HABER MERKEZİ
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, "resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla açılan diploma davası kapsamında dün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde dördüncü kez hakim karşısına çıktı. İmamoğlu, saat 11.06'da yoğun alkışlarla duruşma salonuna geldi. İmamoğlu için 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istenen dava 6 Temmuz'a ertelendi.
Bütün arkadaşlarım masum
Mahkeme Başkanı, İmamoğlu'na "Önceki celseyi, İdare Mahkemesindeki davanın beklenmesi için ertelemiştik. Bir karar çıktı ama kesinleşmedi. Önceki savunmanıza ekleyeceğiniz bir şey var mı?" diye sordu. İmamoğlu, savunmasına ek yapmak istediğini söyledi. İmamoğlu, şunları kaydetti:
65 yaşındaki saygın bir belediye başkanını (Ahmet Özer) almak nasıl bir vicdan çöküşüyse tüm belediye başkanlarımızın yaşadığı da o’dur. Hapiste yatan bütün arkadaşlarım aynı şekilde masumdur. Bu sahte sürecin içindeki tüm uygulamalar siyasidir ve hedefi bellidir. 19 Mart süreci öncesi ve sonrasıyla çöptür. Hukuksuzdur ve geçersizdir. Bu süreçte makam menfaat elde edenlerin makamları liyakatle elde edilmiş yerler değildir. O insanlara ifade ediyorum ki, siz kaçacaksınız ama bu fetret devri sona erecek ve 86 milyon yurttaşımız kazanacak. Zaman o kadar kısa değildir, yakındır ve kapının eşiğindedir. Tüm bunların hesabını adil mahkemelerde veriyor olacaksınız. Yaşattıklarınız sahtedir ve sahteciliktir.”
Hepiniz kaçacaksınız
Tutukluluk durumunu "12 metrekareden geliyorum. Tarihte böyle bir tecrit yaşanmamıştır" sözleriyle eleştiren İmamoğlu, "Bu makamlar, liyakatle, alın teri ile elde edilmiş makamlar değildir. Buradan söylüyorum, tepeden tırnağa o bir avuç insanı hatırlatıyorum ki siz kaçacaksınız ama Türk milletinin iradesi, feraseti, adalet duygusu, inancı sizi hiç peşinizi bırakmadan kovalayacak. Sandık gelecek, gong çalacak; bu fetret devrini sona erecek. 86 milyon yurttaşımız kazanacak. İnanın, zaman öyle tahmin ettiğiniz kadar uzun da değil, çok kısadır; yakındır, kapının eşiğindedir....Koltuk düşkün olanların koltuğunu korumak için ortaya koydukları her zaman yöntem sahtecilik olmuştur, ahlak dışı yöntemler olmuştur; tarih boyu bu böyledir. Dosya üretenler, ülkemizden, bakalım manşet üretenler; TRT, Anadolu Ajansı, itibarsız ve kişiliksiz sözcüler; medya kuruluşlarının içindeki tetikçiler… Bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını yakın tarihte görebilirsiniz." sözleriyle eleştirdi.