Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
23°
Ara

Şair ölür ama şiir yaşar...

YAYINLAMA:
Şair ölür ama şiir yaşar...

Dün, Türk edebiyatının ve dünya şiirinin en büyük isimlerinden biri olan Nazım Hikmet'i ölümünün yıl dönümünde bir kez daha andık.

 

Aradan geçen onlarca yıla rağmen onun dizeleri hâlâ sokaklarda, meydanlarda, kitap sayfalarında ve insanların yüreğinde yaşamaya devam ediyor. Çünkü bazı şairler yalnızca şiir yazmaz; yaşadıkları çağa tanıklık eder, insanlığın ortak duygularını kelimelere dönüştürür. Nazım Hikmet de işte böyle bir şairdi.

 

1902 yılında dünyaya gelen Nazım Hikmet, Türk şiirine yeni bir soluk getirdi. Kalıpları kırdı, dili özgürleştirdi, şiiri halkın arasına taşıdı. Sevgiyi, özlemi, memleket hasretini, umudu ve insanın bitmeyen mücadele azmini dizelerine işledi.

 

Onun şiirlerinde yalnızca bir şairin sesi değil, bir ülkenin sesi duyulur. Bazen Anadolu'nun yoksul köyleri, bazen fabrikalarda çalışan işçiler, bazen sevdiğine kavuşmayı bekleyen insanlar konuşur. Bu yüzden Nazım Hikmet'i okumak, biraz da insanı ve hayatı anlamaktır.

 

Belki de onu ölümsüz yapan en önemli özelliklerinden biri umudu hiç kaybetmemesiydi. En zor günlerinde bile geleceğe olan inancını korudu. Bugün hâlâ milyonlarca insanın dilinde dolaşan şu dizeler bunun en güzel örneğidir:

 

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...”

 

Bu birkaç satır, aslında Nazım Hikmet'in hayata ve insanlığa bıraktığı büyük mirasın özeti gibidir. Özgürlük, dayanışma ve kardeşlik...

 

Bugün ülkemizin ve dünyanın belki de en çok ihtiyaç duyduğu değerler de bunlar değil mi?

 

Dün Nazım Hikmet'i anarken yalnızca büyük bir şairi hatırlamadık. Aynı zamanda düşünceye, sanata, özgürlüğe ve umuda adanmış bir ömrü de hatırladık.

 

Şairler ölür, ama şiirleri yaşamaya devam eder. Nazım Hikmet de aramızdan ayrılışının üzerinden geçen yıllara rağmen dizeleriyle yaşamayı sürdürüyor.

Ve her ölüm yıl dönümünde bize bir kez daha aynı şeyi hatırlatıyor:

Güzel günlere inanmak, umudu korumak ve hayatı sevmek gerekir.

Çünkü Nazım'ın dediği gibi, "En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımızdır."

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *