Yorgun yapı stoğu ve İstanbul gerçeği
Riskli binalar yenileniyor, peki şehir gerçekten dönüşüyor mu?
İstanbul uzun yıllardır beklenen büyük Marmara depremi tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Ancak deprem riskini konuşurken çoğu zaman yalnızca fay hatlarına odaklanıyoruz.
Oysa asıl konuşmamız gereken konu çok daha açık:
İstanbul’un yorgun yapı stoğu.
İstanbul’daki yapı stokunun önemli bir kısmı 2000 yılı öncesine ait olup, milyonlarca insan bu binalarda yaşamaya devam etmektedir. Özellikle 1999 Marmara Depremi öncesinde inşa edilmiş, günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmayan, mühendislik denetimlerinden yeterince geçmemiş ve zaman içerisinde yapısal olarak yıpranmış bu yapılar, şehir için ciddi bir risk oluşturmaktadır.
Artık şu soruyu net bir şekilde sormak zorundayız:
Bu yorgun yapı stoğu nasıl ve hangi anlayışla dönüştürülecek?
Riskli Yapı Süreci ve Gerçekler
Türkiye’de bu dönüşümün hukuki altyapısını 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun oluşturmaktadır.
Bu kapsamda deprem karşısında yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıyan yapılar “riskli yapı” olarak tanımlanmakta ve dönüşüm süreci başlatılmaktadır.
Riskli yapı tespiti; beton dayanımını belirlemek için karot alınması, taşıyıcı sistem analizleri, statik değerlendirmeler gibi mühendislik temelli çalışmalarla yapılmaktadır. Ancak burada çoğu zaman göz ardı edilen kritik bir gerçek vardır: Bir yapının güvenliği yalnızca üst yapı ile değil, zemin ile birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle zemin koşulları zayıf bölgelerde, yalnızca bina yenilemek yeterli değildir. Bu tür alanlarda; DSM (Derin Karıştırma) fore kazık sistemleri, zemin iyileştirme uygulamaları proje kapsamına mutlaka dahil edilmelidir.
Aksi halde yapılan dönüşüm, yalnızca görünürde bir güvenlik sağlar.
Destekler Var, Peki Yeterli mi?
İstanbul’da dönüşümü hızlandırmak amacıyla yürütülen “Yarısı Bizden” kampanyası kapsamında;
Konutlar için: 875.000 TL hibe, 875.000 TL kredi, 125.000 TL taşınma desteği.
İş yerleri için: 437.500 TL hibe, 437.500 TL kredi, 125.000 TL taşınma desteği sağlanmaktadır.
Ödemeler; işe başlanınca %30, taşıyıcı sistem tamamlanınca %30, sıva aşamasında %30, yapı kullanım izni alındığında %10 oranında gerçekleştirilmektedir.
Kredi geri ödemeleri ise yapı ruhsatından iki yıl sonra başlayarak 10 yıla kadar uzayabilmektedir.
Bu destekler önemli olmakla birlikte, tek başına yeterli değildir. Çünkü sorun yalnızca bina değil, şehir bütünüdür.
Dönüşüm Var, Peki Şehir Nerede?
Bugün birçok bölgede eski binalar yıkılıyor ve yerlerine yenileri yapılıyor.
Ancak; yollar aynı kalıyor, sokaklar dar kalıyor, otopark sorunu çözülmüyor, yeşil alanlar artmıyor altyapı kapasitesi güçlendirilmiyor. Bu durumda yapılan işlem çoğu zaman kentsel dönüşüm değil, yalnızca yapı yenilemesi olarak kalmaktadır.
İstanbul Neden Bu Hale Geldi?
1999 depreminden sonra İstanbul’un;
zemin odaklı, planlı ve yatay mimariyi esas alan bir modelle dönüşmesi gerekiyordu. Ancak süreç tam tersine ilerledi. Rant odaklı, yüksek katlı ve plansız yapılaşma ile İstanbul bugün:
nefes almakta zorlanan ve yaşanabilirlik sınırlarını zorlayan bir şehir haline geldi. Artık açıkça görülmektedir ki; emsal artışı, kat yükseltme, yoğunluk artırma üzerinden yürüyen bu anlayış sürdürülebilir değildir.
Artık Radikal Karar Zamanı
Bugün gelinen noktada;
Merkezi yönetim ulusal ölçekte yapısal reformlar yaparak şehircilikte yeni paradigma ortaya koymalı ve radikal kararlar almak zorundadır.
İstanbul için artık farklı bir şehircilik modeli gereklidir: yatay mimari, ayrık nizam planlama, geniş ulaşım aksları, güçlü altyapı sistemleri, yeterli yeşil ve toplanma alanları.
Ve en kritik adım:
Zemin güçlendirme uygulamaları yerel yönetim mevzuatına dahil edilmeli ve ruhsata esas zorunlu bir kriter haline getirilmelidir.
Sonuç
Şehir yalnızca binalardan oluşmaz. Şehir; yolları, parkları, altyapısı ve yaşam alanlarıyla bir bütündür. Bu nedenle kentsel dönüşüm: sadece bina yenilemek değil, şehir aklını değiştirmektir.
Deprem gerçeği bize çok net bir mesaj veriyor: Hızlı dönüşüm değil, doğru ve bütüncül dönüşüm gereklidir.