Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar
Ekranların güçlü kadını
Medya, basın ve iletişim dünyasında 30 yıla yaklaşan deneyimiyle Gamze Senger, İzmir’den ulusal medyaya uzanan istikrarlı kariyer yolculuğunu başarılarla sürdürmeye devam ediyor. Muhabirlikten program yapımcılığına, genel yayın yönetmenliğinden haber sunuculuğuna uzanan çok yönlü kariyeriyle Senger, sektörün güçlü kadın isimleri arasında yer alıyor
1984 İzmir Karşıyaka doğumlu olan Gamze Senger, medya serüvenine lise yıllarında adım attı. Gazetecilik, radyoculuk, televizyonculuk ve reklamcılık alanlarında aldığı eğitimlerin ardından profesyonel iş hayatına erken yaşta dahil oldu. İletişim, Radyo Televizyon Sinema, Reklamcılık ve Halkla İlişkiler alanlarındaki akademik altyapısını sahadaki tecrübesiyle birleştirdi.
1998 yılından itibaren Ege TV, İzmir TV, Radio Port, TRT, TV8, Hürriyet Gazetesi, Yeni Asır Gazetesi, Alem Dergisi başta olmak üzere birçok önemli medya kuruluşunda görev alan Gamze Senger; muhabirlik, program yapımcılığı, DJ’lik, seslendirme, reklam yöneticiliği ve üst düzey yöneticilik pozisyonlarında sorumluluk üstlendi. Bosch gibi markaların reklam filmlerinde de yer alarak ekran önünde de deneyim kazandı.
Yolu İzmir'den geçenlerden
13 yıl İstanbul’da yaşadıktan sonra İzmir’e dönen Senger, bugün İzmir merkezli ulusal kanal Bir TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Pazartesi akşamları “Başkanla Yüz Yüze”, Cuma akşamları “Özel Bir Söyleşi” programlarını hazırlayıp sunan Senger, her gün saat 16.15’te yayınlanan “Belediyelerde Bugün” haber bülteniyle de gündemi ekranlara taşıyor. Başarılı kariyeri, Altın Sanat Ödülleri Gecesi ile bir kez daha ödülle taçlandırıldı. İzmir Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende ödüle layık görülen Gamze Senger, zarafeti, mesleki duruşu ve ekranlardaki etkileyici performansıyla gecenin öne çıkan isimlerinden biri oldu. Meslek hayatı boyunca Magazin İzmir Dergisi Genel Yayın Direktörlüğü, İzmir Arena Genel Müdürlüğü ve Pazarlama Direktörlüğü, Prodid Outdoor Reklam Satış Müdürlüğü, Yeni İzmir Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği gibi önemli görevlerde bulunan Senger, medya dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı başardı. Özgün projeleri, güçlü iletişimi, vizyoner bakış açısı ve pozitif enerjisiyle dikkat çeken Gamze Senger, medya sektöründe kadın emeğinin ve istikrarlı başarının sembol isimlerinden biri olarak yoluna devam ediyor.
Rana Yüksel fark yaratıyor
Medya dünyasında genç yaşına rağmen kararlı adımlarla ilerleyen Rana Yüksel, spikerlik ve muhabirlik alanında sergilediği disiplinli duruşuyla dikkat çeken isimler arasında yer alıyor
13 Kasım 2000 doğumlu Yüksel, Kırıkkale Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programı mezunu. Eğitim hayatını daha en başından medya odaklı bir çizgide şekillendiren genç spiker, çocukluk yıllarından itibaren ekran önünde olmayı hedeflediğini ifade ediyor. Medya sektörüne ilk profesyonel adımını Kanal B’de atan Rana Yüksel, burada edindiği temel deneyimlerle mesleki altyapısını güçlendirdi. 2023 yılında Türk Haber bünyesine katılması ise kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Kanalda ekonomi spikerliğiyle ilk ekran deneyimini yaşayan Yüksel, kısa süre içerisinde muhabirlik görevini de üstlendi. Bir yıl gibi kısa bir zaman diliminde hafta içi her gün 21.00 ve 01.00 gece haber bültenlerini sunarak izleyiciyle düzenli olarak buluştu. Bunun yanı sıra bir dönem pazar günleri ana haber spikerliği yaparak ekran tecrübesini daha da ileri taşıdı.
Ekran önü çalışmaları kadar saha deneyimleriyle de öne çıkan Rana Yüksel, bu çok yönlü süreçlerin özgüvenini, diksiyonunu ve sunum becerilerini güçlendirdiğini vurguluyor. Haberi yalnızca aktaran değil; doğru, etkili ve güvenilir bir dille izleyiciye ulaştırmayı ilke edinen Yüksel, mesleki gelişimini sürekli kılmayı hedefliyor.
Güçlü bir konumda
Kendine özgü çalışma tarzı, üretkenliği ve özgün projelere olan ilgisiyle dikkat çeken Rana Yüksel; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, vizyoner bakış açısı ve ekran ışığıyla medya dünyasında adından söz ettirmeye devam ediyor. Genç yaşına rağmen ortaya koyduğu istikrarlı duruş, onu geleceğin başarılı spikerleri arasında şimdiden güçlü bir konuma taşıyor.

Gül gibi kitap
Arkeolog, ressam ve yazar Buket Önyürü, Gül adlı çalışmasıyla insanlık tarihinin en kadim sembollerinden biri olan gülü çok katmanlı bir bakışla ele alıyor
Rosever Kültür Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, gülü yalnızca estetik bir çiçek olarak değil; tarih, sanat ve bilim ekseninde şekillenen evrensel bir kültürel hafıza unsuru olarak konumlandırıyor. Kitap, Antik Mezopotamya’dan Antik Yunan ve Roma’ya, mitolojiden din tarihine, Rönesans sanatından Osmanlı estetiğine uzanan geniş bir zaman aralığında gülün izini sürüyor. Önyürü, arkeolojik bulgular, mitolojik anlatılar ve sanat tarihi örneklerini modern bilimin verileriyle bir araya getirerek gülün şifa, ritüel, sembolizm ve estetikle kurduğu derin ilişkiyi görünür kılıyor. Gül, disiplinlerarası yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Eserde gül kokusunun psikoloji ve sinir sistemi üzerindeki etkileri, tıp ve kozmetik alanındaki tarihsel kullanımı ile modern dünyadaki yeri bilimsel veriler ışığında ele alınıyor. Böylece kitap, yalnızca geçmişe dönük bir kültür incelemesi değil; bugünü ve insanın duyusal dünyasını da kapsayan bütüncül bir anlatı sunuyor. Akademik titizlikle kaleme alınan çalışma, Buket Önyürü’nün sanatsal diliyle estetik bir okuma deneyimine dönüşüyor. GÜL, gülü insanlığın anlam ve güzellik arayışının kadim bir sembolü olarak ele alırken; kültür, sanat ve bilim meraklıları için kalıcı bir başvuru kaynağı olma niteliği taşıyor.

Kalem değdi duygulara!
“Bazı duygular vardır; yaşanır ama anlatılamaz. İçinde bir ses, bir titreşim kalır. Bir kelimeye, bir nota ya da bir bakışa sığmaz. Zaman geçer, o his unutulmaz ama adı konulmaz. İşte tam o anda, kalem dokunur duyguya…
Şair ve şarkı sözü yazarı Ahmet Atıl Esendemir’in son kitabı “Kalem Değdi Duyguma” çıktı. Kalem Değdi Duyguma, kalbin sakladığı sırların, aşktan kalan gölgelerin ve umutla parlayan anların izini sürerken okurunu içsel bir yolculuğa davet ediyor. Bu sayfalarda bir şiir değil, belki de kendi hikâyenin başka bir yankısını bulacaksınız. Bu kitap, okuyan her yüreğe kendinden bir parça bırakmak için yazıldı. Şiir yazma serüvenine Onun Adı Tutku ile başlamıştı sonrasında Onun Adı Sevda ve Onun Adı Aşk üçlemesini okurlarıyla buluşturmuştu. Kitaplarının yanı sıra şarkı sözleri de yazmaya devam eden Esendemir’in yayınlanmış yaklaşık 14 eseri bulunmaktadır.

Arabesk bir hikaye
Müzik ile teknolojinin aynı duyguda buluştuğu nadir örneklerden biri olan İbrahim Dağ, “Nankörsün” adlı yeni çalışmasıyla Türkçe slow arabesk sevenlerin karşısına samimi ve içten bir hikâyeyle çıkıyor. Hayatın içinden süzülen sözleri ve güçlü duygusal altyapısıyla dikkat çeken şarkı, kısa sürede dinleyicinin kalbine dokunmayı başarıyor
1988 yılında Siirt’te dünyaya gelen İbrahim Dağ, 2001 yılından bu yana İstanbul’da yaşamını sürdürüyor. Müzik yolculuğu okul yıllarında flüt ve piyano ile başlayan Dağ, zamanla müziği bir hobi olmaktan çıkarıp, yaşanmışlıklarını ifade ettiği güçlü bir anlatım alanına dönüştürdü. Anadolu Üniversitesi İktisat ve Mersin Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı mezunu olan sanatçı, profesyonel kariyerinde bir şirkette Senior Yazılım Mühendisi olarak görev alıyor. Analitik düşünce yapısı ve üretkenliği, müziğine de farklı bir boyut kazandırıyor. İbrahim Dağ’ın üretim süreci, çağın imkânlarını cesurca kullanan bir yaklaşımı yansıtıyor. Bestelerin ruhu ve hikâyesi tamamen kendisine aitken, teknik üretim aşamasında yapay zekâ destekli müzik teknolojilerinden faydalanıyor. Bu yönüyle Dağ, duyguyla teknolojiyi aynı potada eriten yeni nesil müzik anlayışının dikkat çeken isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. “Nankörsün”, hayatına girip iz bırakan, ardından nankörlükle hatırlanan insanlara ithafen yazılmış bir şarkı. Güven duygusunun yitimi, yarım kalan sözler ve “kader” denilerek geride bırakılan ilişkiler, eserin ana temasını oluşturuyor. Şarkının klibinde ise İbrahim Dağ’ın eşiyle birlikte rol alması, çalışmayı daha da kişisel ve gerçek kılıyor.
“Bazen bir insanı değil, ona duyduğun güveni kaybedersin” cümlesiyle özetlenebilecek olan “Nankörsün”, sevdiğini her şeye rağmen savunan ama sonunda yalnız kalan bir kalbin sesi olarak dinleyiciyle buluşuyor. İçinde kırgınlık, sitem ve susarak taşınan derin bir acı barındıran eser, kulaklıkla dinlendiğinde duygusunu daha da güçlü hissettiriyor.

Eğitimde önemli bir imza
Ankara’da görev yapan Teknoloji ve Tasarım öğretmeni Rahime Aktaşlıoğlu, eğitim anlayışını yalnızca akademik kazanımlarla sınırlamayan; sosyal sorumluluk, çevre bilinci ve değer temelli projelerle zenginleştiren çalışmalarıyla dikkat çekiyor
Okuma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirdiği “21.21’de Aynı Anda Aynı Sayfada” projesi, binlerce öğrenci, öğretmen ve veliyi aynı anda kitapla buluşturarak geniş kitlelere ulaştı. Bu çalışma, okumanın bir alışkanlık olmanın ötesinde, toplumsal bir buluşma ve ortak bilinç alanı yaratabileceğini ortaya koydu. Aktaşlıoğlu’nun “Minik Hayaller Kocaman Mutluluklar”, “Temiz Sınıflar Mutlu Huzurlu Çocuklar” gibi projeleri ise çocukların sosyal duyarlılıklarını güçlendirirken empati, sorumluluk ve paylaşma gibi değerleri somut deneyimlerle kazandırdı. Çevre bilinci ve sürdürülebilir yaşam, Aktaşlıoğlu’nun çalışmalarının merkezinde yer alıyor. Atıkların doğru ayrıştırılması, çevresel farkındalık ve sürdürülebilirlik konularında okul içi uygulamalar, saha çalışmaları, sosyal deneyler ve farkındalık etkinlikleri düzenleyerek öğrencilerin doğayla kurduğu bağı güçlendirdi. Aynı zamanda Atatürk temalı çalışmalar, özel gün etkinlikleri ve yaratıcı tasarımlar aracılığıyla milli bilinç ile estetik değerleri eğitimle bütünleştirmeyi hedefledi.
Yürüttüğü projeler; ilçe, il, ulusal ve uluslararası düzeyde takdir gördü. Azerbaycan’ın Bakü kentinde düzenlenen uluslararası bir organizasyonda Türkiye’yi temsilen aldığı ödül, çalışmalarının sınırları aşan etkisini ortaya koydu. Ayrıca Ankara Ticaret Odası’nda düzenlenen törende Kadın Dergisi by Medya tarafından **“Platin Melek Ödülü”**ne layık görülen Aktaşlıoğlu’nun başarıları, ulusal basın ve dijital mecralarda “eğitimde iyi örnek uygulamalar” arasında yer aldı.
Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri ve çok yönlü birikimiyle öne çıkan Rahime Aktaşlıoğlu; güçlü iletişimi, vizyonu, pozitif enerjisi ve ışıltısıyla da bulunduğu her ortamda fark yaratıyor. Onun eğitim yolculuğu, çocukların hayatına dokunan, toplumda iz bırakan ve geleceğe umut taşıyan çalışmalar üretmenin mümkün olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
