Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Artemis Anlaşmaları kapsamında özellikle Ay, Mars ve derin uzay alanında ülkelerin yürüttüğü çalışmalarda şeffaflık, veri paylaşımı, birlikte çalışılabilirlik ilkelerinin benimsenmesi, bu alanda yürütülen çalışmalarda ülkelerin uyum içinde hareket etmesi konusunda iyi niyet çerçevesinde bir yaklaşım ortaya konuyor. Türkiye olarak özellikle 2027 yılında gerçekleştirmeye hazırlandığımız Ay misyonu öncesinde Artemis Anlaşmaları’na imza atmak ve uluslararası iş birliğini bu anlamda daha ileri bir düzeye taşıyabilecek bir zemin oluşturmayı önemsiyoruz” dedi.
İmza töreninin ardından basına değerlendirmede bulunan Kacır, Türkiye’nin özellikle son yıllarda uzay alanında ileri teknoloji geliştiren, üreten, geliştirdiği teknolojileri rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olduğunu belirterek, “Türkiye böylelikle diğer pek çok alanda olduğu gibi uzayda da Milli Teknoloji Hamlesini başarıyla hayata geçiren bir ülke oldu. Malumunuz uzay teknolojilerindeki yolculuğumuzda görüntüleme uydularında büyük mesafe katettik. 2000'li yılların başında Bilsat uydusu, sonrasında RASAT, Göktürk 2 ve nihayet Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında yüksek çözünürlüklü görüntüleme uydumuz İMECE ile bu alandaki kabiliyetlerimizi çok ileri seviyelere çıkardık. TÜRKSAT 6A ile ise kendi haberleşme uydusunu geliştirebilen, üretebilen ve kullanabilen dünyadaki 11 ülkeden biri olmayı başardık. Bugün uydu teknolojilerinde tüm geliştirme ve test süreçlerini kendi imkanlarıyla, kendi insan kaynağıyla, kendi altyapılarında tamamlayan yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla kendi uydularını geliştiren, üreten bir ülkeyiz” ifadelerini kullandı.

2027’de uzay aracını Ay'a göndereceğiz
Bakan Kacır, uzay alanında yürüttükleri çalışmalarda uydu teknolojilerinin yanında pek çok diğer başlığı da önemsediklerini ve önceliklendirdiklerini bildirdi. Kacır, “Milli Uzay Programı kapsamında Türkiye Uzay Ajansımızın koordinasyonunda eş zamanlı olarak farklı hedeflere yönelik programları hayata geçiriyoruz. Bunlar arasında ülkemizin Ay'a erişim programını hayata geçirmek var ki 2027 yılının ilk aylarında Türkiye'nin kendi imkanlarıyla geliştirdiği hibrit roket motoruna sahip uzay aracını Ay'a göndereceğiz. Hem Ay yörüngesinden veri toplayacağız hem de Ay'a erişen ülkeler arasında yerimizi alacağız. Bunun yanında Ankara'da Orta Doğu Teknik Üniversitemizle birlikte bir uzay teknoparkı kuruyoruz. Bu da uzay sanayi ekosisteminin gelişmesine, bu alanda kurulan çok sayıda firmanın etkileşim içinde çalışmasına, bir uzay teknolojileri kümelenmesinin oluşmasına imkân tanıyacak. Türkiye bunu savunma sanayi ve havacılık alanında büyük bir başarıyla hayata geçirdi. Şimdi uzay teknolojilerinde de benzer bir başarıyı yakalamayı amaçlıyoruz” açıklamasını yaptı.
Somali'de bir uzay limanının inşasına başladıklarını aktaran Kacır, “Kurduğumuz uzay limanı hem ülkemizin uzaya bağımsız erişimini mümkün kılacak hem de küresel uzay ekonomisinde daha güçlü şekilde yer almamızı sağlayacak. Malumunuz özellikle roket teknolojisindeki gelişmeler uyduların uzaya gönderilmesini önceki dönemlerle kıyasladığımızda daha maliyet etkin, daha ucuz hale getirdi. Bu sayede artık çok daha fazla uydu özellikle yakın yörüngeye gönderiliyor. Önceki yıllarla kıyasladığımızda 10-15 misline, 20 misline çıkmış uydu sayılarından bahsediyoruz. Her yıl uzaya gönderilen uydulardan söz ettiğimizde. Dolayısıyla uzay limanlarına olan talebin de önümüzdeki dönemde artacağını öngörüyoruz. Türkiye'nin Somali'de kurduğu uzay limanı bu anlamda küresel uzay ekonomisinden de daha güçlü şekilde pay almamızı sağlayacak” diye konuştu.
Antalya Uzay Kongresi'ne hazırlanıyor
Bakan Kacır, insanlı uzay misyonlarına da son yıllarda adım attıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti; “2024'te ilk astronotumuz Alper Gezeravcı'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'nda gerçekleştirdiği 13 bilimsel deneyle Türkiye uzaya astronot gönderen ve Uluslararası Uzay İstasyonu'nda bilimsel çalışmalar yürüten ülkeler arasına dahil olmuş oldu. Bunun devamında da ülkemiz bilim insanlarının başka ülkelerin insanlı uzay misyonlarıyla ortaklaşa çalışmalar yapmasını sağlayacak adımlar attık. Yeni kurulan uzay istasyonu projelerinde yer almak üzere uluslararası iş birliği adımlarımızı hızlandırdık. Dolayısıyla çok yönlü bir şekilde Türkiye'nin Millî Uzay Programı hedeflerine erişmesi için gayret gösteriyoruz. Bütün bu çalışmalar Türkiye'de muazzam bir farkındalık da oluşturdu. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivallerini TEKNOFEST’leri ülkemizde gerçekleştiriyoruz. Hiçbir ülkede Türkiye'deki kadar roket takımı yok. Hiçbir ülkede Türkiye'deki kadar uydu geliştiren takım yok. Hiçbir ülkede Türkiye'deki kadar insansız hava aracı takımı yok. Dolayısıyla dünyada eşi benzeri olmayan bir toplumsal seferberlikle adeta bir dip dalgayla Türkiye havacılık ve uzay teknolojileri alanında muazzam bir dönüşüm gerçekleştiriyor.
Bütün bu süreçlerde biz uluslararası iş birliklerini de çok değerli görüyoruz. Çünkü uzay hiçbir ülkenin yalnız olduğu bir mecra değil. Bu anlamda Türkiye olarak bu yıl Antalya'da 5-9 Ekim tarihlerinde 77’inci Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapacağız ve dünyanın dört bir yanından 10 binden fazla misafiri Antalya'da ağırlayacağız. Uzay ekosisteminin kalbi ekim ayının ilk günlerinde Antalya'da atacak.”
Bakan Kacır, Washington’da atılan imzaların Türkiye için önemli olduğunun atını çizerek, “Artemis Anlaşmaları kapsamında özellikle Ay, Mars ve derin uzay alanında ülkelerin yürüttüğü çalışmalarda şeffaflık, veri paylaşımı, birlikte çalışılabilirlik ilkelerinin benimsenmesi, bu alanda yürütülen çalışmalarda ülkelerin uyum içinde hareket etmesi konusunda iyi niyet çerçevesinde bir yaklaşım ortaya konuyor. Türkiye olarak özellikle 2027 yılında gerçekleştirmeye hazırlandığımız Ay misyonu öncesinde Artemis Anlaşmaları’na imza atmak ve uluslararası iş birliğini bu anlamda daha ileri bir düzeye taşıyabilecek bir zemin oluşturmayı önemsiyoruz. Bu attığımız imzanın da ülkemizin uzay yolculuğuna kıymetli katkılar sunacağını temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.
DHA