Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
15°
Ara
Damga Kültür Sanat Barış Falay’ın oyunculuk serüveni

Barış Falay’ın oyunculuk serüveni

Bir zamanlar sahnenin kenarında başlayan bir tutku, yıllar içinde milyonların tanıdığı karakterlere dönüştü. Barış Falay, “Ezel”in Kerpeten Ali’sinden “Medcezir”in Selim Serez’ine uzanan yolculuğunda her defasında başka bir hikâyeye dokundu; geride yalnızca roller değil, izleyicinin hafızasında yaşayan karakterler bıraktı

Okunma Süresi: 7 dk

Barış Falay, 9 Nisan 1972'de Balıkesir'in Edremit ilçesinde dünyaya geldi. Babasının memuriyeti nedeniyle çocukluğu farklı şehirlerde geçen Falay, Ankara'da Kocatepe Mimar Kemal Lisesi'ni tamamladı. Ailesinin kökenlerinin Bosna, Girit ve Orta Asya'ya dayandığı bilgisi de biyografik kaynaklarda yer alıyor.
Oyunculukla ilk karşılaşması ise lise yıllarında gerçekleşti. Bir tiyatro topluluğunda ışıkçı olarak görev yapan Falay, bir gün sahneye çıkması gereken oyuncunun gelmemesi üzerine onun yerine sahneye çıktı. Bu tesadüfi başlangıç, kısa süre içinde hayatının yönünü belirleyecek bir tutkuya dönüştü.
Ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'ne giren Falay, üniversite yıllarında oyunculuk eğitiminin yanı sıra farklı işlerde çalışarak hayatın başka yüzlerini de deneyimledi. Barmenlik, garsonluk ve yaz aylarında bar işletmeciliği yaptığı bilgisi biyografik kaynaklarda yer alıyor.
 

Tiyatroda şekillenen oyunculuk

Üniversiteden mezun olduktan sonra çeşitli özel tiyatrolarda ve Ankara Devlet Tiyatrosu'nda yaklaşık iki yıl çalışan Falay, 1997 yılında İzmit Şehir Tiyatrosu'nun kuruluş sınavını kazanarak kurumun sanatçı kadrosuna katıldı. Bu dönem, onun oyunculuğunun temelini oluşturan en önemli süreçlerden biri oldu.
Tiyatro sahnesindeki serüveni Hamlet ile başlayan Falay, daha sonra Üç Kuruşluk Opera, Misafir, Kamyon, Roberto Zucco, Kırmızı Yorgunları, Azizname, Bahar Noktası, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz ve Karar Kimin gibi oyunlarda rol aldı. Yalnızca oyunculukla yetinmeyen Falay, Deniz Kızı Masalı ve Bir Yaz Gecesi Rüyası oyunlarını yönetti; ayrıca tiyatronun bünyesindeki Tiyatro Okulu'nda eğitmenlik yaptı.
Bu nedenle Barış Falay'ın kariyerini yalnızca televizyon dizilerindeki popüler karakterleri üzerinden değerlendirmek eksik kalıyor. Onun oyunculuğunun asıl omurgası, yıllarca devam eden tiyatro deneyiminde oluştu.
 

Ekrana küçük rollerle adım attı

Barış Falay'ın televizyon kariyerinin ilk döneminde Tatlı Hayat, Yarım Elma ve Dadı gibi yapımlarda küçük roller bulunuyordu. Ardından 90-60-90, Kuzenlerim, Karım ve Annem ve Bebeğim gibi dizilerle ekran çalışmalarını sürdürdü.
Ancak bu ilk dönem, Falay'ın henüz geniş kitleler tarafından tanınmadığı yıllardı. Tiyatroda deneyimli bir oyuncu olmasına rağmen televizyon dünyasında kendisini kanıtlaması için onu daha görünür kılacak bir karaktere ihtiyacı vardı.
O karakter Aliye dizisindeki Mücahit, yani kısa adıyla Müco oldu.
 

Aliye ile gelen ilk büyük çıkış

2004 yılında Aliye dizisinde Mücahit karakterini canlandıran Barış Falay, televizyon izleyicisinin dikkatini çekmeye başladı. Karakterin enerjisi ve oyuncunun doğal performansı, Falay'ın daha sonraki yıllarda üstleneceği güçlü televizyon rollerinin de önünü açtı.
Müco, Falay'ın kariyerinde önemli bir eşik olsa da asıl büyük kırılma birkaç yıl sonra gelecekti.
 

Kerpeten Ali ile gelen unutulmaz şöhret

2009 yılında başlayan Ezel, Barış Falay'ın kariyerinde bambaşka bir sayfa açtı. Dizide Ali Kırgız, namıdiğer Kerpeten Ali karakterini canlandıran oyuncu, güçlü kadronun içinde kısa sürede öne çıktı.
Kerpeten Ali, sertliği, sadakati, öfkesi ve geçmişinden taşıdığı yaralarla dizinin en dikkat çekici karakterlerinden biri oldu. Falay ise karakterin yalnızca sert tarafını değil, kırılganlığını ve dostluklara bağlılığını da görünür kıldı.
Bu performans, oyuncuya geniş bir hayran kitlesi kazandırdı. Dönemin basınında da Falay'ın Ezeldeki performansı özellikle öne çıkarıldı; oyuncunun Kerpeten Ali ile şöhretini önemli ölçüde artırdığı belirtildi.
Bir başka ifadeyle, Falay'ın tiyatroda yıllarca biriktirdiği deneyim, televizyonun en unutulmaz karakterlerinden birinde karşılığını buldu.
 

Kerpeten Ali'den Cemşit'e

Ezel sonrasında Falay, kendisini tek bir karaktere hapsetmedi. 2011 yılında Al Yazmalım dizisinde Cemşit karakterini canlandırdı. Bu rol, Türk sinemasının klasikleşmiş karakterlerinden birinin yeni bir yorumunu üstlenmesi bakımından da dikkat çekiciydi.
1977 yapımı Selvi Boylum Al Yazmalım filminde Ahmet Mekin'in canlandırdığı Cemşit karakterini bu kez Barış Falay üstlendi. Ahmet Mekin de Falay'ın rolün üstesinden geleceğine inandığını söyleyerek oyuncuya destek verdi.
Kerpeten Ali'nin sert ve karanlık dünyasının ardından Cemşit gibi bambaşka bir karaktere yönelmesi, Falay'ın oyunculuk alanını genişletme isteğinin de göstergesiydi.
 

Medcezir'de Selim Serez

2013 yılında başlayan Medcezir, Barış Falay'ı bu kez daha farklı bir karakterle izleyicinin karşısına çıkardı. Dizide Avukat Selim Serez karakterini canlandıran Falay, genç oyuncularla aynı kadroda yer aldı ve hikâyenin yetişkin dünyasındaki önemli karakterlerinden birini üstlendi.
Selim Serez, Falay'ın önceki rollerinden farklı olarak sertlikten çok aile, vicdan, koruyuculuk ve adalet duygusu üzerinden şekillenen bir karakterdi. Oyuncu, özellikle Yaman'ın hayatında giderek baba figürüne dönüşen Selim'in sakin ve dengeli tarafını başarıyla taşıdı.
Bu rol, Kerpeten Ali'nin ardından Falay'ın televizyon izleyicisine bambaşka bir yüzünü göstermesini sağladı.
 

Sinemada farklı karakterler

Barış Falay, televizyonun yanında sinema çalışmalarını da sürdürdü. Amerikalılar Karadeniz'de 2, Şeytanın Pabucu, Kirpi ve Ya Sonra gibi filmlerde rol aldı. Daha sonraki dönemde Sen Ben Lenin ve İyi Adamın 10 Günü gibi yapımlarda da sinema izleyicisinin karşısına çıktı.
Özellikle Sen Ben Lenin ve İyi Adamın 10 Günü, oyuncunun daha yakın dönem sinema çalışmalarının dikkat çeken örnekleri arasında yer aldı. Böylece Falay'ın filmografisi televizyon dizilerinin yanı sıra farklı sinema anlatılarına da yayıldı.
 

Menajerimi Ara'da Kıraç

2020 yılında başlayan Menajerimi Ara, Barış Falay'ın kariyerinde yine farklı bir karakter sayfası açtı. Dizide Kıraç Özdal karakterini canlandıran oyuncu, bu kez oyuncuların ve sanat dünyasının perde arkasında çalışan deneyimli bir menajeri oynadı.
Kıraç, iş hayatında sert, kontrollü ve mücadeleci; özel yaşamında ise karmaşık ilişkiler taşıyan bir karakterdi. Dizinin merkezindeki ajans dünyası üzerinden ilerleyen hikâyede Falay, kariyerinin önceki dönemlerindeki karakterlerden tamamen farklı bir mesleki kimliğe büründü.
Kıraç'ın özellikle Dicle ile olan baba-kız ilişkisi, karakterin dramatik tarafını güçlendiren unsurlardan biri oldu. Böylece Falay, oyunculuk kariyerinde bir kez daha sertlik ile duygusallık arasında gidip gelen bir karakter yarattı.
 

Tiyatro oyuncusu kimliği hiç kaybolmadı

Barış Falay'ın televizyon kariyerindeki büyük başarısına rağmen tiyatro, onun oyunculuk kimliğinin temelinde kalmaya devam etti. Kocaeli Şehir Tiyatroları'ndaki yıllarında hem oyuncu hem yönetmen hem de eğitmen olarak görev aldı. 2015 yılının sonunda kurumdan ayrıldı.
Bu geçmiş, Falay'ın televizyon karakterlerinde neden güçlü bir sahne enerjisi taşıdığını da açıklıyor. Kamera önünde birkaç dakikada karakter kurabilmek, çoğu zaman yıllarca süren sahne deneyiminin damıtılmış halini gerektiriyor. Falay'ın kariyerinde tiyatro, ekranın arkasında çalışan sessiz ama güçlü bir temel gibi duruyor.
 

Özel hayatı

Barış Falay, oyuncu Esra Ronabar ile 7 Temmuz 2006 tarihinde evlendi. Çiftin Rüzgar Mavi adında bir oğlu bulunuyor.
Falay'ın özel hayatı, uzun yıllar boyunca oyunculuk kariyerinin önüne geçmeden kamuoyuna yansıdı. Esra Ronabar ile birlikte oyunculuk dünyasının içinde yer alan çift, zaman zaman tiyatro ve sanat etkinliklerinde de birlikte görüntülendi. 2012 yılında Falay'ın ailesiyle Çeşme'de tatil yaptığına ilişkin haberlerde eşi ve oğluyla birlikte yer aldığı aktarılmıştı.
 

Oyunculuk anlayışı

Barış Falay'ın kariyerinin en güçlü taraflarından biri, karakterler arasındaki mesafeyi koruyabilmesi. Müco, Kerpeten Ali, Cemşit, Selim Serez, Harun Erguvan, Kıraç, Reşat ve Şahinşah aynı oyuncunun canlandırdığı karakterler olmasına rağmen birbirlerinin devamı gibi durmuyor.
Bunda tiyatro kökeninin önemli bir payı bulunuyor. Falay, karakteri yalnızca dış görünüşü veya konuşma biçimiyle değil, karakterin iç dünyasını kurarak ele alan oyunculardan biri. Bu nedenle özellikle Ezel gibi yüksek tempolu yapımlarda bile karakterin duygusal tarafını kaybetmeden ilerleyebildi.
Bir dönem Habertürk'te yayımlanan bir değerlendirmede de Falay'ın Ezeldeki performansı “doğal” ve “içten” olarak nitelendirilmiş, Kerpeten Ali'nin yaşayan bir karaktere dönüştüğü vurgulanmıştı.

 

Barış Falay'ın kariyerindeki asıl başarı

Barış Falay'ın hikâyesi, bir oyuncunun televizyonda tanınmasının ardından tiyatro geçmişini geride bırakmadan kariyerini büyütebilmesinin örneklerinden biri. Ezel ona büyük bir şöhret getirdi, ancak o şöhretin arkasına saklanmak yerine yeni karakterlerin peşinden gitti.
Medcezirde sakin ve koruyucu Selim Serez'e, Paramparçada daha sert dramatik çatışmaların içindeki Harun'a, Menajerimi Arada sektörün deneyimli ve karmaşık menajeri Kıraç'a, Ömerde aile merkezli Reşat'a ve Kuruluş Orhanda tarihsel bir karaktere uzanan yol, bunun en açık göstergesi.
Bugün Barış Falay'ın filmografisine bakıldığında tek bir karakterin gölgesinde kalmış bir oyuncu değil, yıllar içinde farklı türleri ve farklı karakter dünyalarını deneyimlemiş bir tiyatro sanatçısı görülüyor. Onun hikâyesinde Kerpeten Ali büyük bir dönüm noktası olabilir, ancak asıl hikâye o karakterden sonra devam eden yolculukta saklı.
Tiyatro sahnesinde başlayan, televizyonun en unutulmaz karakterlerinden biriyle milyonlara ulaşan ve ardından her yeni rolle kendisini yeniden kuran Barış Falay, Türkiye'de karakter oyunculuğunun güçlü örneklerinden biri olarak kariyerini sürdürüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *