Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
32°
Ara
Damga Dünya Vettuvan Koil: Kayaya oyulmuş tapınak

Vettuvan Koil: Kayaya oyulmuş tapınak

Hindistan’ın Tamil Nadu bölgesindeki Vettuvan Koil, yaklaşık 1.200 yıllık geçmişine rağmen tamamlanamamış bir anıt olarak dikkat çekiyor. En şaşırtıcı yanı ise tapınağın taş bloklarla inşa edilmemiş olması, tek bir granit kayadan yukarıdan aşağıya doğru oyulması

Okunma Süresi: 2 dk

Vettuvan Koil, Tamil Nadu’nun Thoothukudi bölgesindeki Kalugumalai kayalıklarında bulunuyor. Yapının 8. yüzyılda erken Pandya döneminde, Kral Parantaka Nedunjadaiyan’ın himayesinde oluşturulduğu kabul ediliyor.

Burayı ilginç kılan şey, klasik bir tapınak gibi taşların ayrı ayrı kesilip üst üste konulmamış olması. Ustalar doğrudan kayalığın içine girerek tek parça granitten üç boyutlu bir tapınak ortaya çıkarmış.

Üstelik çalışma aşağıdan yukarı değil, tam tersine yukarıdan aşağıya ilerlemiş. Önce kayanın üst kısmındaki tapınak formu ortaya çıkarılmış, ardından çevresindeki taş kütle giderek oyulmuş. Bu yöntem, yapılacak en küçük hatanın geri dönüşünün olmaması nedeniyle son derece hassas bir planlama gerektiriyordu. Vettuvan Koil’in belki de en etkileyici tarafı, tamamlanmamış olmasına rağmen üst bölümündeki heykel işçiliğinin olağanüstü ayrıntılı olması.

Tapınağın yaklaşık 7,5 metre derinliğinde bir kaya kütlesinden oyulduğu belirtiliyor. Üst bölümde Şiva’nın çeşitli tasvirleri, Uma ile Şiva, dans eden figürler, Nandi, aslanlar ve maymunlar gibi çok sayıda figür bulunuyor. Alt bölüm ise tamamlanmadan bırakılmış durumda.

Bu durum yapıya ilginç bir görünüm kazandırıyor. Bir bakıma ziyaretçi, aynı kayanın üzerinde tamamlanmış bir sanat eseriyle devam eden bir şantiyeyi aynı anda görebiliyor. Tek parça kayadan oyulan yapılar Hindistan’ın başka bölgelerinde de görülüyor. Ancak Tamil Nadu Arkeoloji Dairesi, Vettuvan Koil’i erken Pandya döneminin dikkat çekici monolitik eserlerinden biri olarak tanımlıyor ve yapıyı Güney Hindistan’ın kaya oyma mimarisinin önemli örnekleri arasında gösteriyor. Bölge bazen mimari zenginliği nedeniyle “Güney’in Ellora’sı” olarak da anılıyor.

Buradaki teknik başarı, yalnızca taşın sertliğini aşmak değildi. Ustaların, kayanın içinde tapınağın tamamını üç boyutlu olarak önceden tasarlamış olmaları gerekiyordu. Çünkü bağımsız taş blokların aksine burada yanlış oyulan bir bölümün sökülüp yeniden yapılması mümkün değildi.

Vettuvan Koil’in heykel programı da yapının neden bu kadar önemli kabul edildiğini açıklıyor. Tapınağın üst kısmındaki kabartmalarda Şiva’nın yanı sıra çeşitli yardımcı tanrılar, dansçılar ve hayvan figürleri yer alıyor. Özellikle Dakshinamurthy’nin mridanga çalarken tasvir edilmesi dikkat çekiyor. Bu figürün, benzer Şiva tasvirleri arasında sıra dışı bir örnek olduğu belirtiliyor.

Heykellerdeki bazı figürlerin oldukça doğal hareketlerle betimlenmesi de Pandya dönemi sanatının karakteristik özelliklerinden biri olarak değerlendiriliyor.


 


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *