HABER:
UFUK ÇOBAN
İNOSAM Eğitim Konseyi’nin “Mesleki Eğitimde Almanya Modeli” başlıklı toplantısında konuşan Avcı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef alarak, “Kelime oyunlarıyla eğitimdeki çöküş gizlenmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Avcı, tartışmanın “Haçlı Seferleri” ya da “Bizans-Doğu Roma” gibi kavramlar üzerinden yürütülmesini eleştirerek, Türkiye’nin temel eğitim krizinin terminoloji olmadığını savundu. “Bir ülke neden sürekli kelimeleri değiştirmeye çalışır ama gerçekliği değiştiremez?” diye soran Avcı, eğitim sisteminin çocuk yetiştirmekten uzaklaşıp “rejimin psikolojik eksiklerini tamir etmeye çalışan bir yapıya” dönüştüğünü öne sürdü. Türkiye’de eğitim sisteminin ezberci yapısına dikkat çeken Avcı, öğrencilerin eleştirel düşünme, veri yorumlama, problem çözme ve bilimsel analiz becerilerinde ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti.
Çocuklar matematik çözemiyor
Konuşmasında mevcut eğitim modelini sert sözlerle eleştiren Avcı, şunları kaydetti: “Bugün milyonlarca çocuk okuduğunu anlayamıyor, düşüncesini ifade edemiyor, bilimsel düşünemiyor. Ama devletin ana gündemi ‘Coğrafi Keşifler’ ifadesi uygun mu değil mi tartışması. Bu, evin çatısı yanarken salonun duvar kâğıdının rengine odaklanmaya benziyor.” Dünyada eğitim sistemlerinin yapay zekâ, nörobilim, algoritma okuryazarlığı ve dijital pedagojiyi tartıştığını belirten Avcı, Türkiye’de ise “kelime mühendisliği” yapıldığını söyledi.
Asıl problem sahte derinlik
Avcı, Türkiye’de büyük kavramların sıkça kullanıldığını ancak içeriğin boş kaldığını savunarak, “Türkiye’nin problemi cehalet değil, sahte derinliktir” dedi. “Türkiye Yüzyılı”, “maarif modeli”, “yerli ve milli eğitim” gibi söylemlerin çoğu zaman “renkli kapaklı PDF dosyalarından ibaret kaldığını” ileri süren Avcı, eğitim politikalarının gerçek öğrenme krizlerinden uzaklaştığını savundu.
Hamasetin bırakılması lazım
Konuşmasında kendi eğitim vizyonunu da anlatan Avcı, gerçek bir milli eğitim sisteminin ezber yerine düşünmeyi merkeze alması gerektiğini belirtti. Avcı’ya göre yeni modelde: İlkokuldan itibaren mantık, medya okuryazarlığı ve algoritma eğitimi verilmesi, Yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş öğrenme sistemlerinin kurulması, Öğretmenliğin yeniden en prestijli mesleklerden biri haline getirilmesi, Okulların “itaat fabrikası” değil, keşif ve üretim merkezlerine dönüşmesi gerekiyor.
Çocukları araç haline getirmeyin
Türkiye’de iktidarların eğitimi sürekli ideolojik hesaplaşma alanı olarak kullandığını öne süren Avcı, “Çocuk yine araç haline getiriliyor” dedi. Gerçek eğitimin, öğrencilerin farklı medeniyetleri ve düşünce sistemlerini birlikte öğrenebilmesi olduğunu ifade eden Avcı, “Güçlü medeniyetler bilgi saklamaz, bilgiyi yönetir” değerlendirmesinde bulundu.