Dönüşüm mü tekrar mı?
İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak amacıyla 22 Şubat 2024’te Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yürürlüğe giren “Yarısı Bizden” Kampanyası yeniden gündemde.
Son olarak Resmî Gazete’de yayımlanan genelge ve karar değişikliği ile kampanyanın kapsamı genişletildi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesinin 13. fıkrasında yer alan “31/12/2026 tarihine kadar” ibaresinden sonra gelmek üzere “6306 Sayılı Kanun kapsamında onaylanan riskli yapılar için” ibaresi eklendi.
Bu düzenlemeyle, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak onaylanan bağımsız bölümlerin 2025 ve 2026 yıllarında ilan edilmiş olsa dahi kampanya kapsamına alınmasının önü açılmış oldu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Yarısı Bizden kampanyamızla ilgili İstanbulluların uzun süredir beklediği bir adımı hayata geçirdik. Hazırladığımız genelge Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre; 31 Aralık’a kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. 2025 ve 2026 yılında riskli ilan edilen yapıların tamamı kampanya kapsamına alınacak.”
Kampanya kapsamındaki destekler
Konutlar için: 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi, 125 bin TL taşınma desteği.
Toplam: 1 milyon 875 bin TL finansman desteği.
İş yerleri için: 437 bin 500 TL hibe, 437 bin 500 TL kredi, 125 bin TL taşınma desteği
Toplam: 875 bin TL finansman desteği.
Alan bazlı, site ölçeğindeki büyük dönüşümlerde ise TOKİ veya Emlak Konut projeyi üstlenmekte; hibe maliyetten düşülmekte, kalan borç uzun vadeli uygun ödeme koşullarıyla taksitlendirilmektedir.
Finansman önemli bir araçtır. Ancak kentsel dönüşüm yalnızca finansman meselesi değildir. Bir yapıyı riskli ilan edip yıkmak ve aynı parselde, aynı yoğunlukta, aynı dar sokakta yeniden yapmak şehir ölçeğinde gerçek bir dönüşüm anlamına gelmez. Eğer altyapı kapasitesi değişmiyorsa, su projeksiyonu yapılmıyorsa, yol genişliği artırılmıyorsa ve park alanı üretilmiyorsa şehir değişmiyor demektir. Kentsel dönüşüm yalnızca beton yenilemek değildir; planlama anlayışını değiştirmektir.
Zemin gerçeği gözardı edilemez
Riskli yapı tespiti çoğunlukla taşıyıcı sistem üzerinden yapılmaktadır. Oysa parsel bazlı zemin verisi dönüşümün temelidir. Riskli zeminlerde ileri mühendislik uygulamaları ruhsat şartı haline getirilmelidir.
Özellikle: Fore Kazık, Deep Soil Mixing (DSM), CFA (Continuous Flight Auger) kazık yöntemi
Ankraj sistemleri belirli zemin sınıflarında standart haline getirilmelidir.
CFA yöntemi, özellikle yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu ve titreşimin minimize edilmesi gereken yoğun kentsel alanlarda önemli avantajlar sunmaktadır. Bu tür mühendislik çözümleri zorunlu hale getirilmeden güvenli şehir hedefi eksik kalır.
Zemin güçlendirme yapılmadan gerçekleştirilen her yenileme, riskin yalnızca biçim değiştirmesidir.
Sonuç
Resmî Gazete’de yayımlanan genelge ile kampanyanın kapsamı vatandaş lehine genişletilmiştir.
Ancak kentsel dönüşümün başarısı finansal destekle değil; zemin güvenliği, mühendislik standartları ve şehir ölçeğinde planlama niteliğiyle ölçülür.
Eğer dönüşüm yalnızca bina ölçeğinde kalırsa,
şehir değişmez.
Deprem gerçeği bize şunu söylüyor:
Hızlı değil, doğru dönüşüm gereklidir.