Funda Erkoç'la magazinmatikte bu hafta
KIVANÇ TATLITUĞ VE AFRA SARAÇOĞLU’NA İTİBAR ÖDÜLÜ
“The One Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri”, bu yıl 12. kez halk jürisinin oylarıyla belirlenen “Yılın İtibarlıları”nı açıkladı. 2 Şubat akşamı Divan Kuruçeşme’de düzenlenen görkemli törende, reklam ve marka dünyasının öne çıkan isimleri ödüllerine kavuştu.
Gecenin en dikkat çeken ödüllerinden biri “Yılın İtibarlı Erkek Marka Yüzü” unvanıyla Kıvanç Tatlıtuğ’a giderken, “Yılın İtibarlı Kadın Marka Yüzü” ödülünün sahibi Afra Saraçoğlu oldu. Başarıları, güven veren duruşları ve markalarla kurdukları güçlü bağ sayesinde halkın takdirini kazanan iki isim, gecenin yıldızları arasında yer aldı.
The One Awards, her yıl olduğu gibi bu yıl da kamuoyunun algısını ve markalarla kurulan güven ilişkisini merkeze alan sonuçlarıyla dikkat çekti.

MUTLULUKLAR İREM
Pop müziğin sevilen ismi İrem Derici, özel hayatında mutlu bir döneme girdi. Kalbimin Tek Sahibine, Aşkımız Olay Olacak ve Evlenmene Bak gibi hit şarkılarla hafızalara kazınan Derici, uzun süredir birlikte olduğu sevgilisi Melih Kunukçu ile nişanlandı.
Mutlu haberi sosyal medya hesabından paylaşan ünlü şarkıcı, duygularını “Midemde kelebekler horon tepiyor” sözleriyle dile getirdi. Nişan kareleri kısa sürede büyük ilgi görürken, hayranlarından tebrik mesajları yağdı. İrem Derici’nin bu denli mutlu ve huzurlu görüntüsü, sevenlerini de sevindirdi.

SEVDİĞİM SENSİN KAYIPLARDA!
Star TV’nin merakla beklenen dizisi ‘Sevdiğim Sensin’, sosyal medyada giderek büyüyen bir soru işaretine dönüştü. Aytaç Şaşmaz ve Helin Kandemir’i başrollerde buluşturan, Ay Yapım imzalı dizi için izleyici aylardır aynı soruyu soruyor: “Sevdiğim Sensin ne zaman başlayacak?”
İlk tanıtımı 18 Kasım 2025, ikinci tanıtımı ise 11 Aralık 2025’te yayınlanan dizi, aradan geçen yaklaşık üç aya rağmen hâlâ ekrana gelmedi. Üstelik bu süreçte ne yapım şirketinden ne de Star TV’den resmi bir yayın tarihi açıklaması yapılmadı. Bu sessizlik, diziyi daha yayınlanmadan gündemin en çok konuşulan projelerinden biri hâline getirdi.
Televizyon tarihinde nadir görülen bir durum yaşanıyor. Bir dizi, tanıtımları yayınlandıktan sonra ilk bölümü bu kadar uzun süre beklemede kalırken, izleyici tarafında merak yerini şaşkınlığa bırakmış durumda. Sosyal medyada “kayıp dizi” yorumları yapılırken, bekleyişin ne kadar daha süreceği bilinmiyor.
‘Sevdiğim Sensin’, askerliğinin son günlerinde köy halkına yardım etmek için Anadolu’ya giden İstanbullu Erkan ile, hayatı o köyün sınırları içinde geçmiş Dicle’nin yollarının kesişmesiyle değişen hayatlarını anlatıyor. Sade ama duygusu yüksek hikâyesiyle dikkat çeken dizinin yayın tarihi açıklanır açıklanmaz büyük ilgi görmesi bekleniyor.
Şimdilik tek net şey var: ‘Sevdiğim Sensin’, başlamadan olay oldu. Gözler Star TV’den gelecek açıklamada.

USTA OYUNCULARDAN “KONKEN PARTİSİ”
Tiyatrokare’nin yeni oyunu ‘Konken Partisi’, Kadıköy Baba Sahne’de prömiyer yaparak tiyatroseverlerle buluştu. İlk gösteriminden itibaren izleyiciden tam not alan oyun, güçlü metni ve yüksek tempolu mizahıyla dikkat çekti.
L. Coburn’un kaleme aldığı, Seçkin Selvi’nin Türkçeye uyarladığı 1978 Pulitzer Ödüllü eser, Nedim Saban’ın çağdaş yorumu ve özgün sahne diliyle yeniden kurgulandı. Etkileyici diyalogları, hiç düşmeyen komedi temposu ve zengin prodüksiyonuyla sahneye taşınan oyun, izleyiciye hem kahkaha hem de derinlikli bir hikâye sunuyor.
Başrollerini usta oyuncular Melek Baykal ve Mehmet Atay’ın paylaştığı Konken Partisi, hayatlarının son dönemlerinde yolları tesadüfen kesişen Fonsia ve Weller’in hikâyesini anlatıyor. İki yalnız insanın bir kart oyunu etrafında başlayan dostluğu, zamanla geçmişle yüzleşmeye ve hayat muhasebesine dönüşüyor.
Komediyle harmanlanan insan hikâyesi, sıcak anlatımı ve güçlü oyunculuklarıyla Konken Partisi, sezonun öne çıkan tiyatro yapımları arasında yerini almaya aday görünüyor.

ÖZGÜR PEMBE MASADA!
Pembe Masa geçtiğimiz hafta epey ses getirdi… Özlem Esra Ada’nın konuğu olan iletişim danışmanı Özgür Aras, lafı dolandırmadan konuşunca ortaya bol başlıklı, bol alıntılı bir program çıktı.
Aras’ın anlattıkları arasında en çok dikkatimi çeken kısım, Simge ile yıllar önce yaptıkları o ilk sohbet oldu. “Bugünü hayal ediyordu” dedi Aras… Açıkçası bu cümle, Simge’nin bugün geldiği noktaya bambaşka bir anlam yüklüyor. Yani başarı bir gecede gelmemiş, yıllar önce kurulmuş bir hayalin sonucuymuş. Sekiz yıldır süren bu yol arkadaşlığı da tesadüf değil belli ki.
Ama Aras’ın asıl net duruşu, çalışma prensiplerinde ortaya çıktı. “Asla bununla bir daha çalışmam demem” diyerek söze girip, ardından büyük bir virgül koydu. O virgülden sonrası oldukça sertti:
Çevresine küstah davranan, hizmet aldığı insanları ezenlerle yan yana gelmem. Nokta.
Bu sözler, magazin dünyasında pek sık duyduğumuz türden değil. Çünkü bu sektörde çoğu zaman başarı, karakterin önüne geçebiliyor.
Gelelim programın en çok konuşulacak kısmına…
Özlem Esra Ada’nın hatırlattığı Bülent Ersoy’un muhabirlere bağırdığı görüntüler, Aras’ın da tepkisini çekmiş. “Ben kabul etmem” diyerek oldukça net bir tavır koydu ortaya. Kim sever, kim sevmez meselesine girmeden, “Bu insanlar işini yapıyor” diyerek basın emekçilerine sahip çıkması dikkat çekiciydi.
Özetle…
Özgür Aras, bu programda sadece isimler üzerinden değil, tavır, duruş ve insanlık üzerinden konuştu. O yüzden de söyledikleri kulaktan kulağa değil, doğrudan manşetlere taşındı. Magazin bazen dedikoduyla değil, böyle net cümlelerle de gündem olabiliyormuş; onu bir kez daha gördük.

SELAHATTİN PAŞALI’YA SET SÜRPRİZİ
Selahattin Paşalı, yeni dizisi Kıskanmak’ın setinde doğum gününü sürpriz bir kutlamayla karşıladı. Çekimlere kısa bir ara verilen sette hazırlanan doğum günü pastasıyla Paşalı’ya unutulmaz anlar yaşatıldı.
Sürpriz kutlamaya oyuncunun eşi Lara Paşalı ve kızları Pera da katıldı. Ailece yapılan kutlama sırasında duygusal anlar yaşanırken, set ekibinin sıcak ve samimi tavrı dikkat çekti. Doğum günü pastasının üzerinde yer alan “İyi ki doğdun Paşamız” yazısı ise herkesi gülümsetti.
Yoğun set temposu arasında gelen bu sürpriz, Selahattin Paşalı’ya moral olurken, ortaya çıkan kareler kısa sürede sosyal medyada da ilgi gördü. Paşalı, ekibine ve ailesine teşekkür ederek bu özel günü sette geçirmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi.

YILLARA MEYDAN OKUYOR!
İtiraf edeyim… Kamuran Akkor’u her gördüğümde aynı şeyi düşünüyorum: Zaman bu kadına uğramıyor.
60 yıl sahnede kal, aynı formu koru, hâlâ yeni şarkı hazırla… Vallahi şapka çıkarılır.
Geçtiğimiz günlerde Akkor’a “Bu formun sırrı ne?” diye sorulmuş. Ne mucize kür, ne gizli iksir… Cevap çok net: disiplin. Yazın yüzme, kışın yürüyüş… Bir de tabii ki düzenli yaşam. Yani işin özü şu: Kimse kusura bakmasın ama yılların sırrı “kendine bakmak”.
Asıl dikkatimi çeken kısım ise söyledikleri arasındaki o eski zarafet. “Mesleği sevmek, saygı duymak” diyor. Bugünün hızla tüketilen şöhret dünyasında kulağa ne kadar nostaljik geliyor, değil mi?
Bergen sorulunca sesi yumuşuyor. “Cici, iyi bir kızdı” demesi yetiyor zaten… Cümle kurmadan bile insanın içi burkuluyor. Kadın sanatçıların yaşadığı zorluklara dair söyledikleri ise tokat gibi:
“Dikkatli yaşamak lazım.”
Ne eksik, ne fazla.
Bir de işin gençler tarafı var. Demet Özdemir’i izlemiş, beğenmiş, sevmiş. Üstelik Semicenk’le düet hazırlığında. Yani Kamuran Akkor, “Ben artık kenara çekildim” diyenlerden değil. Aksine sahnede hâlâ sözüm var diyenlerden.
Lafı uzatmadan, Kamuran Akkor’un sırrı botoksta, filtreden, kulis dedikodusundan değil.
Sırrı; disiplin, saygı ve dimdik durmak.
Ve galiba bu yüzden hâlâ bu kadar gerçek, hâlâ bu kadar güçlü.

“KAÇ PARA Bİ FÖN?” PRÖMİYERDE ALKIŞ REKORU
Son dönemin merakla beklenen tiyatro yapımlarından “Kaç Para Bi Fön?”, İstanbul’da perde açtı, alkışları topladı.
Orbit Production House imzası taşıyan oyun, DasDas sahnesindeki prömiyeriyle sanat ve magazin dünyasını bir araya getirdi. Yoğun ilginin olduğu gecede salon tamamen dolarken, izleyiciler oyunu ayakta alkışladı.
Başrollerini Pelin Karahan ve Tuna Kırlı’nın paylaştığı “Kaç Para Bi Fön?”, günümüz ilişkilerini, toplumsal alışkanlıkları ve modern hayatın absürtlüklerini mizahi bir dille sahneye taşıyor. İlk gösterimden itibaren temposu, diyalogları ve oyunculuklarıyla seyirciden tam not alan yapım, prömiyer gecesinin en çok konuşulan işleri arasına girdi.
Gösterim sonrası yapılan yorumlar, oyunun sezonun iddialı tiyatro projelerinden biri olacağının sinyallerini verirken, “Kaç Para Bi Fön?” için Türkiye turnesi heyecanı da resmen başladı. Oyun, önümüzdeki haftalarda İstanbul başta olmak üzere Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli’de tiyatroseverlerle buluşacak.
Prömiyerdeki güçlü başlangıcıyla dikkat çeken “Kaç Para Bi Fön?”, hem güldüren hem düşündüren yapısıyla sahnelerde uzun süre adından söz ettirecek gibi görünüyor.