Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Az bulutlu
5°
Ara

Artık dünyayı haydut kuralları yönetiyor

YAYINLAMA:
Artık dünyayı haydut kuralları yönetiyor

Yeni dünya düzeni kuruluyor.

Bu düzene doğru giderken bildiğimiz kural ve yasaların bir hükmü kalmadı.

Anayasaymış, insan haklarıymış, Avrupa Birliği’ymiş, NATO’ymuş.

Takan da yok sorgulayanda.

Buyurun şimdi neler oluyor bir göz atalım.

*

28 Şubat 2026’da ABD ile İsrail, İran’ın birçok kentini (Tahran, İsfahan, Kum, Kerec vb.) hedef alan büyük çaplı hava saldırılarına başladılar. Bu operasyon koordineli ve geniş ölçekliydi ve birçok stratejik hedefi içeriyordu.

Saldırılar “Epic Fury / Aslanın Kükremesi” gibi isimlerle anılıyor ve İran’ın askeri altyapısı, komuta merkezleri ile bazı üst düzey liderlerinin hedef alındığı bildirildi.

Nedeni neymiş; Nükleer Program ve Jeopolitik Hedefler

ABD yönetimi saldırı gerekçesini genel olarak şöyle açıklıyor:

İran’ın nükleer silah üretme kapasitesini artırma tehdidi,

Orta Doğu’daki güvenliği tehdit eden balistik füze ve milis destek ağları,

İran yönetiminin uzun süredir İsrail ve ABD’yi hedef alan tehditleri.

Buna karşın uluslararası uzmanlar, saldırının sadece savunma değil, stratejik bir rejim baskısı / değişikliği arayışı olarak da değerlendirilebileceğini söylüyorlar.

 

*

Saldırılar sonucunda yüzlerce İranlı sivil ve asker hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. İran Kızılayı, yaklaşık 200’ü aşkın ölüm ve yüzlerce yaralı olduğunu bildirdi.

Bir ilkokula düzenlenen bir saldırıda çoğu kız çocuk olmak üzere onlarca öğrenci öldü ve bu olay geniş bir uluslararası tepkilere neden oldu.

İran, saldırılara doğrudan ve dolaylı cevaplar verdi.

İran yönetimi balistik füzeler ve İHA’larla İsrail ve Körfez Bölgesi’ndeki ABD üslerine saldırılar gerçekleştirdiğine ilişkin açıklamalar yaptı.

Bazı Körfez ülkelerindeki ABD üsleri ve ortak askeri tesisler hedef alındı ya da tehdit edildi.

Bu da konvansiyonel bir savaşa dönüşmek yerine çok kutuplu bir çatışma dizisine doğru ilerliyor.

*

Birleşmiş Milletler ve birçok ülke, hem saldırıları hem misillemeleri uluslararası hukuka aykırı bulduklarını, çatışmanın daha da yayılmasını önlemek için ateşkes ve diplomasi çağrısı yaptıklarını belirttiler.

Bazı ülkeler saldırıları “egemenliğe saygı ihlali” veya “orantısız güç kullanımı” şeklinde eleştirirken; diğerleri (özellikle ABD müttefikleri) İran’ın tehdidine vurgu yapıyor.

ABD iç kamuoyu da bölünmüş durumda; kamuoyu yoklamalarına göre çoğu Amerikalı bu büyük operasyonu desteklemiyor veya şiddetle eleştiriyor.

Avrupa’da bazı ülkeler güvenliği artırmak için önlemler alıyor ve olası terör risklerine karşı uyarılar geliyor.

 

*

Bu çatışma, Orta Doğu’daki istikrarsızlığı derinleştirebilir ve hatta sıcak bir bölgesel savaşa dönüşebilir.

Körfez’de deniz yolu güvenliği, petrol üretimi ve enerji piyasaları risk altına girdi.

İran ekonomisi zaten ağır yaptırımlar altında ve savaş bu baskıyı daha da artıracak. Bu da bölgesel ekonomik şoklara yol açabilir.

ABD–İran ilişkileri uzun yıllardır gergin, ancak bu saldırı ile tam bir silahlı çatışma aşamasına geçilmiş durumda.

Çin, Rusya gibi aktörler bu krizde tarafları diplomasiye çağırıyor, aynı zamanda İran’ı siyasi müttefik olarak desteklemeye çalışıyorlar.

 

*

Bu olay sadece iki ülke arasında bir askeri çatışma değil.

ABD, İsrail ve İran arasındaki bu gerginlik, Orta Doğu’nun ileriye dönük jeopolitik dengelerini, bölgesel müttefiklikleri ve küresel diplomatik ilişkileri ciddi şekilde etkileyen bir dönemeç olarak değerlendirilebilir.

Uzmanlar, bu tür bir savaşın sadece askeri değil, ekonomik, insani ve hukuki sonuçlarının da ağır olacağına dikkat çekiyorlar.

 

*

Artık dünya iki dev güce doğru gidiyor.

Rusya’nın Ukrayna savaşı ile birlikte zayıfladığını düşünürsek geriye Çin ve ABD kalıyor.

Çin sesiz ve derinden ilerliyor.

Ekonomisini güçlendirdi.

Teknolojisi ABD’nin önünde.

Savunması güçlü.

Bu şekilde ilerleyen bir Çin’e karşı ABD sadece etrafını güçlendirerek tedbir almaya çalışıyor.

ABD bu hamleleri yapmaz ise yakın gelecekte doları ile birlikte çöplük olmaya aday.

*

İşte bu son İran saldırısı da bu oyunun bir parçası.

Çin ile hareket eden ne kadar ufak tefek ülke varsa ortadan kaldırıp büyük güce karşı birlik olacaklar ile savunmaya geçmek.

Deli taklidi yapan Trump’da tam bu düşünceye biçilmiş kaftan.

Trump geçmiş dönemde yapılmış tüm uluslararası anlaşmaları bozarak, Çin’in büyümesine engel olacak tüm enerji ve lojistik kanalları kapatıyor.

Bu arada Büyük Ortadoğu Projesi de rafa kalktı gibi duruyor.

Türkiye her konuda çok kontrollü gidiyor.

ABD, Türkiye’yi ana kontrol merkezi olarak düşünüyor.

Çin ile olacak operasyonda ön cephe Türk devletleri olduğundan Türki Cumhuriyetler ile arayı açmak istemiyor.

Ermenistan’dan Karabağ’ın alınıp Azerbeycan’a verilmesi ile Zengizur Koridoru’nun açılması buna örnek gösterilebilinir.

*

Ez cümle; masum insanların ölümü üzücü tabi. Ancak bütün bunlar belkide yüz yıllık kurgunun devamı.

Dün yasalar, kurallar, konsorsiyumlar vardı.

Bugün, haydut devlet anlayışı ile dünya dizayn ediliyor.

Trump’lar değişir ama çıkar savaşları kuralı değişmez.

Türkiye olarak yine de olayın olumlu tarafına bakalım.

Türkiye bir İran, İrak, Suriye değildir, olmayacaktır.

Buna ne Türkiye halkı müsaade eder ne de bu durum ABD’nin işine gelir.

Umuyor ve diliyorum ki bu gelişmeler Türkiye lehine sonuçlanacaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *