HABER:
UFUK ÇOBAN
İstanbul’da 12 Mart 1995’te Gazi Mahallesi’nde başlayıp Ümraniye’ye yayılan ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği katliamın 31. yılında yaşamını yitirenler anıldı. Gazi Mahallesi’nde düzenlenen anmada yüzlerce kişi yürüyüş gerçekleştirirken, katliamın sorumlularının yargılanması talebi bir kez daha dile getirildi. Gazi Mahallesi’nde bir araya gelen yurttaşlar, üzerinde katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının yer aldığı “Gazi’den Ümraniye’ye adalet istiyoruz” pankartıyla Gazi Cemevi’nden eski postane önüne yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek”, “Gazi şehitleri ölümsüzdür”, “Gazi’de düşene dövüşene bin selam”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” ve “Devrim şehitleri ölümsüzdür” sloganları atıldı. Yürüyüş sırasında Gazi, Ümraniye ve Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunurken, kitle her isim için “Yaşıyor” diye karşılık verdi. Eski postane önüne ulaşan kitle, katliamda hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Sorumlular cezalandırılmalı
Basın açıklamasını Gazi–Ümraniye Şehit Aileleri, Alevi kurumları ve Gazi halkı adına katledilen Sezgin Ergin’in kardeşi Ergin Ergin okudu. Ergin, saldırganların kimliğinin basına da yansımasına rağmen açılan davaların göstermelik olduğu ve sorumluların cezalandırılmadığı vurguladı. Yargılamalarda bazı polislerin sembolik cezalar aldığını hatırlatan Ergin, dönemin siyasi ve güvenlik yetkililerinin de sorumluluğuna dikkat çekti. Ergin, “Hakkında dava açılan polislerden Adem Albayrak’a dört kişiyi öldürmekten 3,5 yıl, Mehmet Gündoğdu’ya da iki kişiyi öldürmekten 1 yıl 8 ay ceza verildi. Gazi’de yaşanan bu katliamdan; dönemin Başbakanı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir sorumludur. Geçmişten bugüne Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, 19 Aralık hapishanelerinde, Gezi’de, Cizre’de, Suruç’ta, Roboski’de ve Ankara Garı’nda aynı zihniyet tarafından Türkiye halklarına zulüm reva görülmüştür. Bu katliam ve baskılara direnenler birer birer tutsak ediliyor, ağır bir tecrit ile insani olmayan koşullar dayatılıyor. Adil olmayan infaz yasalarıyla siyasi tutsaklar ölüme terk edilirken, çeteler serbest bırakılmaktadır” dedi.