Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar
Ekranların genç sesi!
Türkiye’de yeni nesil medya yüzleri arasında ışığı giderek güçlenen bir isim var: İpek Akkuş. 12 Mart 2001’de İstanbul’da doğan Akkuş’un hikâyesi, çocukluk yıllarında sahnenin kenarında değil, tam ortasında başlıyor.

Meslek rotasını genç yaşta belirleyen Akkuş, Aydın Doğan Lisesi Gazetecilik Bölümünü tamamladıktan sonra medya disiplinine hem teori hem pratik anlamda adım adım hâkim oldu. Lise yıllarında Hürriyet Gazetesi ve Yenises Gazetesi’nde yaptığı stajlar, haber mutfağının ritmini yakından solumasını sağladı. Ardından Atatürk Üniversitesi Reklamcılık Bölümünden mezun olarak iletişim alanındaki bilgisini genişletti. Profesyonel hayata bir reklam ajansında editör ve sunucu olarak başlayan Akkuş, sahneye hazırlıklı çıktığını kısa sürede kanıtladı. Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nden aldığı diksiyon, spikerlik ve sunuculuk sertifikası, bu alandaki duruşunu daha da güçlendirdi. Bugün ise Ekotürk TV ekranlarında yayımlanan Başarı Atlası programının sunuculuğunu üstleniyor.
Çok güzel bir programı var
“Başarı Atlası”, iş dünyasının dikkat çeken, yenilikçi ve ilham veren isimlerini konuk eden bir program… Her bölümde farklı sektörlerden liderlerin hem başarı hikâyelerini hem de zorluklarla dolu yolculuklarını izleyiciyle buluşturuyor. İş modelleri, girişimcilik vizyonu, yeni nesil stratejiler ve kişisel motivasyon üzerine derinlikli sohbetler, programın ayırt edici kimliğini oluşturuyor. Akkuş’un güçlü iletişimi, sektörel merakı, disiplinli hazırlık süreçleri ve pozitif ekran enerjisi ise programın en çok öne çıkan unsurları arasında. Aynı zamanda eğitim yolculuğuna devam eden genç sunucu, İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde lisans eğitimini sürdürüyor. Çok yönlü bir birikime sahip olması, özgün projeleri, vizyoner bakışı ve ekran yansımasına taşınan doğal ışıltısıyla dikkat çekiyor.
Hem genç hem profesyonel
İpek Akkuş, hem yeni nesil iletişim dilini başarıyla kullanan bir ekran yüzü hem de kendi kariyer rotasını kararlılıkla çizen genç bir profesyonel. Onun hikâyesi, bugün hayal kuran gençlere, yarının iş dünyasında kendi sesine güvenenlere uzanan bir davet niteliğinde.
Yesin içsin yatsın!
Akın Vardar, yıllar sonra müziğe güçlü ve alışılmışın dışında bir dönüş yapıyor. Yeni single’ı “Yesin İçsin Yatsın”, yüzeyde hareketli ve 9/8’lik ritmiyle akıp giden bir hayatı anlatırken, derininde modern insanın adı konmamış boşluğuna cesur bir ayna tutuyor

“Kahkahası yerinde, story’si aktif, gündemi yoğun ama içini dinlesen bir şey eksik…” cümlesiyle özetlenen bu ruh hali, şarkının ana damarını oluşturuyor. Gününü kurtaran, konfor alanına sıkışmış ne tam seven ne de bir hayale gerçekten tutunan hayatlara dair sakin ama net bir bakış sunuluyor. Yargı yok, öğüt yok; sadece göz göze gelen bir soru var: “Gerçekten yaşıyor musun, yoksa sadece alıştın mı?” Söz ve müziği Akın Vardar’a ait olan “Yesin İçsin Yatsın”, usta müzisyen Mustafa Haybat’ın aranjörlüğünde hayat buluyor. Projede güçlü bir müzisyen kadrosu dikkat çekiyor: Süpervizör Cemil Tatlıpınar, davulda Turgut Alp Bekoğlu, bas gitarda Caner Üstündağ, gitarda İlter Kurcala, perküsyonda Memduh Akatay ve yaylılarda İstanbul Strings. Şarkının mix, mastering ve Dolby Atmos çalışmaları ise İnanç Yenidoğan imzası taşıyor. Kayıtlar Live Recording Lab & Hazel Music Co. stüdyolarında gerçekleştirildi. Klibiyle de şarkının ruhunu destekleyen “Yesin İçsin Yatsın”, Nazlı Akçay’ın dansı ve koreografisiyle görsel olarak da güçlü bir anlatı sunuyor. Video yönetmenliğini Yusuf Kemal Akkış üstlenirken, kurgu Cemil Tatlıpınar, edit ise Anıl Ekmekçioğlu tarafından yapıldı. Akın Vardar’ın bu yeni başlangıcı, hem müzikal hem de sözsel anlamda dinleyiciyi konfor alanından çıkaran bir davet niteliği taşıyor. Hareketli ritmiyle eşlik etmeye çağırırken, satır aralarında durup düşünmeye de alan açıyor.
Karşılıksız aşk şarkı oldu
Türk müziğinde duygunun, yaşanmışlığın ve samimiyetin giderek daha fazla özlendiği bir dönemde Arzu Efimia, yeni teklisi “Karşılıksız Aşk” ile dinleyiciyi zamanın durduğu, aşkın masum ve beklentisiz yaşandığı yıllara götürüyor

Şarkının söz ve müziği, 90’lı yıllara damga vuran “Adamım” şarkısının da söz ve bestecisi olan, aynı zamanda Arzu Efimia’nın annesi Nurhayat Davarcı imzası taşıyor. Bu yönüyle “Karşılıksız Aşk”, yalnızca bir şarkı değil; kuşaklar arasında aktarılan güçlü bir duygu mirası niteliği taşıyor. Aranjesi Semih Erdoğan tarafından yapılan eserin introsu, usta gitarist Erdem Sökmen’in dokunuşlarıyla başlıyor ve dünyaca ünlü ud virtüözü Yurdal Tokcan’ın eşliğiyle derinleşiyor. Yaylılarda İstanbul Strings, bas gitarda Caner Üstündağ, perküsyonda Mehmet Akatay, klarnette Göksun Çavdar, akordeonda Bekir Sakarya ve klavyede yine Semih Erdoğan’ın yer aldığı şarkı, tamamen canlı performanslarla kaydedildi. Mix ve mastering süreci Arıkan tarafından tamamlanan eser, yapay zekâ katkısı olmadan, yaşanmışlığın ve tecrübenin müziğe dönüştüğü doğal bir dinleme zevki sunuyor. Şarkının video klibi ise yönetmen Yaşar Ergün imzası taşıyor. Arzu Efimia’nın yalnızlık duygusunu ve şarkının hüznünü yansıtan klip, seçilen iç ve dış mekânlarla adeta bir kış atmosferi yaratıyor. Görüntü yönetmenliğini Onur Barış üstlenirken, video edit ve kurgu ile color grading çalışmaları Viveart tarafından gerçekleştirildi. Klipteki doğal ve sade görünüm ise makyajda Kudret Sarıkaya’nın dokunuşlarıyla tamamlandı. Müzikalite etiketiyle yayımlanan “Karşılıksız Aşk”, 16 Ocak itibarıyla Müzikalite YouTube kanalında müzikseverlerle buluştu. Arzu Efimia, bu çalışmasıyla kalpten kalbe dokunan, zamansız bir aşk hikâyesini yeniden hatırlatıyor ve karşılıksız da olsa aşkın hâlâ ne kadar güçlü olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Derin bir içsel yolculuk
Bağımsız müzik sahnesinin özgün isimlerinden Gitarvemavi, yeni single’ı “Sustum” ile dinleyicisini sessizliğin en gürültülü hâliyle baş başa bırakıyor. Duygusal yoğunluğu yüksek sözleri ve sade ama çarpıcı müzikal yapısıyla dikkat çeken şarkı, insanın sustukça kendinden uzaklaşmasını ve içsel bir yüzleşmeye zorlanmasını anlatıyor

Sahneyle tanışması oldukça küçük yaşlara dayanan Gitarvemavi, müzik yolculuğunda on beşli yaşlarını bir milat olarak görüyor. Ana enstrümanının klasik gitar olması, sanatçının müziğe ilk adımlarını klasik müzik disipliniyle atmasını sağladı. Ancak zamanla bu tutku, farklı coğrafyaların ve kültürlerin müziklerini keşfettiği etnik bir yolculuğa dönüştü. Bu yolculuğun en güçlü durağı ise Anadolu oldu. Sanatçı, Anadolu türkülerinin sunduğu derinlik ve çeşitlilikle karşılaştığında bunun artık bir tercih değil, kaçınılmaz bir durak olduğunu fark etti. Batı armonisi ile Anadolu müziğini anlamaya ve bir araya getirmeye çalışan Gitarvemavi; Ruhi Su’dan Âşık Veysel’e, Haluk Levent’ten Kıraç’a uzanan geniş bir ilham yelpazesiyle, yıllar içinde pek çok şehirde yerel sahnelerde müziğini icra etti. Bu uzun ve bitmeyen yolculuk, aynı zamanda sanatçının kendi ruhunu bulduğu bir alan hâline geldi. 2019 yılında Türk Telekom’un dijital müzik platformu Muud tarafından düzenlenen “Sahne” isimli beste yarışmasında birincilik elde etmesi, Gitarvemavi’nin profesyonel müzik kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu başarı, sanatçının Avrupa Müzik ile temas kurmasını sağladı ve aynı yıl ilk single’ı “Kendi Yalnızlığını Arayan Adam” dinleyiciyle buluştu. Sonraki yıllarda ise bağımsız üretim anlayışını sürdürerek farklı şarkılarla müzikal yolculuğuna devam etti. Yeni single “Sustum”, Gitarvemavi’nin olgunlaşan anlatım dilini ve duygusal derinliğini güçlü biçimde yansıtıyor. Şarkı, bazen söylenmeyen cümlelerin, bastırılan duyguların ve ertelenen yüzleşmelerin insanı nasıl yalnızlaştırdığını yalın ama etkileyici bir dille anlatıyor.
İyiler erken ölüyor!
Müziğin samimi duygularla teknoloji arasında kurduğu yeni köprüde dikkat çeken bir isim var: İlker Topgül. Ankara doğumlu sanatçı, “İyiler Erken Ölüyor” adlı yeni şarkısıyla Fantazi Pop’a hem olgunluk hem de yenilikçi bir soluk getiriyor

44 yıllık bir hayatın, 20 yıllık beyaz yaka kariyerinin ve yıllar boyunca biriken duyguların süzgecinden geçen “İyiler Erken Ölüyor”, İlker Topgül’ün müzikal yolculuğunda önemli bir eşik olarak öne çıkıyor. Eğitim hayatını Eskişehir’in kültürel dokusunda tamamlayan, kariyerini ise Ankara’nın kurumsal disipliniyle şekillendiren Topgül; 5 yıl bilişim, 15 yıl yatak ve mobilya sektöründe edindiği profesyonel deneyimi bugün müziğine taşıyor. Sanatçının kendi tanımıyla “Hibrit Fantazi Pop”, analog duygularla dijital zekânın kusursuz birlikteliğine dayanıyor. “İyiler Erken Ölüyor”da kimi anlarda tellerin sıcak tınıları öne çıkarken, kimi anlarda Yapay Zeka destekli prodüksiyon teknikleri duygulara rehberlik ediyor. Geleneksel Fantazi Pop’un tanıdık ruhu korunurken, üretim sürecinde geleceğin teknolojileri cesurca kullanılıyor. Topgül’ün müziği; “enstrümanının sesiyle ruhunu, Yapay Zekanın gücüyle vizyonunu birleştiren” bir anlayışın ürünü. Yıllarca insanların konforu ve uykusu için çalışan bir profesyonelin, şimdi ruhları dinlendiren ve duyguları uyandıran şarkılarla dinleyiciyle buluşması, esere ayrı bir anlam katıyor. “İyiler Erken Ölüyor”, yalnızca bir şarkı değil; kayıplara, erken gidenlere ve içimizde yarım kalan cümlelere adanmış güçlü bir anlatı. Olgun bir ses, bilinçli bir üretim ve samimi bir hikâye arayanlar için dikkatle dinlenmesi gereken bir çalışma.
Neslihan'dan yeni klip
2006 yılında “Hiç Sevmedim” şarkısıyla müzik dünyasına güçlü bir giriş yapan, ardından “Sen” ve “Adi Oldu Yalnızlık” gibi eserleriyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Neslihan, müzikal yolculuğunu Amerika’da hazırladığı yeni albümü “Vefa” ile kararlılıkla sürdürüyor

Albümün ilk çıkış şarkısı “Uzakta Kalan İnsan”ın ardından sanatçı, albümün ikinci klibi “Hadi Sar En Başa” ile dinleyicinin karşısına çıkıyor. Söz ve müziği Neslihan’a ait olan şarkı; geçmişle yüzleşmeyi, yarım kalan duyguları ve hayata yeniden başlama cesaretini içten ve güçlü bir anlatımla ele alıyor. Amerika’da, aranjör ve prodüktör Ali Tolga Demirtaş ile yürütülen uzun soluklu ve titiz bir çalışmanın ürünü olan “Vefa” albümü; derinlikli sözleri, zamansız melodik yapısı ve duygusal yoğunluğuyla dikkat çekiyor. Albümün yapım süreci Neslihan’ın kendi müzik markası Nesli Music çatısı altında şekillendi. “Hadi Sar En Başa”nın klibi, sanatçının şu anda yaşadığı şehir olan Las Vegas’ta çekildi. Yönetmen koltuğunda Filiz Arıkan’ın oturduğu klip, sade ama etkileyici görsel diliyle şarkının ruhunu tamamlıyor. Şehrin taşıdığı yeni başlangıç enerjisi, biriken duygular ve hayata yeniden tutunma hissi, klibin atmosferine güçlü bir şekilde yansıyor ve izleyiciyi içsel bir yolculuğa davet ediyor.

Bir albümden fazlası
Neslihan, albüm ve şarkıyla ilgili duygularını şu sözlerle ifade ediyor: “Vefa benim için sadece bir albüm değil; uzun yıllardır yanımda olan dinleyicilerime bir teşekkür. ‘Hadi Sar En Başa’, insanın kendine verdiği ikinci şansı anlatıyor. Bu şarkıyı yıllar önce yazmıştım ve hâlâ çok seviyorum. Umarım dinleyen herkes kendinden bir parça bulur.” Dijital platformlarda yayında olan “Hadi Sar En Başa”, aynı zamanda ulusal ve yerel radyolarda da dinleyiciyle buluşmaya devam ediyor.