Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Ara

Burçin Baykal neden intihar etti?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Burçin Baykal neden intihar etti?

Avcılar Belediyesi’nde 2014 – 2019 yılları arasında Belediye Başkan Yardımcılığı yapan Burçin Baykal hiç alışık olmadığımız halde, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden atlayarak hayatına son verdi.

Ne yazık ki Baykal'ın kardeşinin de 2025 Kasım ayında bir not bırakarak, kafasına kurşun sıkıp hayatına son vermiş.

Burçin Baykal’ın neden intihar ettiği yönünde tabii ki net bilgi yok elimizde.

Sözde cezaevine girdiğinde mal varlığını akrabalarının üzerine yapmış.

Onlar bu malları geri vermemişler.

Ekonomik zorluklar yaşamış.

Üstüne bir de kardeşinin intiharı ile psikolojisi bozulmuş.

Haksız tutuklamalar kurban verdi

Bilindiği üzere 2021 yılında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Erkan Karaarslan suç örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi’nde 2014 – 2019 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapan Dr. Handan Toprak, yardımcısı Burçin Baykal ve çok sayıda belediye personeli tutuklanmıştı.

Bu isimler tam 17 ay hapis yattılar.

Şimdilerde Handan Topark dışarıda ama dava henüz kapanmadı.

Burçin Baykal aynı davadan 12 yıl hapis cezası aldı.

Handan Toprak görevde olduğu zaman Burçin Baykal’a sadece belediye başkan yardımcılığı vermemişti, özel kalem müdürlüğü ve belediyenin neredeyse tamamını Baykal’a bağlamıştı.

Dün bu haberi alınca Handan Toprak’ı aradım. Hem başsağlığı verdim hem de diyecek bir açıklaması var mı diye görüşünü sordum.

Handan Toprak ‘haksız tutuklamalar ve yargılamalar ilk kurbanının verdi’ diyerek şunları söyledi; ‘Erkan Karaaslan dosyası tam bir siyasi operasyondu. Zaten belediyelere yönelik operasyon ilk bize yapıldı. Bu dosyada yargılanan herkes berat etti. Tamam herkes yargılanabilir ancak ortada bir suç unsuru olmadan, bilir kişi raporunun temiz olmasına rağmen bizlerin hapiste tutulması doğru değildi. Burçin Baykal ile belediyedeki görevi bittikten sonra hiç görüşmedim. Vefatına tabi ki çok üzüldüm. Gencecikti. Benimle çalışırken asla hiçbir şeyinden şüphelenmedim.’ Dedi.

Başkanlık koltukları size miras değil

Ben başta iki evladını kaybeden anne Hanife Baykal’a büyük sabır dilerken şunları da söylemek istiyorum.

Ne yazık ki ne siyaset yapanlar ne de toplumun çoğu siyasi geleneğin farkında değil.

Örneğin; siyasiler bir belediye başkanlığına aday olduklarında pervasızca para harcıyorlar.

Hiç kimse de bunları sorgulamıyor.

Demiyorlar ki bu harcanan paralar yarın senin benim vergilerimden çıkacak.

Belediye başkanlığı; babadan oğula, eşten dosta devredilen bir mülk, bir aile şirketi ya da kişisel ikbal kapısı değildir.

O koltuklar, sandıkta halkın emanetidir ve her emanet gibi ahlak, şeffaflık ve hesap verebilirlik ister.

Ne var ki bugün bazı belediyelerde, kamu gücünün kişisel çevreleri beslemek için kullanıldığına, ihalelerin tanıdıklara yönlendirildiğine, kadroların liyakat yerine sadakatle doldurulduğuna tanık oluyoruz. Belediye binası hizmet üretme yeri olmaktan çıkıp, dar bir çevrenin rant kapısına dönüşüyorsa, orada etik çoktan terk edilmiş demektir.

Başkanlık koltuğuna oturanlar, kendilerini dokunulmaz sanmamalıdır.

Kamu kaynakları, kişisel itibar inşasının, siyasi şovların ya da aile fertlerinin geleceğinin teminatı değildir.

Belediyeyi yönetmek; alkış toplamak değil, hesap vermeyi göze almaktır.

Unutulmamalıdır ki sandık, sadece seçme yetkisi vermez; aynı zamanda denetleme ve gerektiğinde görevden alma iradesini de taşır.

Halkın iradesiyle gelenler, yine halkın vicdanında yargılanır.

Ve en önemlisi: Başkanlık koltukları size miras değil. O koltuklar geçicidir; geriye kalan ise bıraktığınız iz, sergilediğiniz ahlak ve kamusal hafızadaki yerinizdir.

Bu ölüm umarım ders niteliği taşır

Tabii ki genç bir insanın ölümüne çok üzüldük.

Ancak unutulmamalı ki bugün Burçin Baykal’ın durumuna yarın her birimiz düşebiliriz.

Görevde bulunduğumuz süre içerisinde, ister siyasetçi olalım, ister devlet memuru, ister doktor ister gazeteci veya öğretmen.

Lafın gelişi dürüstlükten dem vurmayalım.

Adil olalım.

Şeffaf olalım.

Dürüst olalım.

Kibiri bırakalım.

Egoyu bırakalım.

Hayata at gözlüğü ile bakmayı bırakalım.

Çünkü hepimiz biliyoruz ki, kimse ölümsüz değil.

Bugün varız yarın yokuz.

O zaman daha dikkatli ve daha adil yaşamaya çalışalım…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *