Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
10°
Ara
Damga Gündem Hatay normale dönmedi

Hatay normale dönmedi

Hatay Depremzede Derneği’nin 6 Şubat’ın üçüncü yılına ilişkin raporunda barınmadan sağlığa, altyapıdan eğitime kadar sorunların sürdüğü vurgulandı. Yapılan açıklamada, ‘güvenli konut, temiz hava, kesintisiz elektrik ve adalet’ talep edildi

Okunma Süresi: 3 dk

HABER MERKEZİ

Hatay Depremzede Derneği, 6 Şubat’ın 3.yılı dolayısıyla kente ilişkin rapor sundu. Antakya’da yapılan açıklamada, “Hatay için hayat normale dönmedi. Artık söz değil, çözüm istiyoruz” denildi. 
Dernek adına açıklamayı okuyan Ekrem Deveci, “Biz bu kenti kaybettiklerimizin mezarlarından, konteynerlerin küflenmiş hallerinden, çatlayan duvarlarından, mayın tarlasına dönmüş yollarından, işsiz kalan gençlerinden, geleceği belirsiz çocuklarından tanıyoruz. Yetkililer ‘Hatay normale döndü’ diyor. Bir kez daha açık ve net söylüyoruz: Bu sözler gerçeği yansıtmıyor. Bu sözler biz Hataylıların yaşadıklarını inkâr ediyor” diye vurguladı. 

Hatay altı parçaya bölünmüş halde

Artık insanların aynı kentte de yaşamadığını belirten Deveci, “Hatay fiilen altı parçaya bölünmüş, birbiriyle bağı koparılmış mahallelerden oluşmaktadır: Hızla inşa edilen ancak altyapı, işçilik, sosyal donatı ve kentle bağ kurma açısından ciddi sorunlar barındıran, yaşamın konutla sınırlı kaldığı alanlar: Toki Mahalleleri. Ne zaman, nasıl ve neye dönüşeceği belirsiz, mülkiyet hakkı askıya alınmış, yaşamın fiilen dondurulduğu mahalleler: Rezerv Alan Mahalleleri. Geçici denilerek kalıcılaşan, barınmanın süreklilikten, mahremiyetten ve insan onuruna yakışır koşullardan uzaklaştığı alanlar: Konteyner Kent Mahalleleri. Deprem ardından kendi imkânlarıyla ayakta kalmaya zorlanan, destek, planlama ve kamusal hizmetlere erişimi sınırlı bırakılan yerleşimler: Kırsal Mahalleler. Ne yıkılan ne yapılan, ne güçlendirilen ne de dönüştürülen; belirsizlik içinde yaşayan, her an yeni bir kararla yerinden edilme korkusu taşıyan mahalleler: Arada Kalmış Mahalleler. Tarihsel, kültürel ve toplumsal hafızanın yoğunlaştığı, kentten koparılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmış alanlar : Antakya’nın Kalbi Riskli Alan Mahalleleri” diye açıkladı.
Raporda yer verilen anket çalışmasında yurttaşlara, “Depremin 3.yılında Hatay’da en büyük sorun olarak gördüğünüz üç başlık nedir?” diye sorduklarını aktaran Deveci, ankete 613 kişinin katıldığını ve 458’inin ilk sıraya ‘toz ve buna bağlı sağlık sorunlarını’ yazdığını kaydetti.

En çok Hatay zarar gördü

Sağlık alanı dışında elektrik kesintileriyle ilgili yaptıkları çalışmayı da aktaran Deveci, “Mobil 186 üzerinden, TEDAŞ’ın bölgesel olarak takip ettiği 6 ildeki anlık kesintilere baktık. 2 Ocak 2026 tarihinde, TEDAŞ’ın bölgede sorumlu olduğu Kilis, Gaziantep, Adana, Mersin, Osmaniye ve Hatay olmak üzere 6 ilde yaşanan anlık kesintilerin toplamının yarısı tek başına Hatay’a aitti. O saatte Hatay’da 4 bini aşkın elektrik kesintisi yaşanıyordu” dedi. Eğitimdeki sorunlara da değinilen raporda Hatay’da okullaşma oranlarının ciddi düşüş gösterdiğini ortaya koydu.

İhmal değil, yok sayma

Deveci, “Dördüncü yıla girdiğimiz hâlde, güvencesiz, sağlıksız ve geçici çözümlere mahkûm ediliyoruz. Barınma bizlere bir hak değil, bir lütuf gibi sunuluyor. Bu kentte hâlâ, sevdiklerinin mezarına dahi ulaşamayan aileler var. Hâlâ nerede gömüldüğünü bilmeyenler var. Bu, bir ihmal değil; ağır bir yok saymadır. Buna razı olmuyoruz” diye ekledi. Son olarak talepleri de sıralayan Deveci şunları söyledi; “Adalet istiyoruz. Güvenli konut istiyoruz. Temiz hava, kesintisiz elektrik istiyoruz. Kent hakkımızı istiyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz. Artık söz değil, çözüm istiyoruz. Susmayacağız. Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *