'Çerçeve yasa' teklifine ilişkin görüşmeler TBMM Genel Kurulunda devam ediyor. Kürsüye çıkan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı, milletin barış hakkının önüne koymayan da biziz" ifadelerini kullanarak parti yönetimi olarak "evet" diyeceklerini belirtti. Özgür Özel, konuşmasında, "Bu meselenin çözüm adresi Meclis'tir dedik. Komisyon kurulduğunda katılım gösterdik. Bütün sabotajlara rağmen masada kaldık. AK Parti ve diğer partiler ile birlikte bazen aynı masada buluştuk, bazen ayrıştık ama yapıcı katkımızı esirgemedik. Komisyon raporuna katkı verdik, imzamızı koyduk" ifadelerini kullandı.
Toplumsal mutabakata yazık
Siyasi iktidarın süreci kapalı kapılar ardında ve büyük bir özensizlikle yönettiğini ifade eden Özel, "Bu soruna hiçbir zaman anketlere göre veya seçim takvimine bakarak yaklaşmadık. İşine geldiğinde 'çözüm' diyen, işine gelmediğinde bütün Kürtleri terörist ilan edenlerden olmadık. Müzakereler kapalı kapılar ardında yürütüldü, üç kişinin bildiği metinler kutsanıp Meclis’ten ve hatta AK Partili vekillerden dahi gizlendi. Barışın hukuku milletin gözünden kaçırılarak yazılamaz; millet bu sürecin seyircisi değil, ta kendisidir" eleştirilerini yöneltti.
Barış hakkı çok önemli
Özel, "Bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok biz sahibiz ama bu hakkı, milletin barış hakkının önüne koymayan da bizleriz. Komisyonda masadan kalkmadık. Çünkü o masa Erdoğan'ın masası değildir. O masa, milletin barış umutlarının masasıdır" şeklinde konuştu. AKP 'nin barış isteyen samimi bir tarafta durduğunu göstermediğini vurgulayan Özel, "Barıştan nemalanmak isteyen taraftadır. Bize yapılan saldırılar da bu hesaptan bağımsız değil. Erdoğan barış umutlarını yine heba etmek isteyen taraftadır" ifadelerini kullandı.
Milletin sesi duyulmalı
Konuşmasının sonunda Yeni Parti'nin oylamadaki tutumunu açıklayan Özgür Özel, milletvekillerinin oylarına ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya 'evet' diyeceğiz. Ancak bunu bütün vatandaşlarımıza ilan ederim ki partimizi millet kurmuştur. Bu sebeple milletvekillerimiz seçildikleri illerde ne deniyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle grubu serbest bırakıyor değil; aksine kendi ilinin, bölgesinin, temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyetlerini, endişelerini ve umutlarını dikkate alarak onları 'milletin vekili' olma sorumluluğuyla baş başa bırakıyorum. Hiçbir milletvekilimiz üyesinin ve milletinin sesini duymadan davranmayacaktır.”