Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, Can Aksoy’un görevden alınarak yeniden vali yardımcılığı görevine getirilmesine tepki gösterdi. Kayyum yönetimi döneminde ortaya çıkan yolsuzluk soruşturmasına ve belediyedeki harcamalara dikkat çeken Özer, “Kayyuma kayyum atamak çözüm değildir. Halkın ihtiyacı yeni bir kayyum değil, halkın iradesinin yeniden hâkim kılınmasıdır” dedi.
Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, kamuoyuna yaptığı açıklamada, belediyeye kayyum atanmasından bu yana yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Can Aksoy’un görevden alınarak İstanbul Vali Yardımcılığı görevine getirilmesini eleştiren Özer, kayyum yönetimi dönemindeki uygulamaların ve yolsuzluk soruşturmasının kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini savundu.
“YOLSUZLUK İDDİALARI ARAŞTIRILMALI”
30 Ekim 2024’te tutuklandığını ve görevden uzaklaştırılmasının ardından Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atandığını hatırlatan Özer, Can Aksoy’un daha önce birlikte çalıştığı Yusuf Ulutaş’ı belediye başkan yardımcılığı görevine getirdiğini belirtti.
Özer, Esenyurt Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında Ulutaş’ın tutuklandığını ve aramalarda yüksek miktarda döviz, altın, ziynet eşyası ve lüks saatlerin ele geçirildiğinin bildirildiğini ifade etti. Özer’in açıklamasına göre, daha sonra Ulutaş’la bağlantılı olduğu belirtilen başka bir adreste de milyonlarca dolar ve avro bulundu.
Bu gelişmeleri kayyum yönetimine ilişkin eleştirilerinin haklılığını ortaya koyan bir tablo olarak değerlendiren Özer, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluluğu bulunan kişilerin hesap vermesi gerektiğini söyledi.
“KAYYUMA KAYYUM ATAMAK ÇÖZÜM DEĞİL”
Can Aksoy’un görevden alınmasının ardından Van’da kayyum olarak görev yaptığı belirtilen Ulaş Akhan’ın Esenyurt’a atanmasına da tepki gösteren Özer, yeni bir kayyum görevlendirilmesinin temel sorunu çözmeyeceğini savundu.
Özer, “Kayyuma kayyum atamak çözüm değildir. Sorunu geçiştirmek, meselenin üstünü örtmektir” diyerek seçilmiş belediye başkanı olarak görevine iade edilmesi gerektiğini ifade etti.
“CAN AKSOY BUNLARDAN HABERSİZ MİYDİ?”
Özer’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de Can Aksoy’un görev süresindeki sorumluluğu oldu. Ulutaş hakkındaki yolsuzluk iddialarının araştırılması gerektiğini belirten Özer, Aksoy’un söz konusu iddialardan haberdar olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Özer, Aksoy’un yaşananlardan haberdar olması durumunda neden soruşturulmadığının, haberdar olmaması durumunda ise belediyedeki gelişmelerden nasıl habersiz kaldığının sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Aksoy’un yeniden vali yardımcılığı görevine getirilmesini de eleştiren Özer, herhangi bir sorumluluk bulunup bulunmadığının araştırılmadan göreve dönüş yapılmasının kamuoyunda adalet duygusunu zedeleyebileceğini savundu.
“BİZİM DÖNEMİMİZDE KAMU ZARARI TESPİT EDİLMEDİ”
Kendi belediye başkanlığı dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özer, belediyenin çeşitli denetimlerden geçtiğini ve kendi dönemlerinde kamu zararı tespit edilmediğini öne sürdü.
Özer, kendisine yöneltilen suçlamalarla ilgili yargı sürecine de değinerek, bazı suçlamalardan beraat ettiğini, buna karşın “görevi ihmal” suçundan sekiz ay hapis cezasına çarptırıldığını belirtti. Kayyum yönetimi dönemindeki iddialar karşısında da aynı hukuk standartlarının uygulanması gerektiğini savundu.
“BELEDİYENİN HER YERİNDE İSMİ KULLANILDI”
Özer, Can Aksoy’un görev süresince belediyeye ait araçlarda, çeşitli malzemelerde, çatal ve bıçaklarda, peçetelerde ve personel kimlik kartlarında isminin kullanıldığını ileri sürdü.
Bu uygulamaların maliyetinin açıklanmasını isteyen Özer, harcamaların hangi bütçeden karşılandığının ve kamu zararı oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini belirtti. Söz konusu materyallerin kaldırılması veya yenilenmesi hâlinde belediyenin yeniden harcama yapmak zorunda kalabileceğine de dikkat çekti.
Özer, “Bu milyonlarca liralık kamu zararını kim karşılayacak? Bunları yapanın yanına kâr mı kalacak?” sözleriyle denetim ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu.
“HALKIN İRADESİ YENİDEN HÂKİM KILINMALI”
Demokrasinin temel koşullarından birinin hesap verebilirlik olduğunu vurgulayan Özer, hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda kayyum uygulamasına son verilmesi ve seçilmiş belediye başkanı olarak görevine dönmesi yönündeki talebini yineleyen Özer, şu ifadeleri kullandı:
“Her zaman dediğimiz gibi halkın ihtiyacı yeni bir kayyum değil, halkın iradesini yeniden hâkim kılmaktır. Genelde toplumun kahir ekseriyeti, özelde Esenyurt halkı bu kayyum garabetine artık bir son verilmesini, seçilmiş belediye başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’i görevinin başında görmek istiyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”