17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla açıklama yapan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Silivri Temsilcisi Hasan Turan, Türkiye’nin aradan geçen 27 yıla rağmen deprem gerçeğine karşı yeterli hazırlığı yapamadığını belirtti. Turan, ülke genelindeki yapı stokunun bilimsel, güncel ve şeffaf biçimde ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
Bütüncül biçimde bilemiyoruz
Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenleri anan Turan, depremlerde yaşanan can kayıplarının yalnızca depremin büyüklüğüyle açıklanamayacağını belirterek, güvensiz yapılaşma ve yetersiz denetimin felaketin boyutunu artırdığını ifade etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 36 milyon bağımsız bölümün 6 milyonunun riskli, 2 milyonunun ise acilen dönüştürülmesi gereken durumda olduğunu hatırlatan Turan, mevcut dönüşüm hızının yeterli olmadığını söyledi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı verilerine göre 2012-2025 yılları arasında yaklaşık 1 milyon 88 bin bağımsız bölümün bulunduğu riskli binaların yıkıldığını belirten Turan, “Riskli yapıların bulunduğunu biliyoruz ancak bu yapıların hangileri olduğunu bütüncül biçimde hâlâ bilmiyoruz” dedi.
Bina yaşı tek başına ölçüt değil
Yapı güvenliğinin yalnızca bina yaşına bakılarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Turan; kolon ve kirişlere yapılan müdahaleler, kaçak katlar, kullanım amacı değişiklikleri ve taşıyıcı sistemi etkileyen tadilatların da ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Yeni binaların da otomatik olarak güvenli kabul edilemeyeceğini ifade eden Turan, 6 Şubat depremlerinde yeni sayılabilecek bazı yapıların da yıkıldığını hatırlattı. Güvenli yapı üretiminin zemin etüdünden projelendirmeye, malzeme kalitesinden şantiye şefliği ve yapı denetimine kadar bütünlüklü bir mühendislik süreci gerektirdiğini belirten Turan, yapı denetiminin yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, doğrudan yaşam hakkıyla ilişkili bir kamu hizmeti olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Denetim eksiksiz olmalı
Turan, Türkiye’nin tüm yapı stokunu kapsayan güncel ve kamuya açık bir envanter hazırlanması, Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulması, dönüşüm çalışmalarında en yüksek riskli bölgelerin önceliklendirilmesi ve dar gelirli yurttaşlara yeterli kamu desteği sağlanması gerektiğini ifade etti. Yapıların kullanım sürecinde periyodik teknik kontrole tabi tutulmasını isteyen Turan, yeni yapılarda da proje, uygulama, şantiye şefliği ve denetim aşamalarında mühendislik hizmetlerinin eksiksiz uygulanması gerektiğini vurguladı. Turan açıklamasını, “17 Ağustos 1999’da yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmektir” sözleriyle tamamladı.