AKREDİTASYONDA UYGULANAN KRİTERLER PAYLAŞILMALI
Gazeteci Mehmet Mert, Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin (TSYD) spor müsabakalarındaki akreditasyon uygulamasını gündeme taşıdı. Gazetecilikte temel ilkelerden birinin eşitlik olduğunu belirten Mert, basın tribünlerinin kişisel kontenjan gibi kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Bir gazetecinin maça alınırken diğerinin neden alınmadığının açıkça ortaya konulmasını isteyen Mert, kriterlerin herkes için aynı olması gerektiğini ifade etti. İnternet haber siteleri, yerel gazeteler ve serbest çalışan gazeteciler için hangi şartların arandığının açıklanması gerektiğini belirtti. Mert, sürecin şeffaflaştırılmasını istedi.
“SEN GEL” - “SEN GELME” ANLAYIŞI ARTIK SONA ERMELİ
Basın tribünlerinin “Sen bizim gazetecimizsin, gel; sen bizim tanıdığımız değilsin, gelme” anlayışıyla yönetilemeyeceğini belirten Mert, TSYD’ye açık kriterler çağrısı yaptı. Stadyum güvenliği ve tribün kapasitesi nedeniyle akreditasyon sisteminin gerekli olduğunu kabul eden Mert, düzen ile keyfilik arasında büyük fark bulunduğunu vurguladı. Başvuruların hangi komisyon tarafından değerlendirildiği ve hangi belgelerin istendiğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Yerel ve ulusal medya arasında uygulanan kriterlerin de netleştirilmesi gerektiğini belirten Mert, reddedilen başvurular için itiraz mekanizması oluşturulmasını önerdi.
BASIN TRİBÜNÜ ÖZEL MÜLK DEĞİL
Gazetecilerin mesleğini yapabilmesinin kişisel ilişkiler, yakınlıklar veya husumetlere bağlı olmaması gerektiğini söyleyen Mert, “Kriterler karar vermeli” mesajı verdi. Mert, TSYD’nin görevinin gazeteciler arasında duvar örmek değil, gazeteciliği korumak olduğunu belirterek, “Basın tribünü kimsenin özel mülkü değildir” ifadelerini kullandı.
Mert'in yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:
https://www.damgagazetesi.com/kose-yazisi/197093/basin-tribunu-kimsenin-babasinin-ciftligi-degil