Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
22°
Ara

Barış komisyonu ve hakem heyeti

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Barış komisyonu ve hakem heyeti

Devlet Bey’in Grup Toplantısında, “PKK’nın kurucu önderi Apo gelip Meclis'te DEM Partinin grubunda konuşsun” demesinden sonra İmralı ziyaretleri başladı. Karşılıklı görüşmeler oldu. İmralı'ya giden heyet liderleri Terörist başı Öcalan’dan aldıkları bilgileri parlamentodaki partileri ziyaret ederek anlattılar.

Sonrasında 51 üyeli bir komisyon kurulması ve bu komisyon üyelerinin partilerin sandalye sayılarına göre tahsis edilmesi kararlaştırıldı.

Komisyon ilk toplantısında partilerin isim önerileri sonrasında komisyonun isminin “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olarak belirlendi.

Komisyon çeşitli kurum ve kuruluşlarla kişilerin davet edilerek onların dinlenmesi ile başladı. Bu zamana kadar MİT. Milli Savunma, Şehit aileleri, Baro Başkanları dinlendi. Baro başkanlarının dinlenmesine İstanbul 1 nolu Baro 65 bin üyesi olduğu halde komisyonda olmadı ve 3 bin üyeli 2 nolu Baro’nun katılması ilginç olarak değerlendirildi. Komisyonun daha sonra TBMM Başkanlarını dinleyeceği duyuruldu.

Komisyonun bu şekliyle çalışmasının gaz almak veya herkesi dinleyip onları rahatlatmak olduğunu sonunda bir şey çıkmayacağını belirtenler var. Bilindiği gibi bu komisyonun aldığı kararların kesinlik kazanamayacağı ancak TBMM’ne öneriler sunacağı sonuç olarak çözümün parlamentoda olacağı biliniyor.

Anayasa ve demokrasi

MHP Lideri Devlet Bey yine, “Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu. Meclis İçtüzüğü düzenlenmeli. Sonrasında bir mutabakat sağlanarak Anayasa çalışmaları yapılmalı” dedi.

Ancak bu konuda grubunun bir önerisi olmadığı gibi, Anayasa kararları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarının uygulanması gerektiğinden bahsetmedi.

Anayasa değişikliği konusunda muhalefet kanadı ise, “Anayasa Mahkemesinin aldığı kararları beğenmeyenler olduğu gibi kararların uygulanmasını istemek yerine, Anayasa Mahkemesinin kapatılmasını isteyenlerle nasıl bir Anayasa hazırlanacağını ve hangi maddeleri beğenmediklerini merak ediyoruz” diyorlar.

Komisyonun adı çok önemli. Adında yer alan kelimeler ayrı ayrı uygulandığı ve o kelimelerin gereği yapıldığında inanın ülkemiz huzur ve barışa ulaşır.

Bir kere adının Milli ile başlaması misakı milli sınırlarımız içinde yaşayan 86 milyon yurttaşımızı kucaklar.

Dayanışma, birlik ve beraberliğin simgesidir el ele kol kola olunup. Ya hep beraber ya hiçbirimiz sloganı gibi uygulandığında her konuda güçlü olunmaz mı?

Kardeşlik, kim istemez kimse kimsenin ne olduğunu Münker Nekir melekleri gibi sorgulamadan, dinine, mezhebine alt kimliğine ve rengine bakmadan bir arada olmayı ve beraber yaşamayı kabullendiğinde kardeşlik gibi güzel ve güçlülük olmaz mı?

Demokrasi, bu çok önemli. Demokrasiyi ihdas etmek için herkese özgürlük gelmesi gerekir. İnsanlar kardeşlik içerisinde yaşarken, özgürlük sınırlarını aştığında da, yani yasalarımıza göre suç sayılan bir olaya karıştığı ve yaptığında mutlaka zamanında yargılanmalı ve sonucuna katlanmalıdır.

Bunun için komisyonun özellikle demokrasi konusunda yüklerinin ağın olduğunun bilincinde olduklarını sanıyorum. Bu nedenle silah yakan teröristlerin ve onların liderinin durumu, yıllardır içeride olan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, seçildiği halde parlamentoya giremeyen Can Atalay durularının ne olacağı demokrasi gereği sonuçlanmalıdır.

En önemlisi suçları sabit olmayan ve iddia nağmeleri hazırlanamayan başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere, diğer belediye başkanları serbest bırakılıp tutuksuz yargılanmaları sağlanmalı ve yargılanma sürecinin sonunda eğer ceza alacaklarsa infaz edilmelidir.

Yine insani olarak sağlık problemleri nedeniyle suçları sabit olmadığı halde cezaevlerinde yetersiz tedavi ile yatan Ayşe Barın ve Mehmet Murat Çalık’ın durumları değerlendirilip demokrasinin gereği yapılmalıdır.

Yine Kent Uzlaşı suçu ile ceza evinde kalanlarla Gezi Davası ile hüküm giyenlerin durumunun değerlendirilmesi gerekmez mi? Gezi konusuna Bayburt ilimiz haricinde ülkemizdeki tüm illerde yaşayan şu veya bu şekilde katılmadılar mı?

İşte bu komisyon tüm bunları değerlendirip ülkemizi birlik beraberlik ve huzura eriştirip kardeşçe dostça yaşamamızı temin etmesini kim istemez ki?

Hakem Kurulu kararı

Devlet memurları ve emeklilerinin zam talepleri sözde konuşuldu ve uzlaşma sağlanamaması sonrasında Hakem Kuruluna gitti. Kurul vicdanları sızlatan yetersiz zammı yani 2026 için yüzde 11+7 2027 yılı için yüzde 5+4 zamla seyyanen bin TL’lik zammı kabul etti.

İyi güzel da Merkez Bankası önümüzde yıllar için enflasyonun yüzde 20-30 arasına ineceğini açıklarken yapılan bu zam adaletli midir?

Eğer Adaletli ise aynı oranlar yapılan diğer zamlara yani, petrol ürünlerine, vergilere piyasa zamlarına ve özellikle parlamenterlerin ücretlerine de uygulansın.

Bu arada ey Memur Sen ne diye o kurula katıldınız ki?

Katılmayıp zamların oranını Parlamentoya bıraksaydınız memur ve emeklileri için daha iyi oran çıkabilirdi diye düşünüyorum.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *