Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar
Ekranların parlayan yüzü
13 Kasım 1990’da İstanbul’da dünyaya gelen Bahar Özmen, 2010’lu yıllardan bu yana medya dünyasında istikrarlı bir yükseliş grafiği çiziyor. Akrep burcunun kararlı ve tutkulu enerjisini ekranlara taşıyan Özmen, güçlü iletişimi, doğal tavırları ve profesyonel duruşuyla dikkat çeken isimlerden biri
Eğitim hayatına İstanbul’da başlayan Özmen, lise öğrenimini Erenköy Işık Lisesi’nde tamamladı. Ardından Bahçeşehir Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nde medya ve iletişim alanında akademik eğitim aldı. Üniversite yıllarında sektörle kurduğu temas, onun kariyer rotasını netleştirdi. Mezuniyet sonrasında ise Sabancı Üniversitesi’nde kurumsal iletişim üzerine sertifika programına katılarak mesleki donanımını pekiştirdi. Televizyon kariyerine 2010’lu yıllarda adım atan Özmen, TV 360 ekranlarında yayınlanan “Maksat Yarışmak Olsun” programıyla dikkatleri üzerine çekti. Sokak röportajları ve eğlenceli formatıyla öne çıkan program, onun dinamik ekran kimliğini geniş kitlelerle buluşturdu. Spor medyasında farklı projelerde edindiği deneyimin ardından, HT Spor ekranlarında yeniden izleyici karşısına çıktı. “Başlama Vuruşu”, “Kürsü” ve “Ana Haber” programlarında görev alarak futbol başta olmak üzere birçok branşta izleyiciyle buluştu. Spor gündemini sade, akıcı ve hakim bir dille aktarması; yorumcularla kurduğu güçlü diyalog ve yayın disiplinindeki başarısı, onu kanalın önemli ekran yüzlerinden biri haline getirdi.

Dikkat çeken bir isim
Son olarak Show TV bünyesine katılan Bahar Özmen, hafta sonu Show Ana Haber bültenini sunarak ana haber ekranındaki iddiasını ortaya koydu. Haber sunumundaki net üslubu, kriz anlarındaki soğukkanlılığı ve izleyiciyle kurduğu samimi bağ, onu kısa sürede hafta sonu kuşağının dikkat çeken isimlerinden biri yaptı. Sunuculuğun yanı sıra kurumsal iletişim alanındaki çalışmaları ve girişimcilik adımlarıyla da çok yönlü bir profil çizen Özmen, vizyoner bakış açısı ve özgün projeleriyle adından söz ettiriyor. Pozitif enerjisi, ışıltısı ve profesyonel disipliniyle ekran başındaki varlığını her geçen gün daha da güçlendiren Bahar Özmen, medya dünyasında kalıcı bir iz bırakmaya aday görünüyor.

Şiirden melodiye
Şiiri merkeze alan üretim anlayışıyla dijital platformlarda kendine özgü bir alan açan Adem Çimli, yeni eseri “Gelme” ile dinleyicisini ayrılığın en keskin eşiğine götürüyor. “Şiirden Melodiye” yaklaşımının bir yansıması olan parça, yorucu ve yıpratıcı bir aşk hikâyesinden doğuyor
Sözleri Adem Çimli’ye ait olan “Gelme”, daha ilk dizelerinde net bir tavır ortaya koyuyor:
“Gelme yar gelme yanıma / Sevdan kalsın kınında…” Bu sözler, bir çağrıdan çok bir vazgeçişi temsil ediyor. Aşkın varlığını inkâr etmeyen; ancak onun yakıcı tarafına teslim olmamayı seçen bir anlatıcı konuşuyor. “Haramdır ışığın kör olsam da” dizesi, sevilenin ışığını dahi bilinçli bir karanlığa tercih edebilecek kadar güçlü bir iradeyi gözler önüne seriyor. Eserde doğa imgeleri dikkat çekiyor: rüzgâr, fırtına, gurbet dağı, bağ ve sürgün… “Versem yele sırrımı / Sökse beni fırtına” sözleri, içsel fırtınanın dış dünyaya yansıması gibi okunuyor. Aşkın merhem olabileceği ihtimali bile reddediliyor: “Elim kolum kırılsa / Vallah istemem bir parça / Aşkın merhem de olsa.”
Bu satırlar, aşkın iyileştirici yanından çok yaralayıcı tarafını deneyimlemiş bir ruh hâlinin dışavurumu. “Mülküm gurbet dağında / Yolum elin bağında” dizeleri ise aidiyet kaybını ve duygusal sürgünü simgeliyor. “Gelme”, dramatik bir ayrılık şarkısından öte; sevmenin bazen mesafe koymak olduğunu söyleyen bir iç monolog niteliğinde. Şarkı, rap, rock, arabesk ve türkü dokularını bir araya getiren atmosferiyle şiirsel dilini melodik bir çerçeveye taşıyor.

Hafızada kalan bir veda
Şiiri dijital çağın imkânlarıyla buluşturan üretim anlayışını sürdüren Adem Çimli, yeni eseri “Git” ile dinleyicisini vedanın en kırılgan anına götürüyor. “Şiirden Melodiye” yaklaşımının güçlü örneklerinden biri olan parça, sevdiği kişinin gidişini kabullenemeyen bir ruh hâlinin iç monoloğundan doğuyor. Çünkü bazen “git” demek, aslında “kal” demenin en umutsuz biçimidir. Sözleri Adem Çimli’ye ait olan “Git”, yoğun imgelerle örülü şiirsel bir atmosfer kuruyor:
“Bir solukta geçtim kırmızıdan / Kesemde üç sıra söz…” Şarkı boyunca savaş, pas, kar, gece ve demir gibi sert metaforlar dikkat çekiyor. “Savaştım aşkla / Aklımla vuruşa vuruşa” dizeleri, kalp ile akıl arasındaki bitmeyen çatışmayı simgeliyor. Bu içsel savaşın ardından gelen “Kaybettim / İçimdeki yiğidi” sözleri ise, aşkın insanın en güçlü yanını bile yıpratabileceğini gösteriyor.
Eserde zaman ve hafıza imgeleri öne çıkıyor. “Sallanıyorum gövdemden / Köstekli bir saat gibi” dizesi, geçmişe takılı kalmış bir ruh hâlini resmediyor. “Dayadım ağzımı siyaha / Susla boyandı dilim” sözleri ise, konuşulamayanların yükünü taşıyan bir sessizliği anlatıyor. Final bölümünde ise şarkının en çarpıcı cümlesi yankılanıyor: “Git / Kocaman git / Gittiğin kadar kalırsın aklımda.”
Bu satırlar, eserin özünü oluşturuyor. Gitmek, bazen hafızada daha derin bir iz bırakmaktır. Fiziksel mesafe arttıkça, hatıralar büyür. “Git”, ayrılığı dramatize etmekten çok; vedanın hafızadaki kalıcılığına odaklanan şiirsel bir anlatı sunuyor.

Geleceğe ışık tutuyor
Ekotürk ekranlarında her pazar saat 15.00’te izleyiciyle buluşan İş Dünyası programı, iş hayatının görünmeyen kahramanlarını ve ilham veren başarı yolculuklarını ekranlara taşıyor. “Başarı Hikâyeleri Geleceği Değiştirir” sloganıyla yola çıkan program, yalnızca başarıyı değil; o başarının arkasındaki emeği, sabrı ve kararlılığı da görünür kılıyor
Programın moderatör koltuğunda ise mesleğini çocukluk hayali olarak tanımlayan İlal Şimşek yer alıyor. 27 Temmuz 1992 doğumlu olan Şimşek, eğitim hayatını İstanbul’da tamamladı ve İstanbul Arel Üniversitesi Radyo ve Televizyon Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yıllarında aktif olarak ekran deneyimi kazanan başarılı sunucu, haber kanallarında staj yaparak televizyonculuğun mutfağında yetişti. İş Dünyası programında kadın girişimcilerden genç kuruculara, kendi emeğiyle zirveye yürüyen iş insanlarından sektöründe iz bırakan liderlere kadar pek çok isim ağırlanıyor. Her bölümde sıfırdan başlayan bir hayalin nasıl gerçeğe dönüştüğü, karşılaşılan engellerin nasıl aşıldığı ve emeğin nasıl karşılık bulduğu izleyiciyle paylaşılıyor. Program, başarıyı parlatılmış sonuçlardan ibaret görmeyip; sürecin içindeki mücadeleyi de ekrana taşıyor. Daha önce farklı televizyon kanallarında sunuculuk deneyimi kazanan ve haber spikerliği, editörlük gibi alanlarda da görev alan İlal Şimşek, çok yönlü medya birikimini İş Dünyası’na yansıtıyor. Güçlü iletişimi, kendine özgü sunum tarzı ve pozitif enerjisiyle konukların hikâyelerini derinlemesine aktarmayı başarıyor.
Programın mesajı net
Programın temel mesajı ise net: İlham vermek, bir başarıyı anlatmaktan daha fazlasıdır; bir başkasının yolunu aydınlatmaktır. İş Dünyası, ekran başındaki herkese doğru vizyon, kararlılık ve emekle kendi hikâyesini yazabileceğini hatırlatıyor. Ekonomi yayıncılığına ilham boyutu kazandıran program, her pazar saat 15.00’te Ekotürk ekranlarında izleyicisini bekliyor.
Müjgan Çakar ile gündem
1986 yılında İstanbul’da doğup büyüyen, aslen Arnavut olan Müjgan Çakar; medya dünyasında yıllara yayılan tecrübesi, güçlü duruşu ve samimi üslubuyla dikkat çeken bir ekran yüzü. Müjgan Çakar mesleki eğitimini Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde aldığı diksiyon, sunuculuk ve spikerlik eğitimleriyle pekiştirdi
Cine5, Ülke TV, Cem TV, Rumeli TV ve Kanal58 gibi kanallarda gündem, sağlık, kadın ve aktüel programlar sundu; birçok advertorial projede ekran yüzü oldu. Kanal7, ShowTürk, TGRT Euro, EuroStar ve TV8’de sektörel programlara imza attı. Oya Ulucan organizasyonlarında kırmızı halı sunuculuğu yaparak özel gecelerin de aranan ismi haline geldi. Şu anda Ekintürk TV’de Ali Akkaya ile birlikte “İş ve Ekonomi Platformu” programını hazırlayıp sunan Çakar, hafta sonları ise Flash Haber TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Flash Haber TV’de yayınlanan Gündem Arası, haftanın öne çıkan gelişmelerini analiz eden, güncel olayları farklı bakış açılarıyla ele alan bir program olarak öne çıkıyor.

Çakar’ın akıcı anlatımı ve enerjik sunumu, programa güçlü bir dinamizm katıyor. “İnsanları dinlemeyi ve sohbet etmeyi çok seviyorum” diyen başarılı sunucu için medya, yalnızca bir meslek değil; kendini ifade edebildiği özel bir alan. Dijitalleşmeyle birlikte haberciliğin dönüşüm geçirdiğini belirten Çakar, artık televizyon içeriklerinin internetle entegre ilerlediğini ve değişime ayak uydurmanın zorunlu olduğunu vurguluyor. Mesleğin stresli yönlerini kabul eden ancak uyumlu yapısıyla süreci dengelediğini söyleyen ve hayallerinin peşinden yürüdüğünü belirten Çakar, kendisini en iyi tanımlayan kelimenin ise “adaletli” olduğunu söylüyor. Hafta sonlarına güçlü bir soluk getiren Müjgan Çakar, izleyiciye yalnızca gündemi değil; cesaret, kararlılık ve ilham da sunuyor.

Geleceğin yıldızı
17 Şubat 2014’te İstanbul’da dünyaya gelen Samir Abdullah Akbulut, henüz çocuk yaşta başladığı oyunculuk yolculuğunda dikkat çeken bir başarı grafiği çiziyor. Sahneyle ilk tanışması ise yalnızca 4 yaşındayken, eğitim gördüğü kreşte gerçekleşti
O günden sonra sahneden hiç kopmayan Samir Abdullah, okul içi ve okullar arası tiyatro gösterilerinde aktif olarak rol aldı. Üstlendiği her karakterde sahne hâkimiyeti ve doğal performansıyla izleyicilerin beğenisini kazandı. Disiplini ve sahneye olan tutkusu, onu kısa sürede ekran dünyasına taşıdı. Televizyon macerası 2023 yılında Ateş Kuşları dizisiyle başladı. Ardından Kuruluş Osman, İbni Sina, Kızıl Goncalar, Adım Farah, Alsancak ve Arka Sokaklar gibi yapımlarda rol aldı. Ayrıca çocukların severek izlediği Güldüy Güldüy Show Çocuk programında elemeleri başarıyla geçerek 2023–2025 kadrosunda yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra spora da büyük ilgi duyan Samir, 2024–2025 sezonunda Beykoz’daki Beşiktaş JK Futbol Okulu’nda “En İyi Takım Oyuncusu” seçilerek birincilik elde etti. Hem sahada hem sahnede disiplinli ve azimli duruşuyla örnek bir profil çiziyor. Sanat eğitimine de büyük önem veren genç oyuncu, yedi yaşındayken iki ayrı kamera önü oyunculuk atölyesinde eğitim aldı ve çeşitli seminerlere katıldı. Daha sonra Beşiktaş Kültür Merkezi’de (BKM) kamera önü oyunculuk ve tiyatro eğitimi aldı. Şimdilerde ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesindeki tiyatro eğitimlerinde usta isimlerle çalışmalarını sürdürüyor. Başarılı oyuncu, son olarak Gassal yapımında yer alarak kariyerine yeni projeler ekledi. Akademik hayatında da oldukça başarılı olan ve şu an 6. sınıf öğrencisi olan Samir, derslerindeki yüksek performansıyla da dikkat çekiyor. Altın Başarı Ödülleri’nde, İstanbul Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen törende “Geleceğin Yıldızı Çocuk Oyuncu” ödülünü alan Samir Abdullah Akbulut, istikrarlı çalışması, bitmeyen enerjisi ve sanata olan tutkusu ile geleceğin en güçlü isimlerinden biri olacağının sinyallerini veriyor.