Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
9°
Ara

Kosova geldi işin rengi değişti

YAYINLAMA:
Kosova geldi işin rengi değişti

Türkiye, Romanya’yı 1-0 geçip Dünya Kupası play-off finaline kaldı. Slovakya’yı deplasmanda 4-3 yenen Kosova ise ay-yıldızlıların son engeli oldu.

Sporu çok yakından takip eden biri değilim ama bazı geceler futbolu sadece futbol diye izleyemiyorsunuz. Çünkü sahadaki sonuç, yaşanan onca sıkıntıya rağmen bir anda memleketin ortak heyecanına dönüşüyor. Dün ve önceki gece de öyle oldu. Türkiye, Romanya karşısında kritik bir virajı döndü. Arda Güler’in hazırladığı pozisyonda Ferdi Kadıoğlu golü buldu, ay-yıldızlılar sahadan 1-0 galip ayrıldı ve Dünya Kupası play-off finaline yükseldi. Türkiye, 2002’den bu yana ilk kez Dünya Kupası’na gitme fırsatını şimdi tek maça sıkıştırmış durumda.

Romanya galibiyeti küçümsenecek bir iş değildi. Çünkü bu maçta sadece bir rakip geçilmedi, yıllardır beklenen bir kapı biraz daha aralandı. Böyle karşılaşmalarda bazen çok parlak futbol değil, doğru anda doğru hamleyi yapmak belirleyici olur. Türkiye de bunu yaptı. Çok konuşulacak kadar gösterişli değil ama hedefe götürecek kadar akıllı bir galibiyet aldı. Zaten bazı gecelerde estetik değil, sonuç önemlidir. Dün gece bize lazım olan da tam olarak buydu.

Rakip belli uyarısı net

Gecenin ikinci perdesinde gözler Slovakya-Kosova maçına çevrildi. Bu arada maç öncesi bir yakınımın herkes Slovakya diyor ama Kosova’da sağlam duruyor yorumunu da unutmamalı. Açık söylemek gerekirse ilk anda birçok kişi Slovakya’yı biraz daha önde görmüş olabilir. Ev sahibi avantajı, daha yerleşik takım görüntüsü ve daha tanıdık bir futbol aklı yüzünden böyle düşünmek normaldi. Ama sahadaki hikâye başka aktı. Slovakya 6. dakikada öne geçti, Kosova 21’de eşitliği buldu, Slovaklar 45’te yeniden üstünlüğü aldı. İkinci yarıda ise maç tamamen döndü. Kosova 47, 60 ve 72. dakikalarda bulduğu gollerle Bratislava’dan 4-3 galip ayrıldı ve Türkiye’nin rakibi oldu. Son bölüm gerçekten nefes kesti. Bu skor bile tek başına şunu söylüyor: Türkiye’nin önünde hafife alınacak değil, ciddiyetle yaklaşılacak bir final var.

Kosova’nın bu maçta verdiği en önemli mesaj, oyundan kolay düşmeyen bir takım olduğu yönündeydi. Geriye düşüyor ama paniklemiyor. Fırsat bulduğunda hızlı vuruyor. Özellikle duran toplar ve geçiş anlarında etkili olabilen bir yapıları var. Böyle maçlar teknik ekip için net bir uyarıdır. Çünkü final karşılaşmaları çoğu zaman büyük planlardan değil, küçük ayrıntılardan kopar. Futboldan anlayanlar yan top, markaj hatası, seken top bütün geceyi değiştirebilir vurgusu yapar. Slovakya karşısında yedi gollü bir maçı kazanmak, Kosova’nın sadece istekli değil, kırılma anlarında cesur bir takım olduğunu da gösterdi.

Tanıdık isimler ve tehlike

Bir başka dikkat çekici ayrıntı da şu: Kosova bize hiç yabancı bir takım değil. UEFA’nın Kosova kadro sayfasında yer alan isimler arasında Milot Rashica, Florent Hadergjonaj ve Fidan Aliti bulunuyor. Rashica’nın Beşiktaş oyuncusu. Fidan Aliti ile Florent Hadergjonaj’ın Alanyaspor oyunucusu. Yani Türkiye’nin karşısına çıkacak takımda Süper Lig’i bilen, bu ligin sertliğine ve temposuna alışkın oyuncular var. Bu da işi biraz daha ilginç hale getiriyor. Karşındaki rakip seni uzaktan tanımıyor; futbol iklimine, tribün baskısına ve oyunun diline yabancı değil.

Tam da bu yüzden mesele artık rakibi küçümsemek ya da gözde büyütmek değil. Mesele, önümüzde duran fırsatın büyüklüğünü doğru anlamak. Türkiye için bu maç sıradan bir eleme maçı değil. Uzun bir hasretin son eşiği. Dünya Kupası dediğiniz şey sadece futbol turnuvası değil; bir ülkenin hafızasına yer eden büyük sahne. Türkiye o sahneye en son 2002’de çıktı. O günden beri çok şey değişti ama o turnuvaya yeniden gitme isteği değişmedi. Şimdi önümüzde tek bir maç var ve o maçın adı artık net: Kosova.

Kısacası, Romanya galibiyeti sevindirici ama iş bitmiş değil. Hatta asıl ciddiyet şimdi başlıyor. Çünkü karşımızda deplasmanda Slovakya’ya dört gol atmış, geri düşse de oyunu bırakmamış, duran toplarda tehdit yaratabilen ve içinde Süper Lig’den tanıdık isimler barındıran bir rakip var. Belki de bu yüzden iyi oldu. Bazen en tehlikeli maçlar kolay sanılan maçlardır. Türkiye şimdi isme bakmadan, havaya kapılmadan, sadece işini doğru yapmaya odaklanmalı. Dün gece heyecan vardı. Bugünse hesap zamanı. O hesabın adı da artık belli: Kosova.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *