Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
4°
Ara

Cengizhan Kaya ile magazin gündemi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Cengizhan Kaya ile magazin gündemi

AYŞEGÜL TOPAÇ – 

ŞİİRİN, ÇOCUK EDEBİYATININ VE ÇOK YÖNLÜ ÜRETİMİN İZİNDE BİR KALEM

Şair, yazar ve söz üreticisi Ayşegül Topaç, edebiyatın farklı alanlarında üreten çok yönlü bir isim olarak dikkat çekiyor. Şiir kitapları, çocuk kitapları ve müzik alanındaki projeleriyle üretimlerini geniş bir yelpazede sürdüren Topaç, her çalışmasında öznelliğe verdiği önemle kendine has bir anlatım oluşturuyor. Sözcüklerle kurduğu bağda samimiyeti önceleyen şair, okuru yormayan, içten ve nahif bir dilin peşinde ilerliyor.

Sanatsal yaklaşımında doğrudanlık ve öz aktarımı temel alan Ayşegül Topaç, hem bireysel hem de kolektif üretimlerde aktif rol alıyor. Albüm çalışmalarından edebî projelere kadar geniş bir alanda üretmesini ise “özden geleni aktarma” isteği besliyor. Topaç, eserlerinde geleneksel şiir damarından da beslenen bir çizgi sürdürürken, Karacaoğlan’ın içten söyleyişini anımsatan duruluğu da zaman zaman satırlarına yansıtıyor.

Ayşegül Topaç’ın üretim dünyasında öne çıkan güncel çalışmalardan biri de Lemurya ve Atlantis adlı derleme kitabı. Koç Yayınları tarafından yayıma hazırlanan ve Av. Mustafa Asım Kahyaoğlu’nun editörlüğünde şekillenen bu özel proje, 36 yazarın katkısıyla oluşturuldu. Sanatçı Sevtap Ünal’dan radyo programcısı “Gecenin Melon Şapkası”na ve farklı sanat–yazar dostlarına kadar pek çok ismin yer aldığı derleme, Topaç’ın derleyen olarak sürece eşlik ettiği kolektif bir çalışma olarak şu anda baskı aşamasında okurla buluşmaya hazırlanıyor.

Ayşegül Topaç’ın yaratıcılığına yön veren bu çok boyutlu yaklaşım; çocuk okurlarıyla buluşan kitaplarında, şiirlerindeki lirizmde ve müzik çalışmalarındaki söz dünyasında kendini hissettirmeye devam ediyor.

Sonuç:

Ayşegül Topaç, edebiyatın ve sanatın farklı alanlarında üreten bir kalem olarak hem içtenlikten ödün vermeyen hem de kendi sesini büyütmeye devam eden bir isim olmayı sürdürüyor.

FATOŞ ÖTENEN: 

DİSİPLİNLERARASI BİR GÖRSEL EVRENİN MİMARI

1980 Muğla doğumlu sanatçı Fatoş Ötenen, sanatla kurduğu bağını ilkokul yıllarında keşfeden ve bu erken sezgiyi güçlü bir yaratım disipliniyle büyüten isimlerden. Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden profesörler ve usta sanatçılardan aldığı özel derslerle pekiştirdiği görsel üretim pratiği, onun estetik referanslarının ve metodolojik yaklaşımının temel zeminini oluşturdu. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezuniyetinin ardından Pedagojik Formasyon eğitimini tamamlayan Ötenen, Grafik Tasarımı alanında Tezli Yüksek Lisans ve Doktora dereceleri edinerek akademik donanımını çok yönlü bir yeterliliğe dönüştürdü. Sanat kuramı, estetik, görsel kültür analizleri ve çağdaş sanat pratikleri üzerine yoğunlaşan araştırmaları, üretimine disiplinlerarası bir derinlik kattı ve onun görsel dilinin süreklilik kazanan bir dönüşümle ilerlemesini sağladı. 2010 yılında Bodrum’da kurduğu ÖtenenArt, sanatçının kişisel üretimini kurumsallaştırdığı bir yapı olmanın ötesine geçerek, farklı disiplinlerden sanatçıları ve genç üreticileri destekleyen bir platforma dönüştü. Sosyal sorumluluk projeleriyle beslenen bu oluşum, Ötenen’in sanatı yalnızca bir ifade biçimi değil; toplumsal fayda üreten bir alan olarak ele aldığının da göstergesi. Ötenen’in üretim yelpazesi pop art estetiğini merkez alsa da, yalnızca tuvalle sınırlı değil. Tasarımdan mekâna, objeden hareketli görüntüye uzanan geniş bir pratik içinde çalışıyor. Resim öğretmenliği, sanat yönetmenliği, kurumsal tasarım projeleri ve mimari uygulamalarda ressam/proje danışmanı olarak üstlendiği roller, onun çok katmanlı bakış açısının doğal bir uzantısı. Sanatçının pratiği, tuval yüzeyinden sürat motoru tasarımına; reklam filmlerinden kitap kapaklarına; sinema projelerinden iç mekân sanat uygulamalarına kadar uzanıyor. Özellikle Acun Ilıcalı’nın sürat motoru tasarımlarında imzasının bulunması, onun tasarım becerisinin hız, dinamizm ve estetik bütünlükle kurduğu güçlü ilişkiyi ortaya koyuyor. Yayıncılık alanında ise birçok bestseller eserin kapak tasarımını üstlenmiş durumda; bunlar arasında kapağında Angelina Jolie’nin sözüne yer verilen kitap da bulunuyor. Eserleri ulusal ve uluslararası özel koleksiyonlara giren Fatoş Ötenen, böylece farklı kültürlerin estetik beğenileriyle buluşmayı başarıyor. Üretiminin evrensel potansiyeli, disiplinlerarası yaklaşımının etkili sonuçları ve sanatsal vizyonunun geniş ufku, onu çağdaş sanat sahnesinde dikkatle izlenen bir konuma taşıyor. Yetenekleri, özgün çalışma tarzı, yaratıcı projeleri, çok yönlü birikimi, güçlü iletişimi ve enerjisiyle Fatoş Ötenen, hem üretim alanlarında hem de sanat çevrelerinde parlak bir iz bırakmaya devam ediyor. Her yeni işinde, görsel dünyanın sınırlarını sessizce genişleten bir dokunuş hissediliyor—seyircisini içine çeken, disiplinler arasında kendi yolunu açan bir yaratım evreni.

12. ETKİN ECZACILIK DERNEĞİ BİLİMSEL KONGRESİ ANTALYA’DA GERÇEKLEŞTİ

Kongrenin Sunuculuğunu Fatoş Tapan Üstlendi

Antalya’da Bilim, İletişim ve Profesyonellik Aynı Sahnedeydi

Etkin Eczacılık Derneği’nin bu yıl 12’ncisini düzenlediği Bilimsel Kongre, Antalya’da gerçekleştirildi. “Öz bakım eczanede gerçekleşir” anlayışıyla üç gün süren kongre; alanında uzman, birbirinden değerli doktor ve eczacıları bir araya getirerek yılın en prestijli bilimsel organizasyonlarından biri oldu.

Güncel sağlık yaklaşımlarının, eczacılıkta öz bakım uygulamalarının ve multidisipliner bakış açılarının ele alındığı kongre, zengin bilimsel içeriği ve güçlü program akışıyla katılımcılardan tam not aldı. Yoğun ilgi gören oturumlar, mesleki gelişime katkı sunarken sektördeki güncel yaklaşımlara da ışık tuttu.

Kongrenin sunuculuğunu üstlenen Fatoş Tapan, profesyonel sahne hâkimiyeti, güçlü iletişim dili ve dinamik anlatımıyla organizasyonun öne çıkan isimlerinden biri oldu. Üç gün boyunca kongrenin temposunu başarıyla yöneten Tapan, bilimsel içerik ile dinleyici arasında etkili bir köprü kurdu. Akıcı anlatımı, programa hâkimiyeti ve enerjik sunum tarzı, uzun ve yoğun oturumlar boyunca katılımcıların dikkatini diri tuttu.

Yer yer esprili üslubuyla salondaki enerjiyi yükselten Fatoş Tapan, yalnızca bir sunucu değil; kongrenin ritmini belirleyen önemli bir unsur olarak dikkat çekti. Profesyonelliği ve sahnedeki doğal duruşu, organizasyonun kurumsal kimliğini daha da güçlendirdi.

Bilimsel paylaşımların yanı sıra etkileşimi yüksek oturumlarıyla da öne çıkan Etkin Eczacılık Derneği 12. Bilimsel Kongresi, yılın sonuna damga vuran organizasyonlar arasında yerini aldı. Başarılı sunuculuğuyla hafızalarda iz bırakan Fatoş Tapan, bu önemli buluşmanın en çok konuşulan isimlerinden biri olurken; kongre, eczacılık alanında bilginin, iletişimin ve profesyonel sunumun gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

 

İPEK AKKUŞ: 

EKRANIN GENÇ SESİ, BAŞARININ YOL HARİTASINI ÇİZEN SUNUCU

Türkiye’de yeni nesil medya yüzleri arasında ışığı giderek güçlenen bir isim var: İpek Akkuş. 12 Mart 2001’de İstanbul’da doğan Akkuş’un hikâyesi, çocukluk yıllarında sahnenin kenarında değil, tam ortasında başlıyor. İlkokul ve ortaokuldaki okul etkinliklerinin sunumlarını üstlenmesi, onun için yalnızca bir görev değil; ileride kuracağı kariyerin erken bir işaretiydi.

Meslek rotasını genç yaşta belirleyen Akkuş, Aydın Doğan Lisesi Gazetecilik Bölümünü tamamladıktan sonra medya disiplinine hem teori hem pratik anlamda adım adım hâkim oldu. Lise yıllarında Hürriyet Gazetesi ve Yenises Gazetesi’nde yaptığı stajlar, haber mutfağının ritmini yakından solumasını sağladı. Ardından Atatürk Üniversitesi Reklamcılık Bölümünden mezun olarak iletişim alanındaki bilgisini genişletti.

Profesyonel hayata bir reklam ajansında editör ve sunucu olarak başlayan Akkuş, sahneye hazırlıklı çıktığını kısa sürede kanıtladı. Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nden aldığı diksiyon, spikerlik ve sunuculuk sertifikası, bu alandaki duruşunu daha da güçlendirdi. Bugün ise Ekotürk TV ekranlarında yayımlanan Başarı Atlası programının sunuculuğunu üstleniyor.

“Başarı Atlası”, iş dünyasının dikkat çeken, yenilikçi ve ilham veren isimlerini konuk eden bir program… Her bölümde farklı sektörlerden liderlerin hem başarı hikâyelerini hem de zorluklarla dolu yolculuklarını izleyiciyle buluşturuyor. İş modelleri, girişimcilik vizyonu, yeni nesil stratejiler ve kişisel motivasyon üzerine derinlikli sohbetler, programın ayırt edici kimliğini oluşturuyor. Akkuş’un güçlü iletişimi, sektörel merakı, disiplinli hazırlık süreçleri ve pozitif ekran enerjisi ise programın en çok öne çıkan unsurları arasında.

Aynı zamanda eğitim yolculuğuna devam eden genç sunucu, İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde lisans eğitimini sürdürüyor. Çok yönlü bir birikime sahip olması, özgün projeleri, vizyoner bakışı ve ekran yansımasına taşınan doğal ışıltısıyla dikkat çekiyor.

İpek Akkuş, hem yeni nesil iletişim dilini başarıyla kullanan bir ekran yüzü hem de kendi kariyer rotasını kararlılıkla çizen genç bir profesyonel. Onun hikâyesi, bugün hayal kuran gençlere, yarının iş dünyasında kendi sesine güvenenlere uzanan bir davet niteliğinde… ✨

SAHANIN TOZUNDAN STÜDYO IŞIĞINA: 

NESLİHAN ALTUN’UN GAZETECİLİK YOLCULUĞU

Türkiye’de sahadan yükselen gazetecilik anlayışının güçlü temsilcilerinden biri olarak öne çıkan Neslihan Altun, hem kriz bölgelerindeki soğukkanlı duruşu hem de ekranlara taşıdığı etkileyici sunumuyla medya dünyasında adından söz ettiriyor. İnşaat yüksek mühendisliği eğitiminin ardından iletişim alanına yönelmesi, onun tutkusu uğruna rotasını cesurca değiştiren isimlerden biri olduğunun en güçlü kanıtı.

Yerelden ulusala uzanan bir başlangıç

Altun’un medya yolculuğu, Zonguldak’ta yerel bir televizyon kanalında spikerlik yaparak başladı. Henüz kariyerinin ilk adımlarında bile güçlü diksiyonu, sahne hâkimiyeti ve iletişim becerileriyle dikkat çekti. Ancak bu başlangıç, çok daha büyük bir yolculuğun yalnızca ilk adımıydı.

Gazetecilik tutkusu onu Ekim 2021’de profesyonel medya dünyasına taşıdı ve Yeni Şafak Dijital’de muhabirlik kariyerine başladı. O günden itibaren haberin olduğu yerde olmayı, gerçeği yerinde gözlemlemeyi ve sahayı birincil bilgi kaynağı olarak görmeyi benimsedi.

Sahanın ortasında geçen yıllar

Neslihan Altun’un gazetecilik anlayışının merkezinde “yerinde tanıklık” var. Suriye’deki sıcak gelişmeler, Türkiye’de meydana gelen büyük depremler, orman yangınları, seller, patlamalar… Hepsinde kamerasıyla, not defteriyle, refleksleriyle sahadaydı. 6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’tan Şanlıurfa’ya kadar geniş bir hatta enkazların arasında çalışırken insanların acılarına, umutlarına ve kurtarma ekiplerinin mücadelesine birebir şahitlik etti. Saatler, günler, geceler boyunca, bölgedeki her detayı anbean izleyiciye ulaştırmak için aralıksız görev yaptı.

Suriye’de tarihi anlara tanıklık

2024 yılının Kasım ve Aralık ayları ise Altun’un kariyerindeki en kritik dönemlerden biri oldu. 21 gün boyunca Tel-Rıfat, Hama, Halep ve Şam hattında görev yaptı; çatışma bölgelerindeki atmosferi, halkın duygularını ve sahadaki değişimi birebir gözlemledi. 8 Aralık 2024 günü, Esed rejiminin düştüğü anlarda Şam’a ulaşan ilk gazetecilerden biri olarak tarihe geçti. Emevi Camii’nde Ahmet Şara’nın şükür namazı kıldığı ana kadar geçen tüm süreci kendi çektiği görüntülerle kayıt altına aldı. O anlar, Yeni Şafak ekranlarında anlık yayınlarla milyonlara ulaştı.

Hem sahada hem ekranlarda güçlenen bir kariyer

Afet bölgeleri ve çatışma hatlarında çalışmanın getirdiği refleks, soğukkanlılık, etik duruş ve hızlı aksiyon alma becerileri, Altun’un habercilik karakterinin temel taşlarını oluşturuyor. Bunun yanında dijital içerik üretimi, görüntüleme, akış yönetimi gibi alanlarda da kapsamlı bir yetkinliğe sahip. Yeni Şafak Dijital’de gerçekleştirdiği özel röportajlar, hazırladığı insan hikayeleri ve üzerinde çalıştığı belgesel serileri, onun anlatı gücünün ne kadar geniş bir perspektife sahip olduğunu gösteriyor.

Stüdyo ışıklarında da parlıyor

Şubat 2025’te TVNET ekranlarında hafta sonu akşam kuşağı spikerliği görevine başlayan Altun, böylece kariyerini hem sahada hem stüdyoda sürdüren sayılı gazetecilerden biri hâline geldi. Hafta içi Yeni Şafak’ta kıdemli muhabir olarak sahada çalışırken, hafta sonları izleyiciyi ekrana bağlayan enerjisiyle TVNET’te yer alıyor.

Fark yaratan kişisel duruş

Neslihan Altun, yalnızca mesleki başarılarıyla değil; çok yönlü birikimi, özgün çalışma tarzı, vizyoner bakışı, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle de dikkat çekiyor. Ekrandaki ışıltısı, sahadaki cesareti ve projelerindeki özgünlük onun medya dünyasında neden hızla yükseldiğini açıkça ortaya koyuyor.

YEŞİM YÜKSEL: 

EKRANIN PARLAYAN YÜZÜ VE HABER DÜNYASININ TUTKULU MUHABİRİ

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu Yeşim Yüksel, medya dünyasında hem ekran önünde hem de ekran arkasında başarıyla yer alıyor. Üniversite yıllarında fakültenin Medya Merkezi’nde sunuculuk ve editörlük deneyimi kazanan Yüksel, profesyonel kariyerine İhlas Haber Ajansı’nda dış haberler biriminde stajyer editör olarak adım attı. Yaklaşık iki buçuk yıllık dış habercilik deneyimi, onun haber dünyasındaki farkını ortaya koydu.

2023 yılında Anadolu Ajansı’nda Yardımcı muhabir olarak göreve başlayan Yeşim Yüksel, özellikle çevre muhabirliği alanında çalışmalarını sürdürüyor. Haber yazımı, canlı yayın ve spikerlik gibi alanlarda eğitimlerini devam ettiren Yüksel, ekran önünde doğal duruşu, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle dikkat çekiyor.

Kariyerini, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri ve çok yönlü birikimiyle birleştiren Yüksel, medya sektöründe hem izleyici hem de meslektaşları tarafından takdir ediliyor. Vizyonu, çalışkanlığı ve ekranlardaki ışığıyla genç gazeteciler için örnek bir isim olarak öne çıkıyor.

Yeşim Yüksel’in hikayesi, medya dünyasında tutkuyla çalışan ve her zaman kendini geliştirmeyi hedefleyen profesyoneller için ilham verici bir yolculuk niteliğinde.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *