Gençliği anlayan ticaret: Yeni bir istihdam modeli
Bugün herkes ticaret yapıyor. Herkesin ortak hedefi ise aynı: kazanmak. Ancak çağımızın en kritik meselelerinden biri artık sadece ekonomi değil; gençlik ve istihdam. Çünkü mesele yalnızca iş vermek değil, doğru işi doğru şekilde sunabilmek.
Bir gence iş bulmak zor değil. Onu bir sanayiye yerleştirebilir, bir ustanın yanına verebilir ya da klasik mesleklerle bir hayat çizgisi çizebilirsiniz. Bu, sistemin yıllardır yaptığı ve yapmaya devam ettiği bir şey. Ama asıl zor olan şu;
Gençlere, onların dünyasına uygun bir istihdam alanı sunmak.
Bugünün gençliği sadece para kazanmak istemiyor.
Anlaşılmak istiyor.
Kendini ifade etmek istiyor.
Ürettiği şeyin bir anlamı olsun istiyor.
Ve en önemlisi, hayatı sadece “çalışmak” olarak değil, yaşamak olarak görüyor.
İşte tam bu noktada, Hikmet Eraslan ve onun kurduğu Dosso Dossi Holding farklı bir yol açıyor.
Bu yol, klasik ticaret anlayışının dışına çıkıyor.
Moda ile başladı.
Sanatla büyüdü.
Müzikle genişledi.
Ve şimdi, “kafe” gibi gündelik bir alanı bile yeniden tanımlıyor.
Dosso Dossi’nin ortaya koyduğu modelde bir genç sadece çalışmıyor.
Aynı zamanda bir atmosferin parçası oluyor.
Müziğin içinde yer alıyor.
Sanatla temas ediyor.
Kültürle buluşuyor.
Yani istihdam, bir zorunluluk olmaktan çıkıp bir deneyime dönüşüyor.
Bugün açılan Dosso Dossi kafe konsepti, bu vizyonun en somut örneklerinden biri. Yüzlerce gencin çalıştığı, yarın Türkiye’nin dört bir yanına yayılması planlanan bu modelde gençler sadece para kazanmıyor; aynı zamanda kendilerini ait hissedebilecekleri bir dünyanın içine giriyor.
Çünkü gerçek şu:
Gençler sadece iş aramıyor.
Anlam arıyor.
Eğer biz gençleri kazanmak istiyorsak, onları eski kalıplarla değerlendiremeyiz. Onlara sadece maaş sunarak değil, bir hikâye sunarak yaklaşmak zorundayız.
Sanatın, müziğin ve kültürün ticaretle buluştuğu bu yeni model, belki de bize şunu hatırlatıyor:
Geleceğin en güçlü yatırımı, gençlerin ruhuna yapılan yatırımdır.