Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
5°
Ara

Mucizeye ne oldu?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Mucizeye ne oldu?

Avrupa'nın en büyük ekonomisi dördüncü durgunluk yılında sıkışıp kaldı. Yaşadığım Almanya’dan bahsediyorum. Alman ekonomisi, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en uzun durgunluk dönemini yaşıyor. Uzmanlara göre, sanayi üretimi, Eylül ayındaki kısmi toparlanmanın ardından bile 2005 seviyesinde bulunuyor. Alman imalat devi Almanya'nın onlarca yıldır temelini oluşturan güçlü yanların, artık zayıf noktalara dönüştüğü biliniyor.

* * * *

Almanya sanayi ve mal ihracatına dayalı ekonomiye sahip bir ülke. Ancak gelişmeler gösteriyor ki jeopolitik gerilimlerin, ticaret savaşlarının ve hızlı teknolojik değişimin yaşandığı küresel ortama hazırlıksız yakalandı. 1994‘de kurulmuş olup, şu anda 800 kişiyi istihdam eden ve Almanya'nın en iyi on yönetim danışmanlığı şirketi arasında olan Porsche Consulting'in ortaklarından Dirk Pfitzer, haftalık bir ekonomi dergisine demeç vermiş.

* * * *

‘Alman mühendisliğindeki kriz güçlü bir şekilde ivme kazanıyor‘ diyor. Çöküşün döngüsel olmadığının ve ‘öylece ortadan kalkmayacağının’ ‘çok açık’ olduğunu ekliyor. Münih merkezli bir danışmanlık şirketi Roland Berger'in küresel genel müdürü Marcus Berret de aynı dergide ‘Temel güçlerin çoğu kırılganlıklara dönüştü. Bunlar arasında 140 yıllık içten yanmalı motor uzmanlığı olan güçlü bir otomotiv endüstrisi yer alıyor’ diyor.

* * * *

Herkes kafa yoruyor. Bu nasıl oldu? Alman mucizesi şimdi niye tekliyor? ABD ve Çin'de 10 yıl arayla alınan iki farklı siyasi karardan söz edebiliriz. Donald Trump'ın ticaret savaşı ve Çin’in on yıl önce kendisini küresel bir yüksek teknoloji mühendislik merkezine dönüştürme kararı. Trump'ın gümrük vergileri Alman ihracatçıları sert bir şekilde vuruyor. Yılın ilk dokuz ayında ABD’ye ihracat yüzde 7.4 düşmüş.

* * * *

Çin ile durum daha kasvetli. Adeta ‘Çin şoku’ yaşanıyor. Eski Şansölye Merkel dönemi, yani pandemiye kadar yaklaşık yirmi yıl boyunca, Çin'in Alman mühendislik ürünlerine ve otomobillerine görünüşte doyumsuz bir talebi vardı. Bu da Merkel döneminde şirket karlarını, istihdamı ve ekonomik büyümeyi artırmakla kalmadı, adeta körükledi. Şimdi Almanya ile Çin arasındaki ticaret rakamları durumu gözler önüne seriyor.

* * * *

Almanya 2025'in başından bu yana 12 aylık bir dönemde Çin ile sermaye mallarında ticaret açığı vermiş. Bunun, kayıtların başladığı 2008'den bu yana bir ilk olduğu söyleniyor. Alman Makine Üreticileri Birliği geçen hafta yaptığı açıklamada, Çin'in Avrupa'ya makine ihracatının altı yıl içinde kabaca ikiye katlanarak yaklaşık 40 milyar Euro'ya ulaştığını ve bu yıl 50 milyar Euro'ya ulaşabileceğini bildirmiş.

* * * *

‘Endişe verici gelişme de zaten bu’ diyorlar. Nedir bu gelişme? ‘Audi, Porsche ve Mercedes-Benz gibi Alman premium otomobil markaları için Çin pazarını daralırken, rekabet artarken şimdi sırasının sermaye malları yani makine üreticilerine geldi’ deniliyor. Almanya’nın dünya çapında en başarılı aile şirketlerinden biri olan lazer ve takım tezgahı üreticisi Trumpf, küresel mali krizden bu yana ilk kez siparişlerin azaldığını açıkladı.

* * * *

Trumpf, işgücünün yaklaşık yüzde 6'sını oluşturan 1.200 kişiyi işten çıkardı. Ulusal düzeyde, işsiz sayısı Şubat 2022'den bu yana 44 ayın 37'sinde artarak 14 yılın en yüksek seviyesi olan 3 milyonun biraz altına yükseldi. İşsizlik oranı yüzde 5.1'den yüzde 6.3'e yükseldi. Volkswagen, Porsche ve Mercedes-Benz gibi devlerin yanı sıra Bosch, Continental ve ZF gibi tedarikçiler on binlerce çalışanı çıkaracaklarını peyderpey duyuruyor.

* * * *

Bazıları savunma talebinin Almanya'nın sanayi sektörünü kurtarmaya yardımcı olacağını söylüyor. Almanya ve daha geniş Batı Avrupa, önümüzdeki yıllarda yeni tanklar, insansız hava araçları ve mühimmat için yüz milyarlarca avro ayırmaya hazırlanıyor. Bu sektörde üretim kapasitelerini ve iş gücünü artırmak için çabalıyor. ABDli yatırım bankası Goldman Sachs, Alman savunma sanayisindeki talebin "kabaca iki katına çıkacağını" tahmin ediyor.

* * * *

Şansölye Merz, bu yılın başlarında ülkenin borç limitlerini gevşeterek önümüzdeki 10 yıl içinde ülkenin çökmekte olan altyapısına ve ordusuna 1 trilyon Euro'ya kadar yatırım yapılmasına olanak sağladı. Çoğu ekonomist, borçla finanse edilen bu yatırım hamlesinin, uzun yıllar süren durgunluğun ardından ülkeyi 2026'da tekrar büyümeye döndüreceğine inanıyor. Alman ekonomisindeki düşüş durur mu? Umarız durur. Dünya dikkatle izliyor.


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *