi. 8 ilde düzenlenen operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı. İddia açık: Sistem engellendi, biletler toplandı, ardından fahiş fiyatla satışa çıkarıldı.
Derbi dediğin sahada kazanılır, tribünde büyür, şehirde konuşulur. Ama bizde artık derbiler daha top yere inmeden kirleniyor. Bu kez mesele hakem değil, ofsayt değil, kırmızı kart da değil. Mesele, taraftarın bilete ulaşamaması. Mesele, futbolun kapısında kurulan görünmez tezgâh.

Sisteme kim dadandı? 
 

Ortaya çıkan tabloya bakınca insanın aklına tek soru geliyor: Maça gitmek isteyen taraftar mı vardı, yoksa birileri taraftarın önüne geçip maçı daha baştan satın mı aldı? Soruşturmadaki iddiaya göre, geçen yılki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesinde satışa çıkan biletlerin önemli bir kısmı normal taraftara açılmadan sistem dışına itildi. Bir kısmı kısa sürede bitti, yaklaşık 1300 bilet ise uzun süre sistemde görünmedi. Sonra ne oldu? Taraftar ekran başında kaldı, karaborsa piyasası çalıştı.

Futbol, emek verip bilet kovalamaktır. Günler öncesinden plan yapmaktır. Çocuğunu alıp maça gitme hayalidir. Ama siz o kapıyı dürüst taraftara kapatıp organize iş yapanlara açarsanız, sadece bir suç işlemiş olmazsınız; oyunun adaletini de bozarsınız. Çünkü tribün de bu oyunun bir parçasıdır.


e-bilet nerede?


Yıllardır teknolojiyle karaborsanın biteceği söylendi. e-bilet dendi, kontrol dendi, güvenlik dendi. Ama yine aynı yere geldik. Demek ki sorun sadece sistem kurmak değil, o sistemi gerçekten korumak. Kâğıt üstünde güvenli görünen düzen, satış anında delinip geçiliyorsa orada başarı hikâyesi değil, ciddi bir zafiyet vardır. Bugünkü tablo da bu şüphenin boş olmadığını gösteriyor. 8 ilde 15 gözaltı, meselenin üç beş kişinin açıkgözlülüğünden ibaret olmadığını düşündürüyor. Bu tablo, bireysel fırsatçılıktan çok daha örgütlü bir yapıya işaret ediyor.
Futbolu bozan sadece kötü oyun değildir. Bazen maç başlamadan bozulur. Taraftarın alın teriyle değil, bağlantıyla tribüne girdiği bir yerde kimse bize spor sütten çıkmış ak kaşık demesin. Çünkü tribüne adalet gelmeden, sahaya da adalet gelmez. Bu arada son bir not. Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı günde, umarım çocuklar anne babalarıyla birlikte maçlara gönül rahatlığıyla gitmeye devam eder.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *