HABER:
TUĞÇE MARİK
Kurban Bayramı'nın ardından sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında normal çalışma düzenine geçilirken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının uzun süredir devam eden sorunları yeniden gündeme geldi. Bayram boyunca kesintisiz hizmet sunmak için görev yapan sağlık ve sosyal hizmet kurum çalışanları, düşük nöbet ücretleri, artan iş yükü, personel eksikliği, fazla mesailer ve yaz dönemiyle birlikte büyüyen izin planlama sorunlarıyla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Özellikle birçok sağlık ve sosyal hizmet kuruluşunda yaşanan personel yetersizliği, hem çalışanların yıllık izin süreçlerini zorlaştırıyor hem de mevcut personelin iş yükünü artırıyor.
Hak ettiklerini almalılar
Bayram dönemlerinde sağlık ve sosyal hizmet kurumu çalışanlarının fedakârlıklarının görünür hale geldiğini ancak çalışma koşullarına ilişkin sorunların çözümünde aynı hassasiyetin gösterilmediğini belirten Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yalnızca özel günlerde hatırlanmak yerine yıl boyunca hak ettikleri çalışma koşullarına kavuşmaları gerektiğini vurguladı.
Sosyal karşılığı yok
Sağlık ve sosyal hizmetlerinin 7 gün 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü hatırlatan Özlem Akarken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının bayramlarda da ailelerinden ve sevdiklerinden uzak kalarak görev yaptığını ifade etti. Akarken, "Toplum bayramını huzur içinde geçirirken sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımız hastanelerde, acil servislerde, ambulanslarda çocuk evleri sitelerinde ve bakım merkezlerinde görevlerini sürdürdü. Bayramlarda sağlık ve sosyal hizmetlerinin aksamadan devam etmesi büyük bir özveriyle mümkün oluyor. Ancak bu fedakârlığın ekonomik ve sosyal karşılığı maalesef yeterince verilmemektedir" dedi.
Nöbet ücretleri çok düşük
Artan hayat pahalılığı karşısında sağlık çalışanlarının nöbet ve fazla mesai ücretlerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Akarken, sosyal hizmet kurumlarında çalışanlarının fazla mesaisi ödenmediği gibi izinde kullandırılamıyor, özellikle bayram dönemlerinde görev yapan çalışanlar için ilave düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyleyerek, "Sağlık çalışanlarımızın aldığı nöbet ücretleri günümüz ekonomik koşullarının oldukça gerisinde kalmıştır. Bayramda görev yapan çalışanlarımızın gösterdiği özveri ile aldıkları ücretler arasında ciddi bir dengesizlik bulunmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmetinin sürdürülebilirliği için çalışanların emeğinin karşılığını alması şarttır" ifadelerini kullandı.
Personel açığı hissedilecek
Bayram sonrasında başlayan yaz izinleriyle birlikte sağlık ve sosyal hizmet kuruluşlarında personel yetersizliğinin daha görünür hale geleceğini belirten Akarken, "Birçok sağlık kuruluşunda ve sosyal hizmet kurumlarında personel eksikliği nedeniyle çalışanlarımız izin planlamalarında ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bir çalışanın izne ayrılması, diğer çalışanların iş yükünün daha da artmasına neden olmaktadır. Bu durum hem çalışan memnuniyetini hem de sunulan hizmetin kalitesini doğrudan etkilemektedir" dedi. Akarken, yeni personel istihdamının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Tükenmişlik riski artıyor
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının uzun süredir yoğun iş yükü, ekonomik kayıplar ve personel eksikliği nedeniyle tükenmişlik riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Akarken, özellikle pandemi sonrası dönemde biriken sorunların çözüm beklediğini belirterek, "Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları yalnızca bayramlarda değil yılın her döneminde büyük bir sorumluluk üstleniyor. Artan iş yükü, yetersiz personel, düşük nöbet ücretleri ve ekonomik kayıplar çalışanlarımızın motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Sağlık ve sosyal hizmet sisteminin en önemli gücü insan kaynağıdır. Çalışanların memnuniyetini ve refahını artıracak düzenlemeler artık ertelenmemelidir" dedi.Güçlü sağlık sistemi şart
SAHİM-SEN olarak sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özlem Akarken, bayram dönemlerinde görev yapan çalışanlara yönelik nöbet ücretlerinin yeniden düzenlenmesi, personel açığının giderilmesi, yıllık izin süreçlerinin sağlıklı şekilde planlanması ve çalışanların gelir kayıplarının telafi edilmesi çağrısında bulunarak, "Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın emeği yalnızca alkışla değil, adil çalışma koşulları ve insanca yaşamaya yetecek ücret politikalarıyla karşılık bulmalıdır. Güçlü bir sağlık sistemi ancak mutlu ve güvende hisseden çalışanlarla mümkündür" diye konuştu.