Funda Erkoç'la magazinmatikte bu hafta
EKRAN DOLU, İZLEYEN YOK: DİZİLER NEDEN TUTMUYOR?
Yeni sezon başlıyor, büyük iddialarla tanıtımlar yapılıyor, dev kadrolar kuruluyor… Sonra ne oluyor? Bir bakıyoruz dizi sessiz sedasız final yapmış. İzleyici artık “Bu da ne zaman bitecek?” diye kronometre tutar hale geldi.
Kulislere göre en büyük problem senaryo. İlk bölüm adeta havai fişek gibi patlıyor, sonraki bölümler ise sönük geçiyor. Karakterler yüzeysel, hikâye dağınık olunca seyirci bağ kuramıyor. Eskisi gibi “başladım, mecbur izlerim” dönemi çoktan bitti.
Bir diğer mesele star gücü. Ünlü oyuncular ilk bölüme merak çektiriyor ama kötü yazılmış bir hikâyeyi kurtarmaya yetmiyor. Üstelik uyumsuz partnerler, ekrana yansımayan kimya derken izleyici hemen kopuyor.
Tanıtım işi de ayrı bir muamma. Bazı diziler başlıyor ama kimsenin haberi olmuyor. Fragman var ama heyecan yok. Sosyal medyada gündem olamayan iş, ekran başında da kalıcı olamıyor.
Tabii bir de o meşhur süre meselesi… Saatler süren bölümler modern izleyiciyi yoruyor. İlk yarım saatte içine çekemeyen dizi, kumandanın tek tuşuyla rakibine yeniliyor.
En ilginç taraf ise hedef karmaşası. Gençlere mi hitap ediyor, aile dizisi mi, dram mı, romantik mi? Her şeyden biraz olunca ortaya hiçbir şey çıkmıyor. Sonuç: Dalgalı reytingler ve kaçınılmaz final.
Kısacası artık seyirciyi kandırmak zor. Büyük bütçe, ünlü kadro, gösterişli tanıtım… Hiçbiri tek başına yetmiyor. İzleyici net bir hikâye ve samimiyet istiyor. Onu bulamadığında da gözünü kırpmadan başka kanala geçiyor.

“OYUNUN OYUNU” KAHKAHAYA BOĞUYOR
Michael Frayn’ın kült eseri Noises Off’tan uyarlanan “Oyunun Oyunu”, yeni yılda güncellenmiş espri dili ve yüksek temposuyla seyirciyi yeniden kahkahaya davet ediyor. Tiyatronun perde arkasındaki kaosu sahnenin merkezine taşıyan yapım, aksiliklerin, karışan repliklerin ve kulis krizlerinin ortasında doğan büyük komediyi gözler önüne seriyor.
Engin Alkan, Günay Karacaoğlu ve Salih Kalyon’un başrollerini paylaştığı oyun; dinamik kadrosu, yerelleştirilmiş mizahı ve kusursuz zamanlamasıyla sezonun en eğlenceli tiyatro deneyimlerinden biri olmaya aday. Duygu Kurt’tan Ömür Arpacı’ya uzanan geniş ekip, sahnedeki enerjiyi bir an bile düşürmeden izleyiciyi kahkahaya boğuyor.
Barış Dinçel’in işlevsel dekoru, Gamze Kuş’un karakterlere hayat veren kostümleri ve kadın yapımcıların güçlü imzasıyla dikkat çeken “Oyunun Oyunu”, tiyatronun o tanıdık kaosunu sevgi ve mizahla harmanlayarak unutulmaz bir gece vadediyor. Perde açılıyor, işler ters gidiyor… ama kahkaha hiç durmuyor.

EKRANDA HELİN İLE AYTAÇ FIRTINASI!
Başrollerini Aytaç Şaşmaz ve Helin Kandemir’in paylaştığı, Ay Yapım imzalı Sevdiğim Sevsin, daha ilk bölümüyle Perşembe akşamlarının iddialı yapımları arasına adını yazdırdı. Güçlü rakiplerine adeta “Ben de buradayım” mesajı veren dizi, özellikle iki başrol oyuncusunun uyumu ve ekrana yansıyan duygusal atmosferiyle izleyiciden tam not aldı. Şaşmaz ve Kandemir’in yakaladığı enerji, şimdiden sosyal medyada konuşulmaya başlarken, ikilinin sezon boyunca gündemden düşmeyeceğinin sinyalleri verildi. Dizinin etkileyici müzikleri de hikâyenin duygusunu güçlendirerek seyir zevkini artıran unsurlar arasında öne çıkıyor.
Hikâye, İstanbullu Erkan’ın askerlik görevini yaparken tanıştığı ve zor bir aile düzeninden kurtarmak için evlendiği köylü kızı Dicle ile birlikte İstanbul’a uzanan çarpıcı yaşam mücadelesini merkezine alıyor. Taşradan büyük şehre uzanan bu yolculukta aşk, fedakârlık ve sınıf farklarının yarattığı gerilim iç içe geçerken, dizi hem romantik hem dramatik tonuyla geniş bir izleyici kitlesine hitap etmeye hazırlanıyor. İlk bölümden yakaladığı ivmeyle “Sevdiğim Sevsin”in sezonun en çok konuşulan yapımlarından biri olması sürpriz olmayacak gibi görünüyor.

NAGİHAN GELDİ SURVİVOR ŞENLENDİ!
Nagihan Karadere adaya adım attığından beri Survivor 2026 resmen renklendiı! Yarışmaya sonradan dahil olmasına rağmen fırtına gibi esen Nagihan, enerjisi, hırsı ve gözü kara tavırlarıyla yine “efsane geri döndü” dedirtti. Yıllardır Survivor denince akla gelen ilk isimlerden biri olan başarılı sporcu, bu unvanın tesadüf olmadığını bir kez daha kanıtlıyor.
2026 macerasına kırmızı takımda başlayan Nagihan’ın, Seren Ay ile yaşadığı gerilim sonrası mavi takıma gönderilmesi ilk başta “dengeler değişir” yorumlarına neden olmuştu. Ancak beklenenin aksine, takım değişikliği Nagihan’ın performansını düşürmek yerine adeta ateşledi. Mavi takımda hem parkurlarda hız kesmeden sayı almaya başladı hem de takımın lokomotifi haline geldi.
Sakatlıklarının etkisiyle performansının tamamını sergileyemediği konuşulsa da, Nagihan’ın mücadele gücü bunu izleyiciye neredeyse hiç hissettirmiyor. Parkurlarda adeta rakiplerine nefes aldırmayan tecrübeli yarışmacı, yalnızca kendi performansıyla değil, takım arkadaşlarına yaptığı “koçluk” ile de öne çıkıyor. Moral veren konuşmaları, stratejik yönlendirmeleri ve bitmek bilmeyen kazanma arzusu sayesinde, “sayı alamaz” denilen isimlerin bile bir anda parladığı görülüyor.
Kısacası Nagihan Karadere, Survivor’a sadece yarışmacı olarak değil, başlı başına bir güç olarak geri döndü. Onun olduğu sezonda tansiyonun düşmesi zaten beklenmezdi, nitekim ada yeniden alev aldı. Survivor denince akla gelen efsane isimlerden biri olmasının nedeni de tam olarak bu: Nagihan varsa, mücadele de, drama da, heyecan da zirvede oluyor.

“DELİKANLI” BİR DİZİ GELİYOR
SHOW TV’nin yeni sezona damga vurmaya hazırlanan iddialı projesi Delikanlı, daha şimdiden oyuncu kadrosuyla gündemi salladı. Yönetmen koltuğunda başarılı isim Zeynep Günay otururken, dizinin “delikanlı” ruhunu yansıtacak güçlü bir ekip bir araya getirildi.
Başrolde son dönemin en çok konuşulan genç yıldızlarından Mert Ramazan Demir yer alıyor. Ona, güzelliği ve oyunculuğuyla dikkat çeken Melis Sezen eşlik edecek. Kadronun ağır toplarından Salih Bademci ise projeye karizma ve deneyim katmaya hazırlanıyor. Genç kuşağın parlayan isimlerinden Mina Demirtaş da ekibin en merak edilen parçalarından biri.
Kulislere göre sert, duygusal ve yüksek tempolu bir hikâye anlatacak olan dizi, hem aksiyon hem dram seven izleyiciyi ekran başına kilitleyecek. Özellikle Mert Ramazan Demir’in canlandıracağı karakterin “sert ama yaralı” bir profile sahip olacağı konuşulurken, Melis Sezen ile partnerliği şimdiden büyük merak uyandırdı.
Kısacası, “delikanlı” ruhu sadece hikâyede değil, kadroda da kendini gösteriyor. Yeni sezonda çok konuşulacak yapımlar listesinin en üst sıralarına şimdiden adını yazdıran dizi, SHOW TV’nin en büyük kozlarından biri olmaya aday.
EFSANE BABA-OĞUL YILLAR SONRA AYNI DİZİDE!
Bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi’nin unutulmaz karakterleri Abuzer ve Erdal’ı canlandıran usta oyuncular Muhammed Cangören ile Sefa Zengin, yıllar sonra yeniden aynı projede buluştu. İkili, Deniz Can Aktaş, Devrim Özkan ve Uraz Kaygılaroğlu'nun başrollerini paylaştığı iddialı yapım Yeraltı ile ekranlara döndü.
Yapımın “Baba ve oğul yıllar sonra yeniden bir arada” mesajı ise nostalji rüzgârını şimdiden estirdi. Bu buluşma, sezonun en çok konuşulacak sürprizlerinden biri oldu.

NALAN’DAN AŞK DOLU SÜRPRİZ
Türk müziğinin sevilen sesi Nalan, Sevgililer Günü’ne özel hazırladığı yeni şarkısı “Seni Çok Seviyorum” ile dinleyicisiyle buluştu. Karma Music Recording etiketiyle yayımlanan parça, yayınlanır yayınlanmaz dijital platformlarda ilgi görmeye başladı.
Söz ve müziği Nalan’a ait olan şarkı, aşkın en saf ve en cesur duygularını yalın bir dille anlatıyor. Kırmızı fon ve gül detayıyla hazırlanan kapak tasarımı da romantik atmosferi tamamlayarak “aşk” temasını güçlü biçimde yansıtıyor.

BANU NOYAN KOREOGRAFİSİYLE MODA RÜZGÂRI
İstanbul, üç gün boyunca modanın büyüsüne kapıldı. Open Stage Fashion Week kapsamında düzenlenen Open Stage Moda Günleri, 16–17–18 Şubat tarihlerinde Fişekhane’de altıncı kez gerçekleştirildi ve görkemli anlara sahne oldu.
Organizasyonunu ve koreografisini Banu Noyan’ın üstlendiği dev organizasyon, üç gün boyunca sanat, iş ve cemiyet dünyasını aynı çatı altında buluşturdu. Influencer’lar, YouTuber’lar, moda eleştirmenleri ve medya temsilcileri etkinliği yakından takip ederken, podyumda sergilenen iddialı koleksiyonlar izleyenlerden tam not aldı.
Moda günlerinin en çok konuşulan anları ise ünlü isimlerin podyuma çıktığı defileler oldu. Demet Şener, Özge Ulusoy, Wilma Elles ve Ece Gürsel’in de aralarında bulunduğu yaklaşık 30 manken, ünlü modacıların özel tasarımlarını sergileyerek podyuma damga vurdu.
Üç gün boyunca Fişekhane’de gerçekleşen görkemli moda şöleni, final defilesiyle adeta zirve yaptı. Işık şovları, alkışlar ve iddialı yürüyüşlerle tamamlanan etkinlik, İstanbul’un moda takviminde unutulmaz organizasyonlardan biri olarak yerini aldı.