Kurban Bayramı'na günler kala...
Kurban Bayramı yaklaşınca insanın içinde tarif edilmesi zor bir duygu oluşuyor.
Sanki çocukluğun kapısı aralanıyor biraz…
Bayram sabahlarını düşünüyorum mesela.
Erken uyanılan o telaşlı ama huzurlu saatleri…
Evde yayılan kahvaltı kokusunu,
ütülü bayramlıkları,
kapı kapı dolaşıp büyüklerin elini öpmeyi…
İnsan büyüse de bazı duygular hiç büyümüyor.
Bayram heyecanı da onlardan biri galiba.
Eskiden bayramları sadece tatil gibi görürdüm belki.
Ama insan yaş aldıkça başka şeylerin değerini daha iyi anlıyor.
Ailenin aynı sofrada oturabilmesinin,
birlikte gülmenin,
aynı evin içinde kalabalık olabilmenin ne kadar kıymetli olduğunu fark ediyor.
Çünkü hayat normal günlerde herkesi başka bir yere savuruyor.
Kimimiz işe yetişiyoruz,
kimimiz geçim derdine düşüyoruz,
kimimiz yorgunluktan birbirimize zaman ayıramıyoruz.
Ama bayramlar sanki bütün o koşuşturmanın ortasında “dur” diyor insana.
“Hatırla” diyor.
“Nereden geldiğini, kimlerle büyüdüğünü unutma” diyor.
Bence bayramların en güzel tarafı da bu.
İnsanlara yeniden birbirini hatırlatması.
Bir de işin başka bir yanı var tabii…
Paylaşmak.
Kurban Bayramı sadece sofraların kalabalıklaşması değil.
İhtiyacı olanı düşünmek,
el uzatmak,
bir kapıyı sessizce çalabilmek demek.
Bazen küçücük bir yardım bile bir insanın içini umutla doldurabiliyor.
Belki bir çocuğun yüzündeki gülümseme,
belki bir yaşlının edilen duası…
İnsan o zaman anlıyor:
Asıl zenginlik sahip olduklarımız değil, paylaşabildiklerimizmiş.
Ne güzel söylemiş Yunus Emre:
“Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.”
Aslında bayramların özü tam da bu değil mi?
Birlik olmak.
Kırgınlıkları azaltmak.
Aynı masada yeniden yan yana oturabilmek.
Belki herkesin hayatında eksikler var.
Yorulduğumuz, kırıldığımız, içimize attığımız şeyler var.
Ama bayram günleri insanın kalbine biraz olsun iyi geliyor.
Sanki içimizdeki sertliği yumuşatıyor.
Ben bayramlarda en çok şunu seviyorum:
Kapılar daha çok çalıyor.
Telefonlar daha çok aranıyor.
İnsanlar birbirine “nasılsın?” diye gerçekten soruyor.
Bugünlerde buna ne kadar ihtiyacımız var aslında…
Birbirimizi biraz daha hatırlamaya,
biraz daha anlamaya,
biraz daha sarılmaya.
Belki hayat yine zor olacak.
Belki bayram bitecek ve herkes günlük telaşına geri dönecek.
Ama insanın içinde kalan güzel duygular kolay kolay bitmiyor.
Bu bayram da umarım herkesin evine huzur gelir.
Sofralar bereketle dolar.
Kırgınlıklar azalır.
Çocukların kahkahası çoğalır.
Ve en önemlisi…
Kimse kendini yalnız hissetmez.
Şimdiden herkesin Kurban Bayramı mübarek olsun.